DONDURMAM GAYMAK - TURAN ÖZDEMİR

Dondurmam Gaymak filminin başrol oyuncusu, tanınmış tiyatro, dizi ve sinema sanatçısı, Yatağanlı hemşerimiz Turan Özdemir, yakın arkadaşı köşe yazarımız Turgay Mutlu ile gazetemiz Demeç’e nezaket ziyaretinde bulundu. Gazetemiz Demeç’i inceleyen, gezen ve bilgi alan Turan Özdemir, gazetemizin patronu Ferit Topaloğlu’na başarılar diledi. Yeni yılın, hem gazetemiz için hem de tüm Yatağan halkı için hayırlı ve uğurlu gelmesi temennisinde de bulundu. Fotoğraf çekiminden sonra köşe yazarımız Turgay Mutlu’yla bir söyleşi gerçekleştirdi.

DONDURMAM GAYMAK - TURAN ÖZDEMİR
 TURAN ÖZDEMİR’LE SÖYLEŞİ:

T.M: Turan Bey, Gazetemiz Demeç’e hoş geldin. Ziyaretin bizleri memnun etti. Teşekkür ediyoruz. Seninle yerel ve sanatsal bir söyleşi yapmak istiyorum. Yatağan’da çoluk çocuk, herkes seni ve aileni tanısa da bir de senden dinleyelim; kendinden söz eder misin? Bilmeyenler için soruyorum , Anne ve baba tarafın kimlerdir? Nereden gelip ilçemize yerleşmişler?

T.Ö: Turgaycığım hoş buldum. İlçemde olmam bana huzur ve mutluluk veriyor. Annemin rahatsızlığı nedeniyle birkaç gün kalıp daha sonra işimin başına döneceğim. Sırasıyla anlatayım; 11.10.1952 yılında Bozüyük Köyü’nde dünyaya gelmişim. Babam, sağlık memuruydu. Görevi nedeniyle Bozüyük’te tam 10 sene kaldık. Rahmetli babam Ahmet Necati Özdemir, Köy Enstitüsü mezunuydu. Yatağan’da iki dönem Belediye Başkanlığı yaptı. Ruhu şad olsun. Aklı yüreği zengin bir insandı. Sevgisi ve saygınlığı herkes tarafından bilinir. Baba tarafım Demirciler Sülalesi’ndendir. Kökümüz, Denizli-Tavas’dan gelen Yörük boylarındandır. Ahiköy’e gelip yerleşmişler. Kız alıp kız vermişler. Ahileşmişler. Dedem Mehmet Ali Özdemir, Kuva-i Milliyecilerdendir. Aynı zamanda hattatdı.

Anne tarafım, Marmaris-Bozburun’dan gelmedir. Dedemin Ormancı olması nedeniyle görevi gereği Yatağan’a gelmişler. Bir vesileyle annemle babam tanıştırılıyor ve evlilik oluyor. Kökleri Girit Adası’na dayanır. Yani adalılar. İki kardeşiz. Beşiktaş’ın eski oyuncularından Kaya Köstepen dayım olur. Rahmetli nur içinde yatsın iyi insandı. Yatağan’ın o dönemdeki çoğu gençleri, dayımın B.J.K de top oynaması nedeniyle Beşiktaş’ı tutmuşlardır. Beşiktaşlı olmuşlardır.

T.M: Eskiden günlük hayatınız, çevreniz nasıldı? Çocukluğunu anlatır mısın?

