Ege ve Muğla türkülerini söyleyen Leyneli TRT Ses Sanatçısı Mustafa Özcan

Yöre türkülerinden derlemeleri de olan sanatçı, Ege müziğinin kendi karakteristik yapısı içerisinde tanıtılarak yaşatılması gerektiğini söyleşi sırasında dile getirdi. Mustafa Özcan Beyi daha önce ilçemize konser için geldiğinde dinlemiştim. Ama tanışmıyorduk. Erkan Demirel ve Mehmet Topçuoğlu sayesinde tanıştık. Söyleşi için ses sanatçısı Mustafa Özcan Beyle, TRT İzmir Müdürlüğü’nün binasında buluştuk. Sohbet bitimi söyleşiye geçtik.

Ege ve Muğla türkülerini söyleyen Leyneli TRT Ses Sanatçısı Mustafa Özcan
 Turgay Mutlu: Hangi tarihte ve nerede doğdunuz?
Mustafa Özcan: 25. 11. 1961 tarihinde Leyne’de (Turgut) doğdum.
T.M: Ailenizin Lakabı var mıdır? Nedir?
M.Ö: Baba tarafım Hacıdeliler sülalesinden olup babamın adı, Muhsin Özcan’dır. Annem İfaket Hanım, Karahacılar sülalesindendir. Ablam Nahide Hanım ve oğlan kardeşim, Güngör’le üç kardeşiz.
T.M: Okul öncesi mahalle arkadaşlarınız ve oynadığınız oyunlardan aklınızda kalan var mıdır?
M.Ö: Göksel Ersoy, Mehmet Benli, Alaattin Uçar, Tevfik Yalı, Muammer Erkan, Bülent Kaya, Alaattin Demirel ve Erdem Mert çocukluk ve okul arkadaşlarımdı. Saklambaç, birdir bir, Yakartop , çelik çomak ve bilye oyunları oynardık.
T.M: İlkokulu hangi okulda okudunuz? Öğretmeniniz ve Müdürünüz kimdi?
M.Ö: İlkokulu Turgut İlkokulunda okudum. İlk Öğretmenim Fatma Görgülü, aynı zamanda Başöğretmenimdi. İkinci sınıfta İzzet Keskin, 4 ve 5 te Coşkun Aktaş, vekil öğretmenimdi.
T.M: İlkokul anılarınızdan paylaşmak istediğiniz var mı?
M.Ö: Rahmetli İzzet Öğretmenim beni şarkı söyletirdi. Şarkı söylememi teşvik ederdi. Müzik yeteneğimizin ve şarkı söylememizin farkına varmamıza yardımcı oldu. Ruhu şad olsun.
T.M: Ortaokulu nerede okudunuz? Hatırladığınız Öğretmenleriniz ve anılarınız var mı?
M.Ö: Turgut Ortaokulunda okudum. Sadettin Yalçın Bey, Müdürümüzdü. Ders Öğretmenlerim vekil olan Ata Tezbaşaran ve M.Ali Demirtaş öğretmenimi hatırlıyorum.
T.M: Liseyi nerede okudunuz? Paylaşmak istediğiniz anılarınız nedir?
M.Ö: Muğla Ticaret Lisesinde okudum. Bahattin Uyar Müdürümüzdü. Mehmet Eraslan Hocamız, yönettiği okul halk oyunları gurubuna müzisyen olarak girmemi ve yine bizim halk müziğine yönelmeme neden olan öğretmenimdi.
T.M: Üniversiteyi nerede okudunuz? Paylaşmak istediğiniz anılarınız var mı?
M.Ö: 9. Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Müzik bölümünde okudum.
T.M: Askerliği nerede ve ne zaman yaptınız? Anılarınız var mı?
M.Ö: İzmir Orduevinde tamamladım. Çoğunlukla sahne aldım. Şarkı söyledim. Orduevi Solistiydim.
T.M: Askerden önce ve sonra nerelerde çalıştınız anlatabilir misiniz?
