KORKMA İNSANCIK KORKMA

Bodrum Oasis Çarşı’ndaki İmge Kitabevine Turgut Özakman’ın yazdığı ‘’Romantika’’ adlı eserini satın almaya gittiğimde, kitabevi sahibi arkadaşım Mehmet Göllü, ‘’Hele bi soluklan otur çay iç, sonra istediğin kitabı vereyim’’ dedi. Biraz hoş sohbet ettikten sonra en çok satanlar bölümündeki raftan aldığı iki kitapla geri geldi. Elindeki birinci kitabı bana doğru uzatarak, ’’ Sevgili Başkanım Romantika’dan önce Turgut Özakman’nın ilk yazdığı romanı ‘’Korkma İnsancık Korkma’’ adlı eserini mutlaka okumalısınız. Çünkü bu roman, Romantika’yı tamamlayan ve ilk önce okunulması gereken bir kitaptır’’ dedi. Mehmet Göllü, yıllardır kitap dünyasının içinde olduğu için tavsiyesine güvenirim. Kitap seçimimde sağ olsun her daim yardımcı olur. Burası benim Bodrum da ikinci adresim gibidir. Oasis Çarşısı, İmge Kitabeviyle bir başka güzeldir. İstediğiniz her türlü kitabı bulabilirsiniz. Kültürel beslenmenizi ve göz zevkinizi burada gidererek evinize mutlu olarak dönersiniz. Her iki kitabı satın aldım. İyi ki almışım. Önümde okunması gereken, sıraya konulmuş yığınla kitaptan sonra henüz yeni okuyup bitirdim. Teşekkür ederim Mehmet Göllü. Sayende harika bir kitap okudum. Yazarın daha önce okurlar tarafından iyi bilinen, büyük ilgi gören ve satış rekoru kıran üç güzel eseri Çılgın Türkler, Diriliş ve Cumhuriyet adlı kitaplarını zevkle okumuştum. Ama bu kitabın lezzeti bir başkaydı. Elimden bırakamadım. Çok etkileyici bir romandı. Dramatik bir aşk hikayesi beni ziyadesiyle mest etti.

Korkma İnsancık Korkma, Turgut Özakman’ın ilk romanı. Okumadıysanız mutlaka okuyunuz. Çok sevecek ve günlerce etkisinden kurtulamayacaksınız. Cumhuriyet’in ilk ve sonraki dönemlerinde yaşanmış bir aşk hikayesini , tarihi anlatımlarla daha bir okunur hale getirmiş yazar.

Kitabın ana kahramanı olan çocuğun romanda bir adı yok. İlginç! Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde, ailenin dul kalmış Rum gelini Tia Eleni’ye karşı gerçekleşmesi imkansız olan (ütopik) bir aşk besleyen evin küçük oğlunu anlatıyor yazar. Kitabı okurken gerçek sevgiyi hissedebiliyorsunuz. Öksüz kalan çocuğun iki ev arasında gidiş gelişleri, sevgi arayışı ve bu sevgiyi evin dul gelini Eleni de bulması anlatılıyor. En çokta Eleni’nin söylediği şu cümleyi uzun bir süre sonra eminim kitabı okuduktan sonra sizde unutamayacaksınız: ‘’ Sakın beni unutma Canimu.’’ Şu an yazarken bile ben de bunu tekrar ediyorum. Okurken hüzünlendiğim birçok bölümü oldu. Aile olamama ve sevgi eksikliği burnumun kemiğini sızlattı. Adsız kahramanın hayat hikayesi içimi burktu.

Arka kapak yazısı:

‘’Periler padişahının kızı Züleyha gibi çırılçıplak saçlarını beline akıtmış ayakta duruyordu. Su tanecikleri inci dizisi gibi teninden aşağı süzülüyor, su almak için doğruldukça, ıslak kalçaları Balkız’ınkiler gibi kabarıp sönüyordu. Birden yan dönünce, soluğum kesildi…

Sevdiğim her şey onda toplanmıştı.’’

Okurken inanın benim de soluğum kesildi…Sizlerde okuyunuz ve soluğunuz kesilsin. İyi okumalar efendim…

Not: Tüm okurlarımın yeni yılını kutlar, esenlikler dilerim. Yeni yılda da bol bol kitap okuyalım.

YORUM EKLE