T.Ö: İçgüdüsel olarak günlük hayatımızda, doğayı tanımak isterdik. On yaşına kadar Bozüyük’te kaldığımız için bahçe ve tarlalarda dolaşmayı çok severdim. Futbola çok düşkündüm. Top oynardık. Uçurtma uçururduk. Kayrak, çelik-çomak, saklambaç oynardık. Rahmetli Süleyman Soylu, Vahdet Beçin, Ali Çakmak, Hakkı Çoklar, M.Ali Cevizbaş, Tarcan Oğuz, H.Haşmet Işık, Ersan Alpözen, Ayhan Özdemir, Şakir Can, Abidin Özmen ve İbrahim Aydın çocukluk ve gençlik arkadaşlarımdı. Bozüyük’te dar film oynatan Süreyya Savran Abimiz vardı. Biz onların evinde kiracıydık. Sinemaya merakım o yıllarda başladı desem yeridir. Ayrıca gezginci sinemanın filmlerini seyrederdik.

T.M: Sanatçı olmak ne zaman aklına geldi?

T.Ö: Köydeki gezici sinema filmlerini seyredince ilk ateş o zaman düştü. Bu sihirli dünyayı hep tanımak istedim. Filmin başrol oyuncularını taklit ederdim. Öztürk Serengil’in komedi filmlerinden etkilenir, onun taklidini yapardım. Sadri Alışık’ı bir halk kahramanı olarak görürdüm. Aradan geçen bunca yıl sonra benim için hala Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük usta oyuncusudur. Topal Ahmet Amca’nın Güneş Sineması’nda izlediğim filmlerin etkisinde kalır ve ileride hep aktör olacağımı hayal ederdim. Ne mutluyum ki bu hayalimi gerçekleştirdim.

T.M: Yatağan’da unutamadığın anıların var mı?

T.Ö:Yatağan’da Hıdırellez günlerini hiç unutamam. Çayın içinde kayıklara biner dolaşırdık. Hıdrellezi öyle kutlardık. Çok zevkli olurdu. Sen de hatırlarsın. Süs yolu diye tabir edilen yolda kızlı –erkekli grupla gezilir volta atılırdı. Erkekler kızları bakışlarıyla süzerek tavlamaya çalışırdı. Romantik ortamın hazzı o günlerde bir başkaydı. O dönemde bir özgürlük bir kaynaşma vardı. Siyasi sıkıntılar o günlerde pek hissedilmezdi. Gençler daha özgürdü. Ülkemiz şimdi karanlık günlerini yaşasa da elbet bir gün eski çağdaş, aydınlık günlerine geri dönecek diye düşünüyorum. Umutsuz olmayalım.

T.M: Okul yıllarını anlatır mısın?

T.Ö: İlkokulun 3 senesini Bozüyük’te, 2 yılını da Yatağan Kıbrıs İlkokulu’nda bitirdim. Mehmet Aydın ilkokul öğretmenimdi. Ortaokulu Yatağan’da 3 sene okudum. Sonra İstanbul Belediyesi Konservatuar bölümünde 2 yıl eğitim aldım. Daha sonra Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünü 5 yıl okuyarak bitirdim. İlk tayin yerim, İzmir Devlet Tiyatrosu’dur. Okul arkadaşlarım; Selçuk Yöntem, Derya Baykal, Zuhal Olcay, Melek Baykal, Levent Öktem, Nihat İleri, Tamer Levent, Tomris Çetiner ve Haluk Bilginer’dir.

T.M: Kaç yılında, nerede, kiminle evlendin?

T.Ö: Eşim Müzeyyen Hanım’la flört ederek 1977 yılında Yatağan’da evlendik. 2 Kıymetli evladım var. Kızım Ezgi, halen İstanbul’da Avukatlık yapıyor. Oğlum Ozan da Deri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Bilgisayar Uzmanlığı işinde çalışıyor.

T.M: Askerliğini nerede yaptın?

T.Ö: Askerliğimi, Hatay – Samandağ’da Jandarma Özel Eğitim Merkezi’nde yaptım.

T.M: Tiyatro senin için ne ifade ediyor. Tiyatrocu olmak isteyen gençlere ne tavsiye edersin?

