SEVGİ ÜZERİNE

 İnsanlara sevgi temelli yaklaşımları Hazreti İsa öğretmiştir. Fakirlerin hayatla ilişkisinde daha duyarlı ve duygu yüklü yaşamalarını yorumlayarak Allahın fakirleri daha çok sevdiğini söylemiştir. Duygu yüklü yaşam tekamül açısından bakıldığında anlamlı ve manidardır. Ve bu açıklama bence de doğrudur.
Hazreti İsa “size bir tokat atana, diğer yanağınızı da uzatın” der. Bu düşmanınızın olmadığını size düşman görüneninde gerçekte sizden olduğunu anlatır. Ve sevgiyi ne kadar önemsememiz gerektiğinin mesajını verir.
Ben bu iki açıklamayı hayatın gerçek anlamı olarak görürüm. Sevgi toplumsal manada insana değer katan ana oluşumdur. Sevgiyi ortaya koyan ilgi; beğeni, takdir ve kabulü birlikte yansıtırken bağlılık; ait olma, benimseme ve yakınlık duyma oluşumlarını kapsar. Bu yapı içinde bireyden topluma yayılan bir sinerji doğar ki bu bizi toplumun parçası haline getirecektir.
Sevginin birinci parametresi: hayata pozitif bakma bilincidir. Psikolojik olarak hayatla dengeli ve barışık olabilmemiz hayatı kabullenme ve onun parçası olma dinamiklerini yaratmamızla gerçekleşebilir.
Sevginin ikinci parametresi: yöneliş disiplinine sahip olmaktır. Yönelişi; istek, arzu ve umutlarımız tayin eder. Bu üç yapı yaşamsal dinamikleri kanalize etmektedir. Böylece sevginin oluşturduğu ilgi ve bağlılıklar bizi hayatla müşterek olmaya yöneltir.
Sevginin üçüncü parametresi: tatmin olma gereksinim ve becerisidir. Bizi yönelişimizde anlamlı kılan faydaları aramamız doğaldır. Bu faydalar uğruna yaşadığımız hayat olur.
Sevginin dördüncü parametresi: anlamlılık ilkesidir. Değerlerimizle ihtiyaçlarımızla yaşar bunlar için çaba sarf ederiz. Dolayısıyla tutarlılık olabilmesi için anlamlı bir oluşu seçeceğiz demektir.
Sevgi oluşumu içinde hiç şüphesiz koruma ihtiyacının da katkısı var. İnsanlıkların yalnızlıklarına çare arayışları içinde tanrı belki de korunma gereksiniminden ortaya çıkmaktadır. Bu oluşumun sevgiyi ve muhtaç olmayı anlaşılır kılmamızı sağlamış olabilir. Ben sevgiyi Hazreti İsa’nın öğretisinde tüm insanlığı kucaklayan mesajlarda aramak istiyorum. İnsanlığın cennete ulaşacağı fikri yanında iyi olmak ve iyilik yapmak düşüncesinin temel teşkil etmesi sevgiyi kucaklayan ana öğe olmuştur. İnsanları kaynaştıran ana fikir insanların korkuları yanında ihtiyaç duydukları büyük kurtarıcının sevgisini kazanmak zorunda olduğumuz gerçeğidir. Musevilik Allahı şahsiyete dönüştürmüş, Hıristiyanlık onu insan olarak baba –oğul ikileminde perçinlemiştir. Böylece Allah mükemmel ve kudretli insan figüründe yer alırken sevgi temelli bir yaşamsallığı yaratmıştır. Bugün bile insan hakları dahil tüm yönetsellik becerileri hep Batı’nın becerisinde ortaya çıkabilmiştir.
Diyeceksiniz ki Hazreti Muhammed sevgi konusunda bir şey yapmamış mıdır? Hazreti Muhammed insanlığa sorumluluk duygusunu aşılamıştır. Sorumluluk duygusu görevleri bilerek yerine getirmekle olur. görevi başaran mutlu olur. şu halde olaya bu yönü ile bakmak gerekmektedir. İnsanın bu bakış açısıyla mutlu olmak asli görevidir. Demek ki anlamamız gereken mutlu olmak daha önem kazanmaktadır.
Sevgi yaradılışın birleştirici unsurudur. Ama sorumluluk bireysel anlamda kişilik kazanmanın vazgeçilmez parçasıdır.
YORUM EKLE