M.Ö: İlk evvela şunu söyleyeyim; TRT sınavları öncesi Coşkun Aktaş Öğretmenimin mandolin çalması ve müziğe olan ilgisini bildiğimden kendisinden mandolinle kulak eğitimi konusunda destek gördüm. Bu iyiliğini unutamam. Bu anlamda her zaman kendisine müteşekkirim. Askerden önce TRT’ ye girmiştim. Sonrası tekrar TRT ‘ye dönüş yaptım.
T.M: Politikayla uğraştınız mı?
M.Ö: Hiç uğraşmadım. Bir vatandaş ve sanatçı duyarlılığıyla ülke gündemini basından takip ediyorum.
T.M: Evlilik ne zaman oldu?
M.Ö: 9. 2. 1994 Tarihinde İzmir’de Müzik Öğretmeni olan eşim Kudret Özcan Hanımla evlendik.
T.M: Çocuklarınız var mı?
M.Ö: İki kızım var. Büyük kızım Özge Özcan, 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul öncesi bölümü 3. Sınıfta okumaktadır. Küçük kızım Ekin Özcan, İlköğretim 7.sınıfı okuyor.
T.M: Kısaca günlük yaşamınızdan bahseder misiniz?
M.Ö: Daha çok işimizle meşgulüz. Sosyal olarak arkadaşlarımızla cemiyet ve derneklerde toplanarak müzik çalışmaları yaparız.
T.M: Hangi tür kitapları okumayı seversiniz?
M.Ö: Tarih, Siyaset, Kişisel Gelişim ve Roman türü kitapları okumayı severim.
T.M: Mustafa Özcan kimdir? Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız?
M.Ö: İdealist ve gerçekçi bir kişiliğim vardır. Yapmış olduğum işleri çok önemser ve en iyisini yapmaya çalışırım. Bu konuda titizimdir. İnsan ilişkilerinde daha çok tanıyarak ve bilerek adım atmaya dikkat ederim. Yerel, kültürel ve tarihsel değerlere önem veririm.
T.M: Bir müzik aleti çalıyor musunuz?
M.Ö: Ana saz olarak halk çalgılarından Bağlama ve Kabak Kemaneyi çalıyorum.
T.M: Kaç besteniz ve derlemeniz var?
M.Ö: Kayıt altına alınmış 2 tane beste denemem var. Yakılmış Halk Türkülerinin derlenmesi konusunda çalışmalarım oldu. Bunlardan bazıları; bizim yöremizden ‘’Sürmelim’’ türküsünün derleme, söz ve müzik düzenlemesi bana aittir. Bodrum yöresinden ‘’İliman Çalıları’’ türküsünün yazımı bana aittir. Balıkesir yöresinden Şükran Kip’ten derlediğimiz ‘’Edremit’in Gelini’’ isimli türküyü ben derledim. Memiş Günüç’ten ‘’Alaşarın Ortası’’ adlı türküyü derledim.
T.M: Şimdiye kadar kaç albüm çıkardınız?
M.Ö: TRT de yapılan müzik kayıtları haricinde müzik piyasasına üç albüm yaptım. Birincisi, 1997 yılında ‘’Yaban Gülüm’’ adlı kaset, ikincisi 2009 yılında ‘’ TRT arşiv serisi’’ adlı CD ve yine 2010 yılında ‘’Ege Tadında--Edremit’in Gelini’’ isimli albümü çıkardım.
T.M: Şimdiye kadar kaç ödül aldınız?
M.Ö: Katıldığım festivallerden ve konserlerden çok sayıda plaketim ve ödüllerim var.
T.M: En sevdiğiniz türkü?
M.Ö: Her dönem farklı türküler okuduğumuz için her dönemin favori türküleri değişkenlik gösterebiliyor. Ayırım yapmak istemiyorum. Sürmelim, Edremit’in Gelini ve Alaşar’ın Ortası bende izi olan türkülerdir.
T.M: Müziğe olan ilginiz nasıl ortaya çıktı?
M.Ö: Her müzisyende olduğu gibi doğuştan gelen müzik yeteneğimin ve şarkı, türkü söyleme içgüdüsünün okul yıllarında küçük denemelerle dışa vuru mudur.