T.Ö: Öncelikle çok tiyatro oyunu seyretmelerini tavsiye ederim. Ayrıca çok kitap okumalarını isterim. Hayatı objektif değerlendirmeleri için kültürel açıdan beslenmeleri gerekir. Çünkü tiyatroda analiz ve yorum çok önemlidir. Tıpkı diğer sanat dallarında olduğu gibi. Sinemada, Edebiyatta, Şiirde , Resimde de bu böyledir.

T.M: Dondurmam Gaymak filmi büyük ses getirdi. Hem arkadaşın olarak hem de tüm Yatağan halkı olarak seninle gurur duyduk. Profesyonel tiyatrocu kimliğinle İlçemizden ilk yetişen birisi olduğun içinde bizim için kıymetlisin. Dursun Çavuş adlı sinema filminde de başarılı bir rol çıkarmışsın. Tebrik ederim. Seni izlemek, bizler için büyük bir keyifti. Biraz bize sanat dünyasını, oynadığın tiyatro oyunlarını, sinema filmlerini ve dizileri anlatır mısın? Son oynadığın filmi söyler misin?

T.Ö: Dondurmam Gaymak benim ilk sinema filmimdir. Dondurmacı Ali rolünü oynamamı isteyen Birol Güven’dir. Yönetmen arkadaşımız Yüksel Aksu’ya tavsiye eden , kabul ettiren Birol Güven’dir. Sağ olsun. Bence çok ses getirmesinin ana nedeni senaryo içeriğinin çok güçlü olmasıdır. Unutulmamalıdır ki bir film iyi film olacaksa senaryosunun derinlemesine ve iyi yazılmış olması gerekir. Muğla ağzı, şivesi iyi konuşuyor olmam , rolümü iyi analiz etmem ve hangi sahnede ne yapacağımı iyi bilmemdir. Ayrıca bunun üzerine doğaçlamayı eklemem Dondurmacı Ali Usta rolünü evrensel kılmıştır. Dursun Çavuş filminde Adıyaman şivesiyle konuştum. Bir oyuncu için şive amaç değil, araçtır. Daha sonra Meriç Demiray’ın yönettiği ‘’Babam Büfe’’ filminde Kapıcı Salih’i oynadım. Bu film, bir dramdı. Oğlu için hayatını feda eden babanın öyküsüydü. Mavi Gözlü Dev filminde Peynirci Nuri’ydim. Koca Şair Nazım Hikmet’in yaşamını anlatan bir filmdi. Bütün oyuncu arkadaşlarım bu filme gönüllü katıldık. Benim için inanılmaz bir keyifti. Diğer filmlerim ; Adem’in Trenleri, Bir Hikayem Var, Yağmurdan Sonra’dır. Ayrıca bir çok belgeselde rol aldım. Bunlardan biri Mevlana’nın Hayatıdır. Oyuncu arkadaşlarım Müşfik Kenter, Selçuk Yöntem ve Burak Sergen’di. Bir oyuncu hem komedi hem de dramda rolünü iyi analiz ederek anlatabiliyorsa yaratıcılığını ortaya koyuyorsa iyi oyuncudur. Son çektiğimiz film önceki Sonsuz Bir Aşk, daha sonra ki Bekçi- Bir Gece Masalı adlı filmlerdir. Sonsuz Bir Aşk komedidir. Bekçi ise Türkiye’de ilk kez çekilen psikolojik- gerilim filmdir. Bir korku filmi değildir. Öncelikle Bekçi filmiyle Dünyadaki önemli film festivallerine katılacağız. Cannes film festivaline giderek bu filmle Ülkemizi temsil ediyor olmamız bizim için bir onurdur. Bekçi filminin bütün sahneleri 4-5 boyutludur.

T.M: Tiyatro oyunlarına gelelim. Tiyatro dünyasını ve oyunlarını anlatır mısın?

