YATAĞAN LİSESİ’NİN AÇILMASINA ÖNDERLİK EDEN EĞİTİMCİ CEMAL GÜRPINAR

1972 yılında Yatağan Lisesi’nin kuruluşunda emeği geçen Cemal Gürpınar, o yıllarda Lise Müdür yardımcısıydı. Daha sonraki yılda ilçemizde, Endüstri Meslek Lisesi’nin açılışında Lise Müdürü olarak görevini sürdürmüştür. İyi bir öğretmen ve idareci olan Cemal Bey, Edebiyat derslerimize girerdi.

YATAĞAN LİSESİ’NİN AÇILMASINA ÖNDERLİK EDEN EĞİTİMCİ CEMAL GÜRPINAR
 Muğla Turgut Reis Lisesi’nde okula devam ettiğimiz dönemde bizleri ikna ederek Yatağan Lisesi’ne kaydımızı aldıran Cemal Bey’dir. Okulun ilk talebeleri olduk. Cemal Bey öğrencilerine arkadaşça yaklaşır ve sorunlarına çözüm arardı. Cemal Bey’in emekli olmasının ardından arkadaşlığımız abi, kardeş sevgisiyle halen daha devam ediyor. Dürüst, çalışkan ve üretken bir yanı vardır. Çok iyi eğitimci olan Cemal Gürpınar’ın, edebiyatı sevmemde katkısı olmuştur. “Dünyada var olan en korkunç güç, alçakgönüllülüktür’’ diyen ünlü Sovyet yazarı Dostoyevski’ye hak verdirecek denli alçakgönüllü, dost, tatlı tatlı konuşan, samimi, güvenilir ve çok sevdiğim Abimdir. Siyasi olarak Muğla’nın sevilen bir politikacısıdır. İl Genel Meclisi Başkanlığı yaptığı dönemde birçok başarılı projede imzası vardır. Yatağan’da Kültür Evinde (Hacı Ömerler) söyleşi yaptık, eski günlere gittik.

 

Turgay Mutlu: Hangi tarihte ve nerede doğdunuz?

Cemal Gürpınar: 22 Haziran 1948 tarihinde Yatağan’da doğdum.

T.M: Ailenizin Lakabı var mıdır? Nedir?

C.G: Baba tarafım, Molla Fettahlar Sülalesi diye bilinir. Sülalemiz, Muğla’daki Menzilcioğullarıyla da bağı vardır. Anne tarafım Şakirler diye anılır. Anannem, Hacıkemiksizler sülalesindendir.

T.M: Okul öncesi mahalle arkadaşlarınız ve oynadığınız oyunlardan aklınızda kalan var mıdır?

C.G: Mahalle ve okul arkadaşlarım; Süleyman Duran, Süleyman Çöllü, Mehmet Koç (Albay), İzzet Demiralan, Ünal Aydın, Sabahattin Burcu, Feyyaz Yaslan, Caize Ertekin, Tülay Akbaş ve Mücessem İnce’dir. Bizim çocukluğumuzda Yatağan iki mahalleydi; Konak ve Akyol. Sazak mevkii de ayrı bir mahalle gibi takımlar çıkarırdı. Daha çok futbol ve kılıç oyunu oynardık. Bu iki dalda mahalleler arası maçlar yapardık. Yatağan’da yaşamak o yıllarda daha da güzeldi. Anılar unutulmuyor.

T.M: İlkokulu hangi okulda okudunuz? Öğretmeniniz ve Müdürünüz kimdi?

C.G: Yatağan’ın tarihi ve en eski okulu Atatürk İlkokulu’nda okudum. Müdürümüz Nedim Bey, Öğretmenlerim; Nurhayat, Halide ve Perihan Hanımlardı.

T.M: Ortaokulu nerede okudunuz? Hatırladığınız Öğretmenleriniz ve anılarınız var mı?

C.G: Yatağan Ortaokulu’nda okudum. Müdürümüz Ali Sonkul Bey idi. Aytekin ve Muammer Beyler öğretmenliğimizi yaptı. Ortaokulda Türkçe dersinden ve sosyal çalışmalarda çok başarılıydım. Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” oyununu, Şeref Köyü Muhtarı Necati Özler ile başrol oyuncusu olarak sahneledik. Necati Abi, aydın bir halk insanıydı. Bu oyunu hem okulumuzda hem de çevremizde birçok yerde başarıyla sergiledik.

