Yatağanımızın gururu, ünü sınırları aşan Türk kadını

Türkiye’nin ve Yatağan’ın övünç kaynağı Betül Gözel Ulusal, geçen perşembe günü ilçemize geldi. Aile ziyareti sonrası Pınarbaşı’nda kendisiyle söyleşi yaptık. Dünyada ilk kez yüz naklini gerçekleştiren Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Doçent Doktor Betül Gözel Ulusal, Yatağanlı olmaktan gurur duyduğunu büyük bir alçak gönülle ifade edince çok mutlu oldum. Hele anneannesini ve ailesinin yaşam öykülerini anlatırken bazen gözlerinin içi gülüyor, bazen de hüzünlenerek o dönemin zorluklarına ve sıkıntılarına değiniyordu. Kariyer sahibi olmak bu ülkede elbet kolay değil. Betül Hanım ve ailesi büyük mücadeleler sonucu bu engelleri aşarak meslek sahibi olmuşlar. Emeğe olan saygısı ve hümanist dünya görüşü tam bir çağdaş cumhuriyet kadını profiline uygundu. Keyifli bir söyleşi yaptık.

Yatağanımızın gururu, ünü sınırları aşan Türk kadını
 Turgay Mutlu: Betül Hanım, ilçemize daha doğrusu memleketine hoş geldin. Anne tarafından akraba olduğumuz için aileni iyi tanıyorum. Okurlarımız için soruyorum. Kendinizi tanıtır mısınız?

Betül Gözel Ulusal: Hoş buldum. 27 Temmuz 1973 Tarihinde Yatağan’da doğdum. Annem Sunay  (Erdinç) Gözel, Yatağanlı Nevziye Hanım ve Hacı Mehmet’in kızıdır. Babam Köksal Gözel, Denizli Acıpayamlıdır. Bankacı olduğu için memuriyetten dolayı Yatağan’a geliyor ve annemle tanışıp evleniyorlar. Dayım Zübeyir Erdinç’i tüm Yatağan halkı iyi tanır. Kardeşlerim Gökhan ve Gürhan ilçemizde Diş Hekimliği yapmaktadır. Ailemi çok özledim. Hepsini çok seviyorum. Çocukluğumda hep doktor olmak istermişim. Anneannem anlatırdı : ‘’ Betül kızım, sen 3 yaşından bu yana hep doktor olacağım derdin, oldun işte’’ derdi. Rahmetli nur içinde yatsın, bende emeği çoktur. Onu çok severdim. İyi bir insandı.

T.M: Yatağan’daki günlerini, okulunu, öğretmenini ve arkadaşlarını tanıtır mısın, anlatır mısın?

B.G.U: Şu an özgüven sahibiysem, bunu dayımın da eşi olan sevgili öğretmenim Adile Erdinç’in çok büyük bir payı vardır. Adile Öğretmenim, ilke ve doğrularımın şekillenmesinde ilk tohumları atmış bir temeldir. İlkokulu Atatürk İlkokulunda 5. Sınıfa kadar okudum. Sınıfımızda okuyan arkadaşlarla başarı için yarış ederdik. Başarılı olan okulumuzun başarılı sınıfı olarak ailelerimiz bizimle her daim gurur duymuştur. Bunda en büyük pay, yine sevgili öğretmenlerimizin katkısıdır. Arkadaşlarımı sayayım; Fatma Kürşad, Fadime Didem Can, Toprak Gürkan, Mehmet Oğuz, Özlem Oral, Zeliha Pepir, İbrahim Uzun, Gökhan Erdemir, Koray Çengel, İfaket Çolakoğlu, Fehima Can, Süreyya Göçmen, Şahender Koca ve Nurullah Kurt’u hatırlıyorum. Güzel günler yaşadık. Okulun bahçesinde oyunlar oynardık. Yıllar su gibi gelip geçti. Tüm arkadaşlarıma buradan sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

T.M: Denizli ve Ortaokul yıllarını anlatır mısın?

B.G.U: Anadolu Lisesi sınavına girdim, Denizli  Anadolu  lisesini  kazandım. Babamın tayini çıktı. Denizli’ye göçtük. Kardeşlerim, 4 ve 5. Sınıfı Hürriyet İlkokulu’nda okudular. Özgüven konusunu biraz daha açayım. Birinci olarak annemin ve babamın bana kattıkları çok önemli. Cinsiyet ayırımı bizde hiç olmadı. Yeri geldi futbol bile oynadım. Sen kızsın geri dur demediler. Cinsiyet ayırımının olmadığı bir ailede büyümenin ayrıcalığını yaşadığım için şanslıydım. Bu özgüvenimi daha da pekiştirdi. Ben istersem yaparım, yapabilirim noktasında bana cesaret kazandırdı. Babam tek maaşla üçümüzü birden okuttu. Babam mert insandı. Annem ev hanımıydı. Denizli, soğuk bir yerdi. Tek sobalı bir odada yaşadık. Diğer odalarda ders çalışamıyordum. Onlar uyuyunca sobalı odada sabaha kadar ders çalışıyordum. Üniversite sınavlarına bu şekilden hazırlanıp, kazandım. Dershaneye gitmem konusunda babam bütçe ayırdığı halde, ailemin zor durumunu düşündüğüm için reddettim. Bana dershane yararlı olmuyor bahanesi buldum. Ve kendi başıma çalışarak sınavları kazandım.

T.M: Üniversite yıllarına geldik. Tıp Fakültesini hangi yılda kazandın? Nerede okudun?

B.G.U: 9 Eylül Üniversitesinde okudum. 1991 tarihinde Tıp Fakültesini kazandım. İlk 3 sene İnciraltı Devlet Yurdunda kaldım. Daha sonra etkin ders çalışamadığım için eve çıktım. Eve çıktım ama ekonomik olarak ilave işler yapmak zorunda kaldım. Bütçem yetmiyordu. Kütüphanede part-time çalıştım. Özel Sağlık Hastanesinde çalıştım. NATO’da Amerikalılara tercümanlık yaptım. İngilizceden Türkçeye makale çevirisi yaptım. Yazları Denizli’de spor giyim malzemeleri satan bir mağazada çalıştım. Bu dönemde işçi olmak nasıl bir şey onu gördüm. Emeğin karşılığının hep alınamadığını gördüm. Evime gelen temizlikçiye kıyamayıp onunla tamamladığım doğrudur. Emek en yüce değerdir.

T.M: Üniversite bitince ne yaptın?

B.G.U: Amacım, Anadolu insanına ulaşıp şifa dağıtmaktı. Bu düşünceyle kuramı çektim. Ve aynı zamanda Tıpta Uzmanlık sınavına girdim. Antalya-İbradı Ormana Sağlık Ocağı’na atandım. Ancak 15 gün sonra düştüm, ayağı kırdım. Bu ara TUS açıklandı. İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, Plastik Cerrahi Bölümünü kazandım. Yoğunluk yüzünden 4 yıl boyunca uykusuz, duraksız uzmanlığımı almak için çalıştım, çabaladım. 4.Yılın sonunda Amerika’ya Mikro Cerrahi konusunda bilgi ve görgümü arttırmak için gittim. Orada unutamadığım birçok anım var. Bir tanesi, orada bulunduğum süre boyunca tamamen sisteme entegre olup Türk kültür ve değerlerini yaşamak için hiçbir mecrayla karşılaşmayışımdır. Türkçe bile konuşamadığım 1 yıllık dönemde düşünmek için çok fırsatım oldu. 1 Yıllık süreçte ülkeye döndüğümde ABD alfabesinde bulunmayan  ‘’Ç’’ harfinin benim için ne denli önemli olduğunun farkına vararak yurda döndüm.

T.M: Hızlı bir çalışma dönemi yaşamışsınız. Ne zaman, nerede, hangi yılda evlendiniz? Eşinizi tanıtır mısın?

B.G.U: 1999 Yılında yine benim gibi hekim olan Ali Engin Ulusal ile İzmir’de evlendim. Eşim doğma büyüme İzmirlidir.  Evliliğimden 7 yaşında Ata isminde bir oğlum var. Mutlu bir yuvam var. Eşimi ve çocuğumu çok seviyorum. Onlar benim hayatım. Onlar benim yaşama sevincim.

Eşim, Balıkesir Üniversitesi Hastanesi’nde Başhekimdir.

T.M: Betül Hanım, Dünyada ilk yüz naklini siz gerçekleştirdiniz. Seninle bir Türk olarak, akraba olarak ve Yatağanlı olarak gurur duydum. O dönemdeki başarını medyadan izledik, takip ettik. Dünyada bir ilk olman ve tıp alanında başarılı çalışmaların ülkemizin de çıtasını yükselti. Bu başarı nasıl kazanıldı anlatır mısın?

B.G.U:  Teşekkür ederim. 2003 Yılında ihtisasımı aldım. Amerika’da kurduğum bir takım bağlantılarla projelerimi Tayvan’da devam etmek üzere anlaşmalarım oldu. ABD ‘de modellerinde deneysel olarak başarıya ulaşan ilk yüz naklini başarmıştık. Ve ben proje yürütücüsüydüm. ABD’ye Tayvan’dan gelen bir ekip klinik çalışmalarının öncülüğü olan deneysel çalışmaları başlatmak istiyordu. Beni ülkelerine davet ettiler. Ülkeye döndükten sonra uzmanlığımı da almış bulunduğumdan izin almak için bakanlığa başvurdum. O dönemde hükümet değişikliği oldu. Ve Tayvan’a gitmem için ilk açıktan atama yapılmam gerektiği gerekçesiyle izin verilmedi.

Ve ben istifa etmek zorunda kaldım. Basında yer aldım. 2003—2005 Yıllarında Tayvan’da geceli gündüzlü çalıştım. Pazar günü bile yoktu. Yirmiden fazla bilimsel çalışmada emeğim oldu. Dünya’da bilim-kurgu filmlerinde yer almış olan hayal denilen bir proje gerçeğe dönüştürülmüştü. Ve ABD de 2003 yılında  ‘’Barrett Brown’’ ödülünü almıştı. Bu ödül kendi dalında çok prestij bir ödüldü. Ve bu ödülü Türkiye adına değil, ABD adına almış olmam benim için ayrıca bir üzüntü kaynağıdır.

T.M: Akademik çalışmaların hakkında bilgi verebilir misin? Anlatır mısın?

B.G.U: Tam 58 adet yayınım, Uluslar arası bilimsel geçerliliği olan dergilerde yer aldı. 3 adet kitapta bölüm yazarlığı yaptım.

T.M:  Mesleğe nasıl gönül verdiniz?

B.G.U: Üniversitenin 6.  Dönemine kadar Plastik Cerrahi Dalını hiç düşünmemiştim. Kadın doğum ve dahiliye dallarında uzman olmak istiyordum. Bir aile dostum beni yönlendirdi. ’’Bak burada böyle bir bölüm var. Burada yaratıcı tarafını da kullanırsın’’diye. O dönemde yeni bir meslek dalıydı. 1996—97 Yılları… Bu branşı iyi ki seçmişim. İşimi severek yapıyorum.

T.M: Tıp dünyasıyla ilgili söylemek istediğin veya doktorların sorunlarını değinir misin?

B.G.U: Hizmet ve bilim birbirinden ayrılmak zorundadır. Bilime hizmet; Tıp doktorları, Üniversiteler devlet hastanesiyle birleşme olursa hangi mecrada bilim yapabilirler bunu birisi açıklamalıdır. Ve 2017 yılına kadar bütün Üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri birleşeceği gündemde. Bu durum, bilim adına çok fazla kaygı vericidir.

T.M: Hayata bakış felsefeni ve düşüncelerini merak ediyorum. Bu konudaki düşüncelerini anlatır mısın?

B.G.U: Dünyanın en batısından en doğusuna geçiş var. Kültür farklılıkları arasındaki düşüncem şudur; Biz bireysellikten ziyade toplumculuğun daha baskın olduğu oryantal kültüre yakınız. Hedefe ulaşmak için gösterilen sabır ve özveri konusunda bireyselliği ihmal ederek genel felsefi anlamda yapılması gereken fedakarlığının öneminin daha da farkına vardım.

T.M: Aydın kişi kimdir?

B.G.U: Aydın kişi halkını aydınlatmaya muktedir kişidir. İnsan mevcut birikimiyle ya da yaşanmışlıklarıyla halkını aydınlatmıyorsa, yol göstermiyorsa o kişiye aydın denilmez.

T.M: Kendinizi başarılı bir Cumhuriyet Kadını olarak görüyor musunuz?

B.G.U: Dünyanın ilk yüz naklini 2001 yılında başarılı olarak gerçekleştirdiğimiz zaman, tüm yazılı ve görsel medya beni manşetlerine taşıdılar. 2002 Yılının Eylül ayında İclal Aydın’ın bir televizyon programında  ‘’En Başarılı Cumhuriyet Kadını’’  ödülünü verdiler. 2008 yılında, Tempo Dergisi 40 Türk Mucizesinden biri olarak seçti. 2012 yılında Alev Koleji, Dünya Kadınlar Gününde Sınırları Aşan Türk Kadını ödülünü verdi. 2013 yılında Haber Türk Gazetesi dünyada tanınmış en ünlü Türk içinde 57. Olarak beni seçti.

T.M: Siyasetle ilgili sorularım olacak. Uzun süredir Sizi Sosyal Medyadan takip ediyorum. Yatağanlı olarak bizleri mecliste temsil etmeni yürekten isteriz. Politikada da başarılı olacağına inanıyorum. Bu konuda çalışmaların var mı? Gönül verdiğin Anadolu Partisini ve Genel Başkanı Emine Ülker Tarhan Hanım’ın yapmak istediklerini anlatır mısın?

B.G.U: Anadolu Partisinden Vekil olarak atandığımda işçi ve öğrenci kesimi için ihtiyaçlarını bildiğimden, yaşamın içinden geldiğim için gereğini yapacağıma inanıyorum. Ve bunun içinde Yatağanlı hemşerilerimden destek istiyorum. Olur da beni meclise taşırlarsa özellikle bu kesime duyarlı olacağıma söz veriyorum. Genel Başkanımız kendisi açıkladı; ‘Fırsat verildiğinde Yüksek Öğrenim için refah şartları sağlayacağız’ dedi. Ve özgürlükçü çağdaş anlayışta bireyler yetişmesi için gereken yapılacak. Lütfen simgelere ve etiketlere itibar etmeyin. Parti politikalarını iyi izleyiniz. Yatağan işçi kardeşlerimizin yaşadığı, çalıştığı ve barındığı bir kent olduğu için onlardan oy istiyoruz. Onların derdine derman olacak parti, Anadolu Partisi’dir. Öğrenci kardeşlerimden de oy istiyoruz. Öğrencilere ücretsiz barınma ve burs olanakları sağlanacaktır.

T.M: Betül Hanım, yolunuz açık olsun. Umarım, Anadolu Partisinden adaylığın kesinleşir. Kesinleşirse Gazetemiz Demeç’te haberini yaparız. Bu müjdeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Aday olman bizleri sevindirecektir. Başarılar dileriz. Gelecekle ilgili düşüncelerin ve hedeflerin nelerdir?

B.G.U: Daha yaşanılası bir Türkiye istiyorum. Konuşma özgürlüğünün kısıtlanmadığı, çevreye ve hayvan haklarına saygılı, her türlü canlının korunduğu, cinsiyet ve statü ayrımının olmadığı, Ulus Devlet altında barışçıl çağdaş anlayışta bir ülke istiyorum. Bütün Yatağanlı hemşerilerime şunu vaat ediyorum ki; beni vekil kılarsanız, tüm bu söylediklerimi yapacağım.

T.M: Betül Hanım,  güzel bir söyleşi oldu. Teşekkür ediyorum. Her isteğin gönlünce olsun. Politikada da başarılar diliyorum. Son olarak ne söylemek istersin?

B.G.U: Güzel dileklerin ve söyleşi için teşekkür ederim. Benim için büyük bir keyifti. Tüm hemşerilerime buradan sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Benim telefonum ve mail adresim gece gündüz 24 saat açıktır.Tel: 0 530 9248390. Mail : betul.ulusal@gmail.com. Buraya mesaj atabilirler. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Bu ülke küllerinden var oldu. Ve bu bölünme (sözde adı açılım) sürecinde Anadolu halkına güvenerek yola çıktık. Biz kurtuluşu Anadolu’dan başlatan Ataların torunlarıyız. Temizlik yapmaya geliyoruz. Temiz siyaset, esenlik, milli değer-milli birlik, istihdam, zorunlu eğitim, liyakat, inanç ve ibadete özgürlük, katılımcı çoğul demokrasi.

 

Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2015, 00:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68