‘Vira Vira Bodrum’a Hüzünlü Bir Göç’ - Belkıs Öztin Koparanoğlu…

Gazetemiz Köşe yazarlarından Turgay Mutlu, geçtiğimiz hafta içinde Yatağan’da imza günü düzenleyen ‘Vira Vira Bodrum’a Hüzünlü Bir Göç’ kitabının yazarı Belkıs Öztin Koparanoğlu ile bir röportaj yaptı.

‘Vira Vira Bodrum’a Hüzünlü Bir Göç’ - Belkıs Öztin Koparanoğlu…
 Turgay Mutlu: Belkıs hanım öncelikle hoşgeldiniz.

Belkıs Öztin Koparanoğlu : Teşekkür ederim Turgay Bey.

T.M.      : Belkıs hanım öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

B.Ö.K    : Muğla doğumluyum, ilkokul ve ortaokulu Bodrum’da okudum. Ardından Muğla Öğretmen Okulu’nu bitirdim. Buca Eğitim Esntitüsü’nden Edebiyat öğretmeni olarak mezun oldum. İlk tayin yerim Antalya İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi. Daha sonra Bodrum Kız Meslek Lisesi’nde çalıştım. Sonrasında eğitimime devam ederek Ankara Devlet Lisan Okulu İngilizce bölümünden mezun oldum. Evlilik nedeni ile Antalya’ya döndüm. Tekrar İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi’nde çalıştım. Daha sonra Antalya Anadolu Lisesi’nde çalışarak emekli oldum. Emekliliğimin ardından bir müddet Akdeniz Koleji’nde çalıştım.

Sülalem Muğla’da yaşamış olan Kocamustafa Efendi’ye dayanır. Ayrıca Naci Karaosmanoğlu akrabamızdır. Diğer akrabalarımız ise Turgut-Leyne’de yaşayan Molla Ali Efendi, Hatip Mehmet Efendi ve Molla Kazım Sülalesi’dir. Babam başkatip, noter icra memurudur. Muğla, Yatağan ve Bodrum’da çalıştı. Bodrum’dan emekli oldu. Annem babamla amca çocuğudur. Üç kardeşiz, onlar Bodrum’da yaşadılar. Kardeşimin birisi olan Kazım Özçin geçen yıl vefat etti. iki çocuk annesiyim, İlyas adında oğlum, Hafize Gül adından bir kızım var. Ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey’i ağırlayan Molla Ali ve Molla Tahir akrabamdır. Dedemin resmini çekmiş, resimler bendedir.

 

T.M.      : Eskiden günlük hayatınız, çevreniz nasıldı? Günlerinizi nasıl geçirirdiniz, çalışma hayatının dışında neler yapardınız?

B.Ö.K    : Antalya’da yöresel dergilerde yazılar yazardım. Kültürel etkinliklere katılırdım. Seyahat etmeyi çok severim.

T.M.      :Çocukluğunuzda hangi oyunları oynardınız?

B.Ö.K    : Bodrum’da deniz kıyısında yosunların üzerinde birde bir oynardık. Fırtınalı havalarda deniz beni tutmaz oyunu oynardık. Savaş oyunu, saklambaç, beş taş, evcilik oynar ve ip atlardık.

T.M.      : Hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

B.Ö.K    :  Babam Yatağan’da Savcı vekilliği, icra memurluğu yaparken Ahi Sokak’taki evimizdeki anımı anlatayım. Evimiz iki katlıydı, üst balkonda oynarken düştüm. Sünnetçi Mehmet amca karşı damın üstünde beni izliyormuş, koştu geldi. Başımdaki yaraya pansuman yaptı. Şimdi o elim o çukurluğa gittikçe o günleri hatırlarım. İkinci anım ise: İbrahim Efendilerin Suzan abla beni çok severdi. Pencereye çıkar kucağına atlardım. Bir defasında düştüm çenem yarıldı. Komşularımız çok iyiydi. Hörü teyze, Sadet Hala, Saime teyze ve Kasralı eşi Zühra Teyzeyi unutamam. Bir de Mahmutlar’ın Gülzade ablamız var, beni yanından ayırmazdı. Beni o büyüttü, daha sonra Necip Yücel ile evlendi.

Tevfik Demirtaş eşi Melek Abla unutamam. Nişanını, düğününü iyi hatırlarım. Şengül Akbaş Özcan en iyi arkadaşlarımdan birisiydi. Annem annesiyle hala dayı çocuğudur.

Son olarak Şeyh Mehmet Efe’yi anlatayım. Rahmetli ava giderdi. Dönüşünde mutlaka bizim kapının önünden geçer yemem için bana bir keklik verirdi.

T. M.     : Kitap sevginiz nasıl başladı?

B.Ö.K.   : Evimizde zengin bir kütüphanemiz vardı. Evimize günün gazeteleri ve mecmuaları gelirdi. Ayrıca Bodrum Hâkimi Mefharet Tüzün babamla beraber çalıştığı için beni yanından hiç ayırmazdı. Pek çok romanın hikâyesini anlatırdı. Don Kişot’un değirmenlerle olan savaşını hiç unutamam. Bütün dünya dergilerindeki Mankafa Poldi’nin karikatürlerinin altını kapatır ve bana yorum yaptırırdı.  Böylelikle bende kitap sevgisi küçük yaşlarda başladı.

T. M.     : Kendi kitaplarınızdan bahseder misiniz?

B.Ö.K.   : Basılmış olan üç kitabım var. İlki ‘Bodrum Hâkimi’dir. Bu kitabımı babamın vasiyeti üzerine yazdım. İkinci kitabım ise ‘Karşı Kıyılardan Bodrum’dur. Basılmış olan son kitabım ise; ‘ Vira Vira Bodrum’a Hüzünlü Bir Göç’tür. Her iki kitabımda da mübadele öncesi ve mübadele zamanında Girit, Rodos ve İstanköy adalarından Bodrum’a gelenlerin gerçek hikâyelerini yazdım.

T.M.      : Kitap yazarken nasıl kaleme alıyorsunuz?

B.Ö.K.   : Öncelikle ses kayıt cihazıyla kayıt yapıyorum. Sonra onu kâğıda aktarıyorum ardından bilgisayar ortamına aktarılıyor. Düzeltmeler yapılıyor ve baskı öncesi her şey hazır hale getiriliyor.

T.M.      : Başka söylemek istediğiniz bir şey var mı?

B.Ö.K.   : Başta gazeteniz Demeç’e, imza günümde beni yalnız bırakmayan Yatağanlı okuyucularıma çok teşekkür ediyorum. Yatağan’daki, Turgut’taki tüm akrabalarıma, arkadaşlarıma, katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Yapmış olduğunuz röportaj nedeni ile size de ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2014, 13:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68