T.M: Liseyi nerede okudunuz? Paylaşmak istediğiniz anılarınız nedir?

C.G: Liseyi, Nazilli Öğretmen Okulu’nda okudum. Bu okulda Kültür ve Edebiyat Koluyla birlikte tiyatro oyunlarının çalışmalarını sürdürdüm. Masa tenisi maçlarında başarılıydım. Okul ve Liseler arası bölge şampiyonluğunu bu yıllarda kazandım.

T.M: Üniversiteyi nerede okudunuz? Paylaşmak istediğiniz anılarınız var mı?

C.G: Trabzon Eğitim Türkçe Bölümü’nü bitirdim. Burada Üniversiteler arası spor oyunlarında masa tenisinde finallere kadar geldim. Ünlü futbolcular Şenol Güneş, gol kralı Necmi, Necati okul arkadaşlarımdı.

T.M: Askerliği nerede ve ne zaman yaptınız?

C.G: Isparta’da Piyade Alayında kısa dönem yedek subay olarak yaptım.

T.M: Askerden önce ve sonra nerelerde çalıştınız anlatabilir misiniz?

C.G: Askerden önce Mardin-Nusaybin ve Çorum-Bayat’ta öğretmenlik yaptım. Daha sonra Yatağan’da çalışırken askerliğimi bitirdim ve tekrar Yatağan’daki görevime geri döndüm.

T.M: Yatağan Lisesi’nin ve Endüstri Meslek Lisesi’nin açılması, kurulması aşamasındaki emeğinizi biliyoruz. Unutulmayacak anılarla dolu o dönemleri anlatır mısınız?

C.G: 1972 Yılında Yatağan Lisesi’nin kuruluşunda Müdür Yardımcısı olarak görevlendirildim. Kuruluş çalışmalarımız okullar açıldıktan sonra bile sürdü. Şimdiki Eski Ortaokulun bir sınıfında ilk dersi vererek Yatağan Lisesi’ni açtım. Bu benim için tarihi bir andır. Sonra da aynı okulda Müdürlük görevini yaptım. Daha sonra Endüstri Meslek Lisesi’nin açılış çalışmalarında Lise Müdürü olarak emeğim vardır.

T.M: Evlilik ne zaman oldu?

C.G: 2. Ekim. 1977 tarihinde eşim Fatma Hanımla Yatağan’da evlendik. Bu evliliğimden Parla ve Ozan adlı iki çocuğum vardır. 2 aylık Ekim Devrim adında bir torunum var. Onu çok seviyorum.

T.M: Kısaca günlük yaşamınızdan bahseder misiniz?

C.G: Siyasetle uğraşırım. Bunun yanı sıra bol bol kitap okurum.

T.M: Hangi tür kitapları okumayı seversiniz?

C.G: Ekonomi-politik, Türk ve dünya klasikleri, güncel yayınlar ve şiir kitaplarını okumayı severim.

T.M: Politikayla uğraştınız mı? Paylaşabileceğiniz anılarınız var mı?

C.G: Yaşamım boyunca hep siyasetin içinde oldum. Siyaset bir hobi değildir. Bütün bir ömrü boylu boyunca verdiğimiz kutsal bir mücadeledir. Toplumun çıkarlarını kendi çıkarlarından hep önde tutma mücadelesidir. Bu nedenle siyaseti küçümsemek kimsenin hakkı da, haddi de değildir. İyi insanlar siyasete girmezse o toplum, kötü yönetilmeye hak etmiş demektir. Ben Yatağan’da iki dönem ünlü öğretmen örgütü TÖB-DER’in Şube Başkanlığını yaptım. Emekli olduktan sonra CHP’de aktif siyasete atıldım. Mahalle, İl, Kurultay delegeliği, iki dönem İlçe Başkanlığı, iki dönem Muğla İl Yöneticiliği ve İl Sekreterliği, son dönemde de Genel Merkez Eğitim ve Seçim Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundum.

TM: Cemal Gürpınar kimdir? Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız?

C.G: Okuyan ve mücadele eden bir kişidir. Mustafa Kemal “Hayat mücadeleden ibarettir” demişti. Bende mücadele ettiğimiz sürece yaşadığımızın bir anlamı olduğunu düşünürüm.

T.M: Muğla İl Genel Meclisi Başkanlığı yaptınız. Bu dönemdeki çalışmalarınızı anlatır mısınız? Unutamadığınız bir anınız var mı?

