KOMÜNİST ETKİ

Sistemin tıkadığı ‘’İstanbul seçimleri ortada dururken, aslında gözümüzden kaçırılan siyasal etkili günleri yaşıyoruz.’’

Tunceli Belediye Başkanı olarak mazbatayı aldıktan sonra ilk işi, ‘’halkla aramda duvar olamaz diyerek Belediye avlusundaki duvarları yıkarak işe başlayan Mehmet Fatih Maçoğlu’nun etkisi, aslında bir siyasal duruşun etkisinin Türkiye sathına nasıl yayıldığının bir göstergesi olarak önümüzde durmakta.’’

İzmir Belediye Başkanı seçilen ‘’Tunç Soyer zaten makam aracı olarak bisikletini kullanacağını ve daire müdürlerinin de belediye’ye toplu taşıma aracı ile geleceğini ve makam araçlarının otoparka çekileceğini açıklamıştı.’’

Hadi toplumun anladığı dilden ‘’bunlar zaten aynı kafadan, başka ne beklerdiniz’’ diye açıklama duyabilirsiniz.

Peki bunlara ne demeli??

‘’Saadet Partisinden Urfa’nın bir ilçesinden belediye başkanı seçilen aynı Maçoğlu’nun yaptığını yaptı. Belediyenin avlu duvarlarını yıktı.’’

Akp’den seçilen Ağrı belediye başkanı, ‘’belediyenin kapısını söktürdü.’’

Kuşadası belediye başkanı seçilen, ‘’makam aracını otoparaka çektirdi.’’

Kırşehir belediye başkanı seçilen başkan, ‘’makam aracının satılması için belediye meclisinden yetki isteyince, akp’li meclis üyeleri karşı çıkınca mhp ve iyi partili meclis üyelerinin desteği ile makam aracının satış yetkisini alabildi.’’

‘’Sosyalizm toplumun eşit bir şekilde kamu yönetimine katıldığı ve üretimden eşit ücret , barınma, eğitim, sağlık vb, hakkını aldığı bir yönetim biçimi olduğunu binlerce yıldan buyana anlatan sosyalistler, kamu kaynaklarını iş başına geldikleri zaman babalarının malları gibi kullanıp dağıtan sermaye iktidarı arasındaki farkın ortaya çıkmasının etkisi yaşadıklarımız.’’

Demek ki neymiş?

‘’Sosyalist düşünce hiçbir ülkenin (geçmişte bizleri moskof uşağı olarak adlandıranlara) tekelindeki bir düşünce olmadığı, bireyin yaşadığı bölgede kendisini sömüren sermaye ve onlara hizmet eden bir siyasal sisteme başkaldırının düşüncesinin uluslar arası arenadaki yerel yansımasıdır.’’

Çünkü ‘’sermaye insan emeğini dünyanın her yerinde aynı şekilde sömürür.’’

Ovacık’ta ortaya çıkan ışık, ‘’milliyetçi kırılmaya rağmen’’ Tunceli merkezine yerleşti.

Siyasal sistemin yarattığı ekonomik ve siyasal kaosa rağmen (Tunceli belediyesi borç batağında) kurulacak toplumsal dayanışma ile belediyenin imkanlarının kamu yararı gözetilerek yeniden ayağa kaldırılacağı (engelemeler mutlak olacak) inancımı koruyorum.

Kamu kaynakları ‘’sosyalist bir yönetimde, bireysel çıkarlar için kullanılamaz. Kamu için kullanılır’’ düşüncesinin yerleşeceğini ve Komünist bilinçle etkinin bir siyasal güce dönüşeceğini inanıyorum.

Bu arada, ‘’reel sosyalizm ortadan kalkmış olabilir. Bu kalkış sosyalist düşüncenin ortadan kalktığının göstergesi değildir.’’

Sizlere bir örnek vereyim.

12 Eylül 1980 askeri darbesi bir faşist darbe olduğunu yüzlerce kere dillendirdim.

Ve bu darbenin sermayenin çıkarlarını genişlettiğini ve çalışanların örgütlenme (sendikal) ve toplu sözleşme haklarını ortadan kaldırdığını biliyorsunuzdur.

Peki, ‘’12 Eylül 1980 darbesinden önce yıllık kıdem tazminatı hakkını 3 aylık maaş olduğunu ve bunun darbe ile 1 maaşa düşürüldüğünü, bunun değiştirilemez yasa maddesi ile yasalaştırıldığını’’ biliyor musunuz?

Biz sosyalistler çalışanların (mavi-beyaz yaka ayırmadan) aynı yasal haklardan faydalandığını ve ekonomik hak kaybının tüm çalışanlara yansıtıldığını dün anlattık, bugünde ayırıyoruz.

Bugün ülkemizde yerleştirilmeye çalışılan ve adına başkanlık sistemi denilen yeni dönemle, aslında 12 Eylül 1980 askeri darbesini yapanların siyasal yüzleri olduğunu ve aslında sermayenin çıkarları gözetilerek yasal çalışmalara imza attıklarını dün anlattık, bugünde anlatıyoruz.

Komünist etkinin yarattığı toplumsal etki, tüm ülkeye yayılırken daha öğreneceğimiz çok şeyler olacak.

Demokrasicilik oynayanların ‘’toplumu kutuplaştırarak yaratmaya çalıştığı kara bulutları beyaz umuda dönüştüren Mehmet Fatih Maçoğlu yoldaşa ve dostlarına binlerce teşekkürler.

Ülke sathına yaydığı Komünist eti için…..

YORUM EKLE