LOZAN YALANI

 Dün sabah Muğla İl Genel Meclisi Başkanımız Cemal Gürpınar'ın kırtasiye dükkânının önünde eşi Fatma Hanım'la 3 kişi otururken, emekli öğretmen Ali Şimşek geldi. Doğrudan muhabbete girerek, 'Lozan Antlaşması'nın ne kadarlık bir süresi var? Bir araştır bakalım' diyerekten uzaklaştı, gitti. Buna benzer soruları ve gazete manşetlerinden 2023 yılında Lozan Antlaşması'nın sona ereceğini, maden ve petrol yataklarımızı açarak ülkemizin zengin olacağı yalanlarını okumuştum. Doğruluna inanmadığım ve AKP iktidarının emperyalist devletlerin güdümünde, Sevr antlaşmasını yeniden bize dayatmalarını düşündüğüm için ciddiye almıyordum. Bu konuda sosyal medyada bilgi kirliliği had safhada. Güvenilir kaynak ise bakınız: Sinan Meydan ve Murat Bardakçı'nın 15 Ekim 2012 – Lozan'ın gizli maddeleri… 
Lozan'ın son kullanma tarihi ve petrol-maden çıkaramazmışız" yalanı: Cumhuriyet düşmanlarının palavraları bitmiyor: şimdi de kulaktan kulağa yaydıkları yeni bir yalan dolaşıyor her yerde: neymiş! 2023'te Lozan antlaşması sona erecekmiş! Lozan Antlaşması'nda petrolleri ve madenleri çıkarıp işletme hakkımız elimizden
Alınmışmış! 2023'ten sonra bu hakka kavuşacakmışısız! Tamamen kuyruklu yalan.
Birincisi:
Lozan antlaşması "son kullanma" tarihi olan bir anlaşma değildir. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin "tapusudur" ve Türkiye Cumhuriyeti var oldukça var olacaktır. ( yakın tarihin en uzun süredir devam eden anlaşmasıdır). Kurtuluş Savaşı ile Türkiye'yi bölüp parçalamayı amaçlayan Sevr Antlaşması'nı yırtıp tarihin çöp tenekesine atan Atatürk ve arkadaşları onun yerine Türkiye'nin "tam bağımsızlığını" tüm dünyaya tescil ettiren Lozan Antlaşması'nı onaylamışlardır. (Lozan'ın eksiklerinin yüzde doksanını (Lozan'da elde edemediklerimizi) Atatürk ölmeden önce tamamlamıştır.) Lozan'ın "son kullanma tarihi" olduğunu iddia edenler ve bu salakça iddialarına taraftar toplamaya çalışanların amacı Türkiye Cumhuriyeti'ni bölüp parçalamaktır. Lozan'dan rahatsız olanların yeniden Sevr hayali gören Türkiye cumhuriyeti düşmanları olduğu unutulmamalıdır.
İkincisi
Lozan’da "gizli protokol" diye bir şey imzalanmamıştır. Bu "İngiliz istihbaratının Türkiye görevlisi" olan kadir Mısıroğlu adlı Türkiye Cumhuriyeti düşmanı "yobazın" uydurmasıdır.
Üçüncüsü:
Lozan'dan "petrollerin ve madenlerin 2023'e kadar çıkarılmaması" diye bir madde de yoktur. Nitekim 1923-1950" arasında Türkiye cumhuriyeti madenlerini çıkarmış, işlemiş ve satmıştır. bu amaçla bizzat Atatürk Etibank'ı kurdurmuştur. Maden tettik arama enstitüsü (MTA) nın kuruluş amacı da madenleri bulup, çıkarmaktır. Türkiye Atatürk döneminde maden sanayine dayanan ağır demir-çelik sanayini kurmuştur. Örneğin Karabük Demir Çelik Kombinası kurulmuştur. Türkiye Atatürk döneminde, bazı madenlerin çıkarılıp işlenmesi konusunda dünya liderliğine yükselmiştir. bazı madenlerin çıkarılıp işlenmesinde artış yüzde 600 kadardır. (bu konuda ayrıntılar için bkz. Sinan Meydan, akl-ı kemal, 3. cilt)
Dördüncüsü:
Türkiye petrol ve maden konusunda 1950-1960 arasında Adnan Menderes'in demokrat partisi döneminde ABD’ye büyük tavizler vermiştir. 1950-1960 yılları arasında Adnan Menderes'in Demokrat Partisi'nin ABD ile imzaladığı sayısız ikili anlaşma ile (bunların bazıları yazılı bile değildir, sözlüdür) Türkiye birçok madenlerinin ve petrollerinin çıkarılıp işletilmesini ABD’ye bırakmıştır. Demokrat Parti'nin ABD ile imzaladığı 1954 tarihli petrol anlaşması Türkiye'nin petrol aramasını ve bulduğu petrolü işlemesini ABD onayına bırakmıştır. Bu anlaşma ile petrollerin özelleştirilmesinin de önü açılmıştır. İnönü, bu anlaşmayı "kapitülasyon anlaşması" diye adlandırmıştır.
Son söz:
Sonuç olarak: 1923 tarihli Lozan antlaşması Türkiye'nin bağımsız olmasını sağlamış, 1950-1960 arasında Adnan Menderes'in Demokrat Partisi'nin ABD ile imzaladığı sayısız ikili anlaşma ise Türkiye'nin yeniden bağımlı olmasını sağlamıştır. (bu konuda bütün ayrıntılar akl-ı kemal, 3. cilt adlı kitabımdadır)
Düşündürücü olan nokta:
Türkiye cumhuriyeti düşmanlarının gerçeği adeta tersyüz ederek, yalan yazarak, yalan söyleyerek genç kuşakları kandırmayı başarmış olmalarıdır. Her duyduğuna inanan "fecebook ve tviter budalası" genç kuşakların da bunda katkısı yok değildir hani...
Yazık!... Çok yazık!...
YORUM EKLE
YORUMLAR
Özcan Nevres
Özcan Nevres - 8 yıl Önce

turgay kardeş, bu yalanı uyduran beyinsiz takımı ne yazık ki güney doğudaki petrol kuyularımızdan bile habersizler. bu yalanları uyduranları petrol kuyularının başına götürüp petrol ile banyo yaptırmalı. belki o zaman petrol arama hakkımızda hiç bir kısıtlama olmadığını öğrensinler. gerçi onlar da bunu biliyorlar ama yalancılık ruhlarının ta derinlerine işlemiş. tedavisi olmayan bir hastalık bunlarınki.

zafer
zafer - 6 yıl Önce

lozan'da türkiye cumhuriyetinin tam bagımsızlıgının tescili demişsiniz siz de cuvallamıssınız :)

banner68