T.M: Tarz, tavır olarak Halk Müziği Sanatçısı olmak zor mu?
M.Ö: Her müziği dinleyerek ve çalışarak öğrenmeniz ve uygulamanız mümkündür. Ancak halk müziklerinde o yörede yaşamışlık, oradaki halk dilini kullanmış ve duymuş olmak çoğu zaman iyi bir halk müziğini icra etmek için zorunludur.
T.M: Halk müziği nedir? Halk müziği yeterince tanınıyor mu?
M.Ö: Halk müziği, toplumun halk tabanının ortak kültürel değerleriyle ürettiği halk yaşantısını anlatan bir müzik türüdür. Asıl amacı sanat üretmekten çok yaşanmış olayların (acı ve sevinç) doğaçlama yoluyla dışa vuru mudur? Halk arasında buna türkü yakımı da denir. Halk müziği yeterince tanınıyor. Çünkü zaten halk üretiyor.
T.M: Türkü dışında hangi tür müzik dinlersiniz?
M.Ö: Türk Sanat Müziğini severim. Klasik Batı Müziği dinlerim.
T.M: Türk Halk müziğinde yeni eserler üretiliyor mu?
M.Ö: Üretiliyor. Dün ‘’Türkü Yakmak ‘’ denen olgunun bugünkü deyimi beste türkü olarak yapılmaktadır. Hatta giderek daha da artmaktadır.
T.M: Sanat hayatınıza başlayalı kaç yıl oldu?
M.Ö: Öğrencilik yıllarını saymazsak 32 yıldır türkü söylüyorum.
T.M: Türkülerin gençlere sevdirilmesi ve daha fazla tercih edilmesi için ne gibi adımlar atılmalı?
M.Ö: Bunun tek ögesi sorumlu yayın kuruluşlarının yayınlarında halk müziğini öne çıkartması ve kaliteli örneklerini yayınlamaları gerekir.
T.M: Başarılı bulduğunuz meslektaşlarınız kimlerdir? Örnek aldığınız sanatçılar da var mı?
M.Ö: TRT kökenli birçok sanatçı arkadaşımı başarılı bulurum. Faydalanmak anlamında eski sanatçı büyüklerimizden faydalandığımı söyleyebilirim. Ahmet Günday, Ümit Tokcan ve Tuğrul Şan’dan etkilendim. Bizler daha çok profesyonel sanatçılardan değil, yerel sanatçılardan ilham alırız. Bunlar kim mi derseniz? Her yörede farklı farklı olmak üzere Denizlili Talip Özkan, Ödemişli Kazım Alkar, Burdurlu Rıza Yağız, Orta Anadolu’da Muharrem Ertaş ve kendi yöremizden Nazmi Yükselen gibi örnekler verebiliriz.
T.M: Gelecekte ne gibi bir projeniz var?
M.Ö: Bizim her daim yeni üretim amaçlı projelerimiz vardır. Bunlar olgunlaştığında dinleyicilerimizle paylaşmak üzere müzik piyasasına sunarız. Ya da TRT ‘deki yayınlarımızla bunları paylaşırız.
T.M: Türk Halk Müziği söylemek sizin için ne ifade ediyor?
M.Ö: Ben türkü söylediğim için kendimi şanslı hissederim. Neden derseniz; Halk şiirinin en yalın, en arı halinin türkülerle işlendiğini gördüm. Bunu bir başka müzik türü üzerinde göremezsiniz, bulamazsınız. Size Ressam-- Şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun güzel bir şiiri ile yanıt verebilirim:
‘’Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz , köylümüz, memleketimiz .(….)
Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım.’’
T.M: Çok güzel bir şiir. Daha çok hangi yörelerin türkülerini söylemeye tercih ediyorsunuz?