T.Ö: Tiyatroda birçok rolü oynadım. 50 ye yakın oyun oynamışımdır. Tiyatroda kendi yazarlarımızın ve yabancı yazarların oyununda oynadım. Yaşar Kemal’in ‘’Teneke’’,Orhan Kemal’in ‘’Murtaza’’, ‘’Shakespeare’in ‘’Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası’’,Michael Frany’nın ‘’Oyunun Oyunu’’,Turgut Özakman’ın ‘’Bir Şehnaz Oyunu’’,Aristofanes’in ‘’Barış’’, Nazım Hikmet’in’’ Kuaviye—Milliye’’ ,Dinçer Sümer’in ‘’Katip Çıkması’’ ve daha birçok oyunu da oynadım. Bütün bu oyunlarda seyirciyle buluşmak ve oyunculuğum gelişimi adına çok önemlidir.

Ayrıca ‘’Sevgili Barış’’ adında bir çocuk ve gençlik oyunu yazdım. Oyunum Kıbrıs Devlet Tiyatrosu’nda , Ankara Sanat Tiyatrosu’nda , İzmir ve Ankara Opera Balesinde sergilenmiştir. Bir de ‘’Hello Benim Güzel Türkiye’m’’ adlı traji—komik bir kabare yazdım. Bu oyunum seyirciyi güldürürken düşündüren bir üslubu vardı. Ege de dolaşmadığım yer kalmadı. Yatağan’da da oynadık….

T.M: Dizileri konuşmadık. Biraz dizilere değinelim.

T.Ö: Otuza yakın dizide oynadım. En son oynadığım dizi ,Pis Yedili’dir. 3 Yıla yakın sürdü. Yaşamda dayanışmanın ve paylaşımının yüce sirvesini anlatan bir gençlik dizisiydi. Sanırım büyükler de gerekli dersleri almışlardır. Tabii ki hayatın içinde her şey para demek değildir.

T.M: Gelecekte hangi dizilerde veya sinema filminde oynayacaksın?

T.Ö: Birçok film ve dizi teklifi geliyor. Seçici davranıyorum. Ocak ayı içersinde Akşehir’de Mavi Bisiklet adlı filmi çekeceğiz. Türk –Alman yapımı olacaktır. Bir oyuncu için perspektifi olan senaryoları seçmek oyuncuya aşamalar kazandırır. Mayıs ya da haziran ayında bir Ege komedisi daha geliyor. Hayranlarıma müjde vereyim. Beklesinler… O gün gelsin…. Seyredelim, eğlenelim….

T.M: Yatağan’ımızı kültürel ve sanat faaliyetleri açısından nasıl buluyorsun?

T.Ö: İlçemiz’i kültürel etkinliklerde çok yeterli bulmuyorum. Bir defa en başta sinemamız yok. Sinema salonunun olmadığı yerde kültürden söz edilemez. Eğer bir değişim ve gelişim isteniyorsa sinemanın ve tiyatronun seyirlerine önem verilmelidir. Şimdi ben sokağa çıkıp , ‘Cannes Film Festivalinde hangi film ödül aldı?’ diye sorsam; doğru cevabı alacağımı zannetmiyorum. Acaba kaç kişi bilir? Yatağan’da festivale gelen tiyatro oyunları acaba ne anlatıyor? Niteliği nedir? Kalıcı ne bırakıyor?

T.M: Söylemek ve eklemek istediğin bir şey var mı?

T.Ö: Eklemek istediğim şu; Yatağan’da çocukluğumda unutamadığım ağabeylerimizden bahsedeyim. Tiyatroyu sevmemi sağlayan ağabeyleri bir bir sayayım. En başta rahmetli Erkan Yaratıcı, rahmetli Hamdi Önal, rahmetli Ekrem Alsan, Sabahattin Burcu, Kazım Alsan, Fehmi Özsoy , Şeref Köyünden Muammer Özler ve adını hatırlayamadığım ağabeylerimiz, o yılların Türkiye’sinin ve Yatağan’ın sanat elçileriydiler. Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı’nı ve Cahit Atay’ın Pusuda oyununu Güneş Sinemasında sergilediler. Doğaçlamalar yaptılar. Ve Yaşar Uzun ağabeyimizin yazdığı Marazın Haydar adlı oyununda 3 gün 3 gecelik düğünü eleştirerek maldan mülkten olmamak için tek gecelik düğünün daha doğru olduğunu anlattılar. Eskiden Yatağan Halk Eğitim Merkezinde söyleşiler ve münazaralar olurdu. Onları unutamam. Toplumu ilgilendiren ve bilgilendiren tartışmalar çok faydalıydı.

