SEVGİ ÜZERİNE

Hiyerarşi yönetsel yapılanmanın ana unsurudur. İnsanlar bu yapılanma içinde kendilerini üretken yapabilmek için sevgiye muhtaçtırlar. Sevgi bir yaranma ya da yaltaklanma unsuru değildir. Sevgi bir ihtisas varlığının parlaması şeklinde kendi kişiliğinin ve liyakatın doğmasının duygulamasıdır.

Amirin memura bir gülümsemesi bile memurun gönlünde baharların açmasını sağlar. Böylesi önemli olan yakınlık etkileşimini sevgi tezahürleri ile donatmak ama etkisizleşmesine müsaade etmemek hiyerarşik yapılanmanın kilididir. Her bireyde farklı tezahür eden bir ilgi açılımını yönetici ilgi ve dikkati ile dengeleyecek liderliğini gösterecektir. Bu nedenle stratejik düşünsellik önemli ve ortaklaşma sağlayan unsur olarak dikkat çekicidir.

Sevgi temelinde yatan duygusallığın birkaç etkileşim unsuru vardır. Birinci unsur; bağımlı hale getirmesidir. Bu yakınlaşma – ilgi – ve temayül kazandırır. Sosyalleşme temeli bu nedenle sevgiyle yakından ilişkilidir. İkinci unsur; vazgeçmeye zorlamasıdır. Bu özellikle tüm etkinliklerde kendini gösterir. Sevilen şeye karşı adeta bir zafiyet kılıfı doğar. Üçüncü unsur; yönelme istekliliğidir. Bu sevginin üretkenlik ve verimlilik açısından ne kadar önemli olduğunu gösterir. Dördüncü unsur; güven duymadır. Sevginin yarattığı amil hususlardan birisi hiç şüphesiz insanların birbirlerine güvenmelerini sağlamasıdır. Beşinci unsur; tekamül sağlamasıdır. Bu yöneliş bazında üretkenlik ve verimlilik yanında tekamüle yöneltmesi ile de önemli bir durum ortaya koymaktadır.

Sevgi beğenme, bağlanma ve ilgi fonksiyonelliği ile bireyin psikolojik etkileşimini yaratmaktadır. Böylece birey güven, var olma zevki ve ait olma etkileşimlerini harekete geçirerek bu oluşumu takdir etmektedir. Bireyin bu psikolojik devinimi onu tatlı bir zevke ve mutluluğa yöneltmekte ve birey tatmin olma bakımından hareketlilik kazanmaktadır.

Sevginin iyi niyet ve güven oluşumlarıyla ahenkli varlığı unutulmamalıdır. Bu oluşumlar psikolojik kaynaşma yaratırlar ve insana özel görünen bir davranış yapılanmasını hazırlarlar.

Sevgi insanlığın ana mayalarından biridir. Bu maya abartılmadan ama karşılıklı anlayış ve kabul ediş kriterleri altında yaşanmalıdır. İyilik yapmak sevgiyi üreten nedenlerden biridir. İnsanlığın iyilik yaparken aynı zamanda mutlu olması gerekir. Mutluluk ve iyilik kardeş duygulardır. İnsanın ruhunun taşıdığı azamet bu iki duyguya endekslidir. Böylece insan kişilik ve hümanizma kazanır. İnsan olabilmek insanları sevmekle başlar. Biz bu nedenle öncelikle sevgiyi ele alıyoruz. Sevgi bir bilim haline gelsin istiyoruz. Böylece insan kavramı çok daha derin bir ölçekte ortaya çıkacaktır. Herkesin geçim derdinde olduğu bir yaşantıda sevgiyi bilimselleştirmek belki de yanlış olurdu.

İnsanlık topyekun varlığı ile anlam taşır. Bugün dünyada değişik bölgelerde değişik kültürler bu temaları farklı yapıda yaşamaktadırlar. Eğlenmek insanın nasıl çok hoşuna gidiyorsa bunu parametrik olarak incelediğimizde müzik ile ortaya çıkan uyum ve ahenk başkalığa neden olur. birlikte bir şarkı söylemek insanları mutlu eder. Hatta marş söylemek te aynı duygusallığa hizmet eder. İnsanlar birlikte sesle oryante oluyorsa tek tek birbirlerine karşı etkileşimde sevgi ile muhatap olurlar. Her insan şöyle düşünmelidir. Ben karşımdaki ile aynı yaradılış manzumesine sahibim. Acaba o ne demek istiyor, yoksa ben yanlış mı anlıyorum.

Mevlana bir sevgiliye tüm servetini bağışlayamıyorsan aşk neye yarar diyor. Yani sevgiyi ömre bedel görüyor. Gerçekten de sevgi ömre bedeldir. Hayatını sevdiği kadınla birlikte başararak geçiren insanlar ne kadar mutludurlar. Bu onların yüzlerinden okunur.

YORUM EKLE