KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ

 Bahar mevsimi,   bahar yağmuru derken yaz geldi. Sıcaklar aniden bastırdı. Kitapların en çok okunduğu mevsimdir. Yazın sahillerde, balkonlarda veya bir ağaç gölgesinde kitap okumanın zevki bir başkadır. Hele şezlongda sırt üstü yatarken, çevirdiğin sayfaların içinde roman kahramanıyla beraber o anı yaşıyormuş gibi oluyorsun. Denize girip çıkıyorsun; tekrar kaldığın yerden devam ederek o hazzı yaşamakla hayatın güzelliğini tadıyorsun. Henüz gidemedik ama en kısa sürede gitmek ve yeni kitapları okumak  için  sabırsızlanıyoruz.
Bu ara kütüphanemi düzenlerken elime, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın  ‘’Kuyruklu  Yıldız  Altında  Bir  İzdivaç’’ adlı  romanı  geçti. Eşimle beraber,  2009 yılında Heybeliada  gezisi   sırasında  yazarın  köşküne  gitmiştik. İşte bu  romanı  o  zaman  satın  almış  ama  okuyamamıştım. Araya başka romanlar  girdiği  için  olsa  gerek…
Üç  gün  önce  bir  solukta  okudum  bitirdim. Hoşuma gitti. Mutlaka alın  okuyun.
Özetlersek konusu şöyle:
Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi mahalle halkı tarafından dedikodu konusu olan bir olaydır. Özellikle kadınlar, şuradan buradan duydukları yalan yanlış haberleri, bire bin katarak birbirlerine anlatırlar. Genç ve hevesli bir gazeteci olan İrfan Galip Bey, genç bir kadının kendisine müspet cevap vermemesi dolayısıyla bütün kadınlara düşman olmuştur. Bu bilgisiz kadınları kandırarak onlardan öcünü almak ister. Bu doğrultuda bir konferans düzenler, mahalledeki tüm kadınları çağırır ve kuyruklu yıldızın dünyaya çarptığını rüyasında görmüş gibi anlatır. Hatta daha etkili olması için hizmetçilerine çeşitli gürültü ve ses oyunları yaptırır.
Bu konferanslar devam ederken bir isimsiz mektup alır. Mektup, genç bir kadından gelmektedir. Çok samimi bir üslupta yazılmıştır ve kuyruklu yıldız hakkında malumat istenmektedir. İrfan Galip, bu mektubu yazan kadına âşık olur ve cevaben çok duygulu bir aşk mektubu yazar. Uzun süren yazışmalar sonunda kadın evlenmeyi kabul eder fakat düğünün kuyruklu yıldızın dünyaya çarpacağı gece olmasını ister. İrfan Galip bunu kabul eder. Düğün gününe kadar hiç görüşmezler. Zifaf gecesi birbirlerini ilk defa görüyor olmanın heyecanıyla konuşmaya dalarlar ve kuyruklu yıldızın çarpma anını kaçırırlar. Fakat zaten anormal bir şey olmaz. Roman, yeni evlenen bu iki gencin saadetiyle sona erer.
Hayatınız kitap gibi akıcı olsun… İyi okumalar efendim…
Not:  Tüm okurlarımın Şeker Bayramını Kutlarım…
YORUM EKLE

banner68