NEYZEN TEVFİK

 Hıfzı Topuz, bu kez inişli çıkışlı ömrü birbirinden renkli serüvenlerle geçen, Türk aydınları arasında kendine özgü duruşuyla dikkat çeken Neyzen Tevfik’in yaşamını ‘’Çılgın ve Özgür’’ adını verdiği kitapla romanlaştırdı.  Cumhuriyet döneminin ilginç kişiliklerinden biri olan Neyzen Tevfik’in tüm yaşamı, ney üflemesiyle, özgür yaşam mücadelesiyle, yergileriyle ve hatta sinema oyunculuğuyla bu biyografik romanda öne çıkıyor.
Günümüze uyan deyişleri, bugünlere çok yakışıyor:
Aldıkça al, daldıkça dal, çaldıkça çal
İsterse ver yüz arzuhal, ne sorgu var ne sual.
20.  yüzyılın ilk yarısında taşlamaları, fıkraları dillerden düşmeyen, berduş kılıklı, yarı çılgın, paraya hiç önem vermeyen bir halk sanatçısıydı.  Bodrum’da doğdu.  Babası başöğretmen olarak atandığı için ailesiyle birlikte Bodruma yerleştiler. Aslen Bafralılar. 15 yaşında babasının tayini Urla’ya çıkınca çok sevdiği Bodrum’dan ayrılmak zorunda kaldı.
Neyzen daha sonra okul için İstanbul’a gitti. Gidişin dönüşü olmadı. Okumadı. Ney üfleyerek hayatını kazandı. Kimseden çekinmezdi. Dönemin mebuslarına, bazen çok ileri giderek şunları söylüyordu:
Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler
Künyemi almak için partiye ettim telefon
Bizdeki kayda göre şimdi mebus dediler.
Tabi, bu dörtlükler yenilir yutulur laflar değil. Günümüzün milletvekillerine uygun düşüp düşmediğini sizlere bırakıyorum. Şimdiye kadar bir başbakana ‘hırsız’diye meydanlarda bağırıldığını da hiç duymamıştık doğrusu.
Devam edelim dörtlüklere:
Kim demiş kanun alınmıştır ayaklar altına
Böyle bir halin vukuunda hamiyet çiğnenir
Devleti yolsuz görenler, halt eder bir beldede
Kaldırım olmazsa kanunu hükümet çiğnenir.
Yalnız pahalılık, düzensizlik, yolsuzluk muydu Neyzen’in uğraştıkları? Yobazlık, cehalet ve softalıkla uğraşırdı. Mert bir adamdı. Fakir fukara dostuydu. Sevda doluydu. Özgürlük aşığıydı. Nurlar içinde yatsın.
Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan bu güzel kitabı mutlaka okuyunuz.   
YORUM EKLE

banner68