C.G: Yerel yönetimler siyasetin halka hizmet ürettiği alanlardır. Bende Muğla İl Genel Meclisi Başkanı seçildiğim andan itibaren İlimizdeki 396 köy, 49 belde ve 13 ilçeye nasıl çok ve tarafsız hizmet edebileceğimin arayışına girdim. Her yıl yaptığımız bütçe imkânları içinde en çok hizmet üretmenin yarışına girdik. Bunda başarılıda olduk.

2012 yılı Ocak ayında bazı İl Genel Meclisi üyeleri ile ilgili İl İdare Müdürlerinden oluşan bir heyet, AB programları çerçevesinde, başkanlığımda Fransa’ya resmi bir ziyarette bulunacaktı. Ama tam bu ziyaret öncesi, 1915 Ermeni olaylarıyla ilgili Türkiye aleyhine bir tasarıyı Fransız meclisinden geçirdiler. Bu olay ülkemizde büyük bir infial yarattı. Bizde ziyareti iptal ettik. Ama hemen ardından Fransa Anayasa Komisyonu, mecliste alınan bu kararı iptal etti. İlişkiler düzelince bizde bir ay gecikmeyle ziyaretimizi gerçekleştirebildik.

T.M: İl Genel Meclisi olarak İlçemize yaptığınız hizmetleri anlatır mısınız?

C.G: Yatağan’daki yol, okul yapımı ve tamiratı, köprü çalışmalarının yanında kalıcı eserlerde yaptık. Yatağanspor salonu tam bir İl Genel Meclisi projesidir. Lise Müdürlüğünden beri çok istediğim bu projeyi gerçekleştirmek bana nasip olmuştur. Bu nedenle çok mutluyum.

T.M: Siyasette sizi etkileyen unutamadığınız bir anınız var mı?

C.G: 2004 yılında Kıbrıs’ta Annan Planı’nın oylaması nedeniyle Cumhuriyet Gazetesi’nde düşüncelerimi açıklayan bir makale yazmıştım. Zamanın K.K.T.C Başkanı Sayın Rauf Denktaş, telefonla aramış ve ulaşamayınca bir faksla duygularını dile getirmişti. Bunu unutamam.

T.M: Ülkemizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir endişeniz var mı?

C.G: Yaşadığımız sürece hep zor günlerden geçtik. Ama hiç yaşadığımız bu günler kadar endişeli olmadık. Fakat milletimiz tarih boyunca bu zorlukların üstesinden gelmesini bilmiştir. Aydınlık günler için mücadelemizi hep sürdüreceğiz. Umudumuzu kaybetmeyelim.

T.M: Aydın kişi kimdir?

C.G: Şair Nazım Hikmet Ran “Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” diyor. Aydın, gerektiğinde kendini yakarak toplumu aydınlatma mücadelesi veren gizli bir kahramandır. Türkiye’de birçok aydın kişi yetişmiştir. Bu açıdan çok şanslıyız.

T.M: Şimdiye kadar kaç ödül aldınız?

C.G: Siyaset ve hizmet dallarında birçok plaketim ve ödülüm var. Ama topluma hizmetin ödül için yapılmayacağının bilincindeyim.

T.M: İlçemizi sosyal ve kültürel açıdan nasıl görüyorsunuz?

C.G: Ben toplum için yapılanları hiçbir zaman yeterli görmem. Mutlu bir çevre yaratmak için hep daha iyinin daha güzelin arayışı içinde olmalıyız. Bu bakımdan ilçemize daha çok kültürel hizmet gelmesini arzu ederim.

T.M: Cemal Bey, gelecekte mutlaka anı türü bir kitap yazmalısınız. Kültürlü, donanımlı bir eğitimci olarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim. Yatağanlı olarak sizinle gurur duyuyoruz. Son olarak ne söylemek istersiniz?

C.G: Hayatta çok şeyden vazgeçebiliriz, ama hayallerimizden, umutlarımızdan ve mücadeleden vazgeçemeyiz. Benimle yaptığınız bu söyleşi nedeniyle, şahsınıza sevgilerimi ve teşekkürlerimi sunarım. Son olarak, Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşamasını, halkımızın mutlu olmasını dilerim. Tüm Yatağanlı hemşerilerime saygı ve sevgilerimi sunarım. Hoşçakalın…

Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2016, 18:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER