KILIÇDAROĞLU PARTİYİ BİTİRECEK

 Cumhuriyeti kuran parti, Cumhuriyeti yıkacak adımları Kılıçdaroğlu sayesinde atmaya başladı. Emperyalistlerin dayatmasıyla Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu bu görevi üstlenmişler. Her iki lider, adı lazım değil gerici, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı birisini Çankaya Köşküne Cumhurbaşkanı adayı olarak destek vereceklerini açıkladılar. Çatı adayıymış. Neyin çatısı bu? Cumhuriyetin çatısını yıkma görevi olsa gerek…
Tanınmış olup olmaması, magazin ağırlıklı yönü ve siyasi arenada cilalanarak parlatılması yandaş medyada 1 haftadır yazılıp çiziliyor. Önyargılı olmamak için iki gün bekledim. Araştırdım ve şu kanıya vardım; Cumhuriyeti kuran partimizi 91 yıl sonra Cumhuriyeti yıkma görevi verilmişti. Kılıçdaroğlu bu iş için özellikle seçilmiş olup yanında da Devlet Bahçeli desteğiyle bu görev tamamlanacak. Tayyip’ten önce bu iki muhalif liderden kurtulmanın yolu bulunmalı. Yoksa daha yıllarca Tayyip efendiden kurtulamayacağız. Yazık oluyor ülkenin geleceğine…
Yıllarca bu partiye gönül vermiş, emeği geçmiş, oy verenlerin onayını almadan dışarıdan gelen baskıyla din bezirgânı birini aday göstermeyi Kılıçdaroğlu’na yakıştıramadım. İl, ilçe örgütlerinin bu kişiyle ilgili fikri alınmadığı gibi Genel Merkezden birçok kişinin haberi yok. Milletvekillerinin haberi yok. Hani parti içi demokrasi vardı? Yoksa sizde Tayyip gibi demokrasiden vaz mı geçtiniz?
Birde karşı gelen olursa parti disiplin kurulunu işleterek disipline verecekmişsiniz. Bu bir dayatma değil midir? Verin, verin… Amacınızın, partiyi bölüp parçalayarak bitireceğinizi adımız gibi biliyoruz. Merak etmeyin istifa dilekçeleri cebimizde. Yakında her şey belli olacak. Partinin ve ülkenin geleceği bu seçim sonrası yeniden şekillenecek. Parti çok şeye gebe. Yani doğum yakın. Elbet Ulusalcılar kazanacak. Ama parti içinde ama parti dışında... 1930’ların partisi olmadığınızı Diyarbakır’da söyleyerek “Kürt sorununu çözecek tek partinin CHP” olduğunu belirttin. Daha önce kendi memleketin Tunceli’yi “Dersim” diyerekten kime yarandın? Tunceli’de seçimi alamadın. Duvara tosladın. Geldiğinden beri başarın yok. 1930’lu yıllardan utanma. O yıllar CHP’nin Devrim yaptığı yıllardır. Osmanlının borçlarını devletimizin ödediği yıllardır…
Partiyi bitiriyorsun. Merkez sağda yer alarak iktidara gelemezsin. Aslı varken taklidine oy verilmez. Halkın umudu olamıyorsunuz. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiğiniz kişi gelecekte sosyal demokratlara fayda sağlayamaz. Rahmetli UĞUR MUMCU yıllar önce bu kişinin rabıtayla ilişkisini köşesinde yazdı. Lütfen okuyunuz. Yanılgıdan dönünüz. Bu saatten sonra olur mu bilmem ama en azından partili arkadaşlarımı uyarıyorum; sakın Genel Merkezin ve Kılıçdaroğlu’nun tuzağına düşmeyin. Karşı devrim cephesinin adamına parti referans gösterdi diye oy vermeyin. Ayağınıza kurşun sıkmış olursunuz.
Hepimizi tuzağa düşürmek istiyorlar. Şerle, ehveni-şer arasında seçim yaptırmak istiyorlar. Ha Tayyip, ha bu zat. Her ikisi de gerici. Gül de öyle. Noter vazifesi yaparak Akebe’nin çağ dışı kanunlarını onaylıyor. Al birini vur ötekine…
CHP ve MHP Milli birlik içerisinde ULUSALCI ortak çatı aday bulabilirlerdi. Ve bu aday seçimi kesin olarak kazanırdı. Oy oranları, Laik ve Bağımsız bir ülkenin tekrar şaha kalkması için yeterli olup Tayyip efendiden de kurtulurduk. Tayyip’in değirmenine su taşıyanları tarih bir gün nasıl olsa yargılayacaktır. Böyle “muhalefete can kurban” diye kıs kıs gülen akebeliler şimdiden sevinsinler.
Bu tabloya göre onlar kazanacak ama ülkemiz kaybedecek. 1. Tayyib’i 2. Tayyib’le alt edebileceklerini varsayanlar aldanıyorlar. Umarım, partili kardeşlerimiz ve Ulusalcı arkadaşlarımız bu oyunu bozarlar. Bozacaklarına eminim… Bu ülke hepimizin ortak değeridir… Yaşasın ULUSALCILAR… Yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE…
YORUM EKLE

banner68