T.M:Son olarak şunu sorayım. Bir Aktör olarak hayata bakışınızı öğrenebilir miyim?

T.Ö:İnsanı ayakta tutan olgu, merak duygusudur. Ve değişim isteğidir. Bireysel olmaktan öte birey olmayı başarabilmektir. Populist ve post modern olandan uzak durup objektif olabilmektir. Ön yargıdan uzak durmaktır. Neyi, neden, nasıl, niçin yapabildiğine kendine sorgulayabilmektir. Asla tutucu ve edilgen olmamaktır. Sürekli yenilenme ve yenileyebilme isteğidir. Bir o kadar Türkiyeli bir o kadar da dünyalı olabilmektir. İlim , ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir . Sen kendini bilmezsen bu ne okumaktır. Yunus Emre.

T.M:Turan’cığım bu söyleşi için çok teşekkür ediyorum. İzin verirsen bir kısmını mayıs ayında çıkaracağım ‘’Unutulmayan Ahiler’’ adlı kitabımda yer vermek istiyorum. Bu toprakların çocuğu olduğun için seninle bir defa daha gurur duyuyoruz. Seni seviyoruz. Başarıların daim olsun. Umarım daha bir çok oyunda yüzümüzü ve yüzünü güldürecek rollerde oynarsın. Yolun açık olsun….

T.Ö: İyi dileklerin ve söyleşi için sağol. Tüm ilçe halkına, okurlarına ve hayranlarıma sevgi ve saygılarımı sunarım. Sizlerden aldığım destek ve güç sayesinde yoluma devam edeceğim. Yatağanlı olmaktan onur duyuyorum…. Hoşcakalın….

Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2015, 17:57
YORUM EKLE
YORUMLAR
gamze
gamze - 7 yıl Önce

ne kadadr doğru söylemiş turan abimiz. sinema filmi izlemek için bir bilet parası da ulaşım için dolmuşlara veriyoruz umarım en kısa zamanda bu ihtiyacımıza çözüm bulunur

 Hamdi Topçuoğlu
Hamdi Topçuoğlu - 7 yıl Önce

i̇ki can dostun söyleşisiyle çok mutlandım. kentler yetiştirdikleri değerleriyle gelecek kuşaklara kentlilik bilinci ve sevgisi aşılayabilirler. teşekkürler.

yataganlı
yataganlı - 7 yıl Önce

turgay mutlu kişiliği ve durusuyla demece uygun bir yazar yolun acık olsun

turgay  mutlu
turgay mutlu - 7 yıl Önce

iyi dilekleriniz ve yorumlarınız için hamdi beye,gamze hanıma ve yatağanlı kardeşime teşekkür ederim.

erhan afat
erhan afat - 7 yıl Önce

bnde bir yardımcı oyuncuyum bana destek olursa sevincem akrabamla...

Mehmet turgutoğlu İstanbul
Mehmet turgutoğlu İstanbul - 7 yıl Önce

turan özdemir her yanıyla bir sanatıdır.günlük hayatında onunla bir an paylaşan tiyatro sahnesinde gibi hayatı yaşar.o müstesna bir sanatçı ve yatağanlı ve biz onun arkadaşı olmaktan gurur duyuyoruz.ahmet amcanın oğlu olması ayrıca bir gurur.seni seviyoruz turan özdemir

SIRADAKİ HABER

banner68