Ormancı

 Pisili Tahir Erdinç Usta’nın “Ormancı” adlı türküsünün, hikâyesini yazmak yine bir Pisili (Yeşilyurt) yazar arkadaşımıza yakışırdı. H. İlker Altınsoy, bu işi çok iyi başarmış. Kendisini kutluyoruz. Gerçek olan şu ki, yaşanmış geçmiş bir öyküyü yazmak zor bir iştir. Eseri yazarken hata yapmamak için gayret gösterirsiniz. Canlı şahitleri dinlerken, araştırma yaparken abartıyı ve lüzumsuz ayrıntıyı cımbızla çekme misali ayıklarsınız. Yöremizde vuku bulan bu elim olayı İlker Arkadaş, bütün yönleriyle ele alarak, gelecek nesillere bir kültür mirası bırakmıştır.

Kitabı büyük bir zevkle okudum. Yazar’ın daha önce yayınlanan Kerimoğlu, Karaova Düğünü ve Muğla Manileri adlı eserlerini de keyifle okumuştum. Akıcı ve kalemi işlek yazarın bu kitabını mutlaka okuyun. Yerel olduğu için de zevkle okuyacaksınız. Elinizden bırakamayacağınız bu kitabı, Muğla’daki kitapçılardan ve Belen Değirmeni İşletmecisi Hasan Şimşek Arkadaşımızdan temin edebilirsiniz. Fiyatı 5 TL’dir. Sudan ucuz. Sponsorluğunu  Gevenes Köyü (Çaybükü) doğumlu İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, yaptığı için ucuza satılıyor. Eşe dosta hediye olarak da satın alabilirsiniz.

Geçen hafta İlker Bey ile İlçemizde bir araya geldik. Sarıldık, kucaklaştık ve kitap dünyasını konuştuk. Ormancı’yı yazdığı için, emeği için tebrik ettim. Sana ‘’ Bir sır vereyim mi? ‘’ dedi. ‘’Ver’’ dedim.’’ Pabucu Dama Atılma Deyimi, sizin atalarınıza aittir’’ dedi. Açıklamasını da yaptı. Ahiler, çırak yetiştirirken çıraklarına 3 defa şans verirlermiş. Üçüncü defa da ustalığı öğrenmezse, kapmazsa pabucunu dama fırlatırlarmış. Bilgi üretme ve aktarma görevini yaptı. Biz de öğrenmiş olduk. Sağ olsun. Yeniden bir araya gelmek için sözleştik, vedalaştık.

İlker Bey, kitabın başında sunumunu yaptıktan sonra rahmetliyi unutmamış ve şöyle bir giriş yaparak: ‘’Eserimi; Pisili Kemancı Tahir Usta (Erdinç) gibi Anadolu ‘da adları unutulmuş nice türkü yakıcılarına adıyorum…’’ diye de vefa örneğini göstermiş. Bravo demek gerekiyor. Çünkü rahmetlinin eserlerini hem güftesi hem de bestesi kendisine ait olduğu halde sahiplenenler var. Tahir Usta’nın mezarına çakılı bronz plaket üstündeki tanıtım yazısı da İlker kardeşimize aittir. Yazı biraz daha görünür bir yerde olsa iyi olurdu. Umarım gelecekte düzeltilir.

Tahir Usta ve eşi Zariye Hanım’ın mezarına, 3 hafta önce Usta’nın yeğeni olan Zübeyir Erdinç, Çırağı Cemal Kakkaç, Hasan Şimşek ve Özay Çalış kardeşimizle beraber 5 kişi ziyaret ettiğimizde o plaketi orada görmüştük. Yerel kültürün soluğuyum diye de kendini tanımlıyor yazar.

Ayrıca sunumunda şunları yazmış:

Halk bilimi koca bir okyanus. Biz içinden bir balık yakalamaya çalışıyoruz. Bazen oltayla tek tek. Bazen de ağ gerip çok sayıda ürünü çıkarmaya çalışıyoruz. Muğla İli bu yönüyle, bütün araştırmacı -- edebiyatçı doyurabilecek kadar da zengin bir ilimizdir. Sırasıyla ilimizin türkülerini, edebi bir türle okuyucuya sunarak daha uzun soluklu olmaya çalışıyorum. Okuyucuların beğenisini kazanabilirsem , onlara yararlı olabilirsem ve edebiyat dünyasına katkıda bulunabilirsem ne mutlu bana….

Yazar’ın yeni bir kitabı daha piyasada. Adı, “Gök Yörük”. Henüz okumadım. Okuyunca tanıtımını yapacağım. Ormancı’yı alın okuyun; ilçemizin köylerinde, dağlarında ve bayırlarında gezintiye çıkın. Hikâyesini az çok bilseniz de bir de İlker Bey’in yorumundan okuyunuz. Gönlünüz ormanlar gibi zengin ve hür olsun. İyi okumalar efendim.

YORUM EKLE

banner68