MUĞLAMIZIN YENİ YÖNETMENİ MUSTAFA KARA

Turgay Mutlu: Özgeçmişinizi anlatır mısınız? Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız? Mustafa Kara: 1.1.1969 Muğla doğumluyum. İlkokulu Dokuzçam İlkokulu’nda okudum. Orta ve Liseyi Muğla’da okudum. Yüksek Okulu Eskişehir’de okudum. 2 yıllık Eskişehir Elektrik Bölümü mezunuyum. Askerliğimi Piyade olarak başlayıp, desinatör olarak Gaziantep’te tamamladım. Askerden sonra Muğla’da Blackman adlı kafeterya açtım. Daha sonra sinema sektörüne, kısa reklam parodileri ve tanıtım filmleriyle adımımı attım. Kendimi kısaca şöyle tanımlarım; çok sakinimdir, gerçekçiyimdir ve sabırlıyımdır.

MUĞLAMIZIN YENİ YÖNETMENİ MUSTAFA KARA
 T.M: Yönetmenlik nedir? Etkilendiğiniz yönetmenler kimlerdir?
M.K: Yönetmenlik, görmek istediğini seyirciye beyaz perdede göstermektir. Dünyada en çok etkilendiğim yönetmenler Steven Spielberg ve Peter Jackson’dur. Ülkemizde ise, Nuri Bilge Ceylan’ı severim.
T.M: Yönetmenliğini yaptığınız Mel-un Filminin konusu nedir? Projesi hakkında bilgi verir misiniz?
M.K: Süper İncir Filminin yapımcısı arkadaşım Zafer Kaya, senaryosunu yazdığı bir projeyle Muğla’ya yanıma geldi. Mel-un filmini benim yönetmemi istedi. Oturduk, konuştuk, anlaştık ve Mel-un filmini çekmeye karar verdik. Ekip ve oyuncular Muğla’dan ayarlandı. Mekân olarak da Yerkesik ve Yenice Mahalleleri seçildi. 4 haftada filmi bitirdik. Filmin konusuna gelince, Şeytan tarafından lanetlenmiş bir kız çocuğunun başından geçen olayların sahneye aktarımıdır. Büyük bir ilgi göreceğine inanıyorum. Sinema dünyası korku sektöründe iddialıyız. Bu film ilgi görürse devamını çekmeyi düşünüyoruz.
T.M: Bir sinema filminin nasıl tutulacağının ölçüsünü ve nabzını nasıl belirliyorsunuz?
M.K: Türünün tüm klişelerini barındıracak film, her 15 dakikada bir seyircisini meraklandıracak ve filmden koparmayacak sahnelerin olması gerekiyor.
T.M: Mel-un Filmi ne zaman gösterime girecek?
M.K: Mel-un filmi, 10 Şubat Çarşamba akşamı Muğla Zihni Derin İş Merkezi Cine –Plus’ ta teknik ekip , oyuncularının ve Ulusal ve Yerel basınında katılımıyla galası var. 12 Şubat Cuma günü tüm Türkiye’de gösterime girecek.
T.M: Mel-un filmini ne zaman çektiniz?
M.K: 2015 yılının Ağustos ayında çektik.
T.M: Yeşilçam’ın size verdiği en önemli katkısı nedir?
M.K: Yönetmenleri ve filmleridir. Yeşilçam’da beni en çok etkileyen filmler, Şerif Gören ve Yılmaz Güney filmleridir. Şerif Gören’in Yol ve Almanya Acı Vatan filmi, ailemde Almancı olduğu için beni etkilemiştir. Bu film sanki bizim aileyi anlatıyordu.
T.M: Yönetmen olarak çalışma tarzınız nedir?
M.K: Sette disiplin olmalıdır. Çekim takvimini harfiyen uyulmalıdır. Oyuncular ve ekip elemanları hazır bir şekilde gelmelidir.
T.M: Sizi kim yetiştirdi?
M.K: İzlediğim filmlerden ben kendi kendimi yetiştirdim. Biz alaylıyız. Bu işin okulunu okumadım.
T.M: Sinema sektörüne kaç yılında girdiniz?
M.K: İlk kamerayı elime almam 1984 yılıdır. Tanıtım, klip ve kısa film çekimlerim 2000’li yıllar. Uzun metrajlı film çekimlerim 2010 yılından itibaren başladı.
T.M: Gelecekte Türk Sineması hakkında neler düşünüyorsunuz?
M.K: Teknolojinin gelişmesiyle film sektörü çokta hareketlense de arada kaliteli yapımlar görmek mümkün. Örneğin Yüksel Aksu’nun Ula’da çektiği “İftarlık Gazoz” gibi.
T.M: Niye Mel-un ? Daha başka bir film olamaz mıydı?
M.K: Olacaktır. Bu bizim ilk filmimizdir. Arkası komedi ve gerilim tarzı üç filmle devam edecektir. Mart ayı “Psişik”, Haziran ayı “Kızgın Biraderler” ve Ekim ayı “Mezarlık Bekçisi” adlı filmlerle devam edecektir.
T.M: Sizin mesleği seçmek isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz?
M.K: Benim gibi olmasınlar. Alaylı olmasınlar. Bu sektörün eğitimini alsınlar. Ya konservatuar ya da Sinema-Televizyon bölümünü bitirsinler. Eğitim çok önemlidir.
T.M: Muğlamızın sanatsal ve kültürel sorunlarını değinir misiniz? Sinema salonlarımız yeterli mi?
M.K: 2015 Yılında Muğla’da 10 a yakın sinema filmi çekildi. Türk Sinemasının çok ünlü isimleri Muğla ve yörelerinde film çekiyorlar. Muğla, doğal ve kültürel açıdan sinemacıların gözünde doğal plato halini aldı. Muğla’da yerel kurum ve kuruluşlar tarafından sinemacılara biraz daha destek verirlerse ve katkılarını arttırırlarsa daha iyi olacağına inanıyorum. Sinema salonlarımız yeterlidir.
T.M: Muğla’da bu kadar çok dizi ve sinema filminin çekilmesinin başka sebebi nedir?
M.K: Doksanlı yıllarda dizi sektörünün gözü Doğu’daydı. Dram ve acı içerikli diziler çok ilgi görüyordu. Zamanla sinemacılar insanı güldüren, eğlendiren dizilerle bu sektörün daha iyi bir iş yapacağını anladı ve Ege yöresine, Ege insanına yöneldi. Burada diziler ve sinema filmleri yapılıyor ve artarak devam ediyor. Artık sinemanın merkezi İstanbul değil, tüm Türkiye oldu.
O eski sinema olgusu kalktı. Herkes kendi yöresinde, kendi memleketinde filmini çekiyor ve filmini vizyonuna sokuyor. Bu konuda Muğla olarak çok şanslıyız.
T.M: Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim. Mel-un filmi umarım iyi gişe yapar. Büyük bir emek harcamışsınız, çalışmalar yapmışsınız. Ayrıca ekibinizi ve oyuncularınızı kutluyorum. Başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun. Son olarak ne söylemek istersiniz?
M.K: Muğlalı olarak kurum ve kuruluşlar beni desteklese de, desteklemese de ben bu yola bıkmadan, usanmadan, ısrarla devam edeceğim. Muğla’nın adını da tüm Türkiye’ye duyurmaya devam edeceğim.





Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2016, 08:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER