YATAĞAN’IN SEVİLEN SESİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ SANATÇISI DİLEK ŞAFAK ÇAKAR

Sesi güzel, kendisi güzel, hemşerimiz Dilek Şafak Çakar Hanımı, ilk kez canlı olarak geçen sene Ağustos ayında İlçemizde (Amfi Tiyatroda) TRT nin programı ‘’Egeden Ezgiler’’ adlı konserinde izledim. Müthiş zevk aldım. Harika bir konserdi. Etkisinde kalmamak elde değildi. Bir gün mutlaka sevgili hemşerimiz Dilek Hanımla tanışmak ve söyleşi yapmak istiyordum. Belediyemizin düzenlediği 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği için İlçemize geleceğinin müjdesini Erkan Demirel Arkadaşımızdan alınca çok sevindim. Telefonla konuşarak konser öncesi söyleşiyi Pınarbaşı’nda yapmak için randevuyu aldım. Konser öncesi biraz telaş olsa da söyleşiyi gerçekleştirdik.

YATAĞAN’IN SEVİLEN SESİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ SANATÇISI DİLEK ŞAFAK ÇAKAR
 Mütevazı,  donanımlı ve sıcak bir kişiliği var. İlçemiz adına,  Leyneliler adına her daim gurur duyacağımız Türk Sanat Müziğinin altın sesi, Sanatçımız Dilek Şafak Hanımı gelin biraz daha yakından tanıyalım:

Turgay Mutlu: Dilek Hanım İlçemize daha doğrusu memleketinize hoş geldiniz. Öncelikle siz de çalışan,  emek harcayan bir bayan olduğunuz için Dünya Emekçi Kadınlar gününüzü kutlarım.

Dilek Şafak: Hoş buldum. Bu güzel dilekleriniz için teşekkür ederim.

T. M: Hangi tarihte nerede doğdunuz? Anne ve baba tarafınız nerelidir?

D. Ş: 22.  5.  1968 tarihinde Aydın’da doğdum. Anne tarafım,  Aydın—Bey Köylüdür. Baba tarafım, Yatağan---Turgut’tan( Leyneli) olup,  bende bu toprakların çocuğuyum. Babam emekli Öğretmen H. İbrahim Şafak,  rahmetli oldu. Mekânı Cennet olsun. Onu çok severdim. Annem de emekli ilkokul öğretmenidir. Ümit adında bir erkek kardeşim var.

T. M: İlkokulu,  Ortaokulu ve Liseyi nerede okudunuz?  Hatırladığınız Öğretmenleriniz var mı?

D. Ş: İlk, Orta ve liseyi Aydın’da okudum. Lise de Müzik Öğretmenim Dilek Doğancı Hanım,  beni müziğe teşvik etti. Onun emeğini unutamam.

T. M: Üniversiteyi nerede okudunuz? Paylaşmak istediğiniz anılarınız var mı?

D. Ş: Üniversiteyi Ege Devlet Türk Müziği Konservatuar Temel Bilimler Bölümünde okudum. Eşim Ali Çakar’la orada tanıştım. Şimdi de 20 yıllık bir evliliğimiz var ve çok mutluyuz.

T. M: Mutluluğunuz daim olsun.  Evlilik ne zaman oldu?  Kaç çocuğunuz var?

D. Ş: 7.  10.  1995 tarihinde İzmir’de Türk Halk Müziği Sanatçısı Ali Çakar Bey ile evlendim. İki oğlum var. İsimleri,  Ata ve Arda. Onları çok seviyorum.

T. M: Türk Sanat Müziği Sanatçısı olarak sizi beğenerek izliyor ve takdir ediyoruz. Özellikle bizim hemşerimiz olduğunuz için de ayrıcalığınız var. Gururumuzsun. Müzik tutkusu sizde ne zaman ve nerede başladı? Sizi etkileyen ne oldu da sanatçı oldunuz? Sizi kim keşfetti?

D. Ş: Birinci derece babamdır. Rahmetli babamın desteği ve emeği çok önemlidir. Işığı bol olsun. Aydın bir insandı. İkinci olarak Müzik Öğretmenim Dilek Doğancı Hanımdır.

T. M: Bu işi TRT de ana kaynağından mı öğrendiniz? Bunun etkisi nedir?

D. Ş: Konservatuar okudum. Kaynağı elbet burasıdır. En büyük eğitim kaynağı TRT dir.

T. M: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günüyle ilgili ne söylemek istersiniz?

D. Ş: Kadına hürmet,  saygı, sevgi en önemlidir. Bu bir güne değil 365 güne sığması lazımdır. Her gün biz kadınlar için önemli olup şiddete ve tacize karşıyız. Sevginin ve hoşgörünün erdemi bütün herkesi kucaklaması dileğiyle Emekçi Kadınlar Gününü kutlarım.

T. M: Çoğu insanın hobi olarak gördüğü meslekle siz,  işiniz olarak uğraşıyorsunuz. Bu sizde ne gibi bir duygu uyandırıyor?  Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

D. Ş: Beni müzik besliyor.  O yüzden hem hobim,  hem de mesleğim. Müziği severek yaptığım için duygu ve düşüncelerimde bir ayırım yapamıyorum. Mesleği hobiye dönüştürebiliyorum.

T. M: İleride müzik yaşamınızla ilgili ne gibi hedefleriniz var?

D. Ş: Zaten Eğitimciliğim devam ediyor. Emekli olduktan sonra da yine Eğitimcilik yapmak istiyorum. Müzik benim hayat damarım. Müzik eğitimine devam edeceğim.

T. M: Bir ses sanatçısı olarak bir gününüz nasıl geçiyor?

D. Ş: Rollerim çok büyük. İyi bir eş,  iyi bir hoca ve iyi bir Anne bir güne zor sığıyor. Zamanım yetmiyor desem yeridir.

T. M: Sizin yolunuzdan giden gençlere ve ses sanatçısı olmak isteyenlere ne gibi önerilerde bulunursunuz?

D. Ş: Bu yola başvururlarsa önce Eğitim almaları gerekiyor. Her şeyin başı mutlak eğitimdir. Sonrası gayret etmeleri ve müziği sevmesi gelir. Bunları yaptılar mı gerisi kendiliğinden gelecektir. Çalışanlar ve emek verenlerin çoğu başarmıştır.

T. M: Müzik adına en çok nelerden şikâyetçisiniz?

D. Ş: Popülizmden şikâyetçiyim.  Gerçek sanatçılara değer verilmiyor. Popülizm her alanda olduğu gibi müzik dünyasını da olumsuz etkiledi.

T. M: Kendinize vakit ayırır mısınız?  Kostümler,  takılar ve ev işleri hepsiyle siz mi ilgilenirsiniz?

D. Ş: Hepsiyle her şeyle ben kendim ilgilenirim. Özel bir yardımcım yok. Sadece haftada bir temizlik için bayan görevli gelir.

T. M: Yakında bir eseriniz çıkacak mı?  Başka bir çalışmanız olacak mı?

D. Ş: 1992 yılında ‘’Merhaba’’ adlı bir kaset çıkardım. Şimdi de yeni projelerim var. Daha eyleme dönüşmedi. Albüm çalışması olarak çıkacak.

T. M: Dilek Hanım,  bende Turgut’tan (Leyne) evli sayılırım. Kayınvalidem Leyneli Muhtar İsmail kızı Serpil Hanımdır. Leyne’nin kızları (Antik çağ Lagina’da Tanrıça Hekate -ay tanrıçası- bunu Su,  Şarap ve Zeytinyağı’nın bolca kullanılması ve kadınlığın son döneminde de güzel olmasıyla açıklar. O dönemden günümüze gelen kızlardaki güzellik ve asalet halen daha devam ediyor. ) çok güzeldir. Yöremizde güzellikleriyle meşhurdur.  Aynı zamanda akıllı kızlardır. Cumhuriyetçi,  çağdaş ve modern yaşam tarzlarıyla Muğla’mızda örnektirler.  Siz de buralısınız ve güzel bir bayansınız. Güzel kalmak için ne yapıyorsunuz? Güzelliğinizi neye borçlusunuz?

D. Ş: Teşekkür ederim.  Kalbimden sevgiyi, bedenimden huzuru ve aile birliğimi koruduğum için güzelim. Yalnız dış güzellik yetmiyor. İç güzellikte önemlidir.

T. M: Sanatçı olmanın erdemi ve önemi sizce nedir?

D. Ş: Öncelikle iyi bir insan olmak,  Allah vergisi kabiliyetin olması ve bir de bunu zekâyla birleştirirseniz sanatçı kimliği ortaya çıkıyor.

T. M: Her hangi bir enstrüman çalıyor musunuz?

D. Ş: Amatörce Kanun çalıyorum.

T. M: Güfte ve beste çalışmanız oldu mu?

D. Ş: Güfte çalışmalarım zaman zaman oluyor. Ama şu an netleşen bir durum yok.

T. M: Hangi tür kitaplar okursunuz?

D. Ş: Daha çok müzikle ilgili kitapları okurum. Boş vakit bulamıyorum. Bulduğum zaman Türk Tarihiyle ilgili kitapları zevkle okurum.

T. M: Meslek yaşamınızda sizi etkileyen veya unutamadığınız bir anınız var mı?

D. Ş: Toprağı bol olsun. Rahmetli Müzeyyen Senar’ın İzmir’deki evine, 15 yıl önce sanatçı arkadaşlarla beraber ziyaretine gittik. Hoş sohbet tanışma derken bir ortam buldum ve kendisine tavırdan bahis açtım. Müzikte tavır ve üslup bir ders konusudur. “Müzeyyen Hanım,  öğrencilerimize tavır konusunda ne önerirsiniz? ’’ diye sordum. Bana cevabı şu oldu: “Herkes kendi üslubunu ve kendi tavrını kendisi belirlesin. Bir başkasını sakın taklit etmesin” dedi.  Taklitle bir yere gelinemeyeceğinin dersini Müzeyyen Hanım’dan almış olduk. Bu anıyı hiç unutamam.

T. M: Akademik çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

D. Ş: Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktayım.

T. M: Dilek Hanım sizinle tanıştığım ve bu güzel söyleşiyi gerçekleştirdiğimiz için mutluyum. Sizin sesinizi çok beğeniyorum. Eğilmez Başın Gibi ‘’Efem’’ şarkısını sizden dinleyince tüylerim diken diken oluyor. Umarım en kısa sürede sizi ve eşiniz Ali Çakar Beyi tekrar aramızda görürüz. Her şey gönlünüzce olsun. Söyleşi için çok teşekkür ederim. Son olarak ne söylemek istersiniz?

D. Ş: Ser de Zeybeklik var tabi… Genlerimize işlemiş. Oğlum Ata çok güzel zeybek oynar. Efem şarkısını bende severim. Sizin için bir daha ki gelişimde okurum. Bende sizlerle tanıştığım için memnun oldum. Kitabınızda yer vereceğiniz için de sağ olun. Ayrıca söyleşi için çok teşekkür ederim. Bu sözde değil kalıcı bir çalışmada bulunmaktan gurur duydum. Tüm hemşerilerimi saygı ve selamlarımı sunarım. Hoşça kalın… Sevgiyle kalın… 

Haber Merkezi

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2015, 18:57
YORUM EKLE
YORUMLAR
Zehra Gökçay
Zehra Gökçay - 2 yıl Önce

Böyle değerli sanatçılarımızı tanımanın mutluluğunu yaşıyoruz iyi ki varsınız.

SIRADAKİ HABER

banner68