M.Ö: Başta Muğla ve havalisi olmak üzere genel olarak Ege ve Teke yöresi türkülerini söylemekteyim. İkinci olarak ta Orta Anadolu türkülerini de sesime ve tavrıma yatkınlığı nedeniyle söylemekteyim. Ancak bir TRT Sanatçısı olarak ta türkü ayrımı yapmadığımı ifade etmek isterim.
T.M: Halk Müziği sanatçısı olarak bugüne kadar yaptığınız çalışmalarla kendi yörenizi yeterince anlattığınızı düşünüyor musunuz?
M.Ö: Kısmen anlatabildim. Çünkü sanatçının yaptığını dinleyicileriyle paylaşması her zaman kendi elinde değil. Medyada ne kadar çok yer alırsanız o kadar çok tanıtma şansınız artıyor. Ya da yöredeki etkinliklere katılımınız buna ayrı bir katkı sağlıyor.
T.M: Solistlik dışında TRT’de başka bir göreviniz var mı?
M.Ö: Solistlik dışında TRT’de koro şefliği yapıyorum.
T.M: Lagina’nın (Turgut) tanıtımı için ne yapılmalıdır?
M.Ö: Ben bir yayıncı olarak en iyi tanıtım ve anlatımın görsel medya yoluyla yapılabileceğine inanıyorum. Dolayısıyla bir takım maddi harcamalarla medyayı Leynemize (Lagina—Hekate Tapınağı) çekebilmek için çalışılmalıdır. Ve bu konuda bilgi ve deneyimimi paylaşmaya hazırım. Yardımcı olurum. Burada Yerel Yönetimlerin ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün öncü olmaları gerekir.
T.M: Mustafa Bey, Yöremizin Halk türkülerini halkımıza tanıttığın ve sevdirdiğin için bir hemşeri olarak seninle gurur duyuyoruz. Emeğine ve sesine sağlık…Başarıların daim olsun. Ayrıca bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim. Son olarak ne söylemek istersiniz?
M.Ö: Ben her şeyden önce yapmış olduğum mesleği yöremden almış olduğum kültüre borçluyum. Yöresel zenginliğim bana sanat anlamında zenginlik katmakta olup ve kendimi bu konuda Muğla İlinin Yatağan—Turgutlu bir ferdi olarak sahip olduğum değerlerden dolayı şanslı hissettiğimi söylemeliyim. Bu yapılan söyleşi için yine Yatağan’ın bir değeri olan Turgay Mutlu Kardeşimin emeğini ve ta yanıma kadar gelip zaman ayırması benim açımdan da kıymet verir bir davranış. Bu nedenle teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisine Muğlalı olmaktan her zaman gurur duyduğumu tekrar belirtir, bütün hemşerilerime sonsuz sevgi ve saygılarımı sunarım.
Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2015, 09:23
YORUM EKLE
YORUMLAR
Semai Karabulut
Semai Karabulut - 7 yıl Önce

Mustafa Özcan'la bir hemşeri olarak her zaman gurur duydum. Onun sesini duyduğum zaman Leyneyi hatırlarım. Saygı ve sevgilerimi bildirim.

feridun yöndem
feridun yöndem - 6 yıl Önce

Trt de canlı olarak yayınlanan gönül bağı pfoğramı nda canlı olarak memleket hasreti gidermiş olduk gurbette yaşayan biri olarak

Önder kangal
Önder kangal - 6 yıl Önce

Hemşehrimizle her zaman gurur duyuyoruz. Muğla ve yatağan yöresi türkülerini en güzen şekilde yorumalmaktadır.

SIRADAKİ HABER

banner68