22 Eylül 2017 Cuma

Yatağan’da trafik kazası: 7 Azerbaycan uyruklu turist yaralı

Aile ve Sosyal Politikalar Eski Bakanı Ramazanoğlu, Yatağan’daydı

Aile ve Sosyal Politikalar Eski Bakanı ve AK Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu, Yatağan ilçesinde düzenlenen “Kadınlar Soruyor” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Yapısal bir değişiklik, yani cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dediğimiz güçlü icraat ve hizmet yapan hükümete ihtiyacımız var. İşte bunun için 16 Nisan’da ‘evet’ diyoruz” dedi.

30 Mart 2017 Perşembe 19:15
Bu haber 699 kez okundu
Aile ve Sosyal Politikalar Eski Bakanı Ramazanoğlu, Yatağan’daydı

 Ramazanoğlu, AK Parti Muğla Başkanlığı tarafından Yatağan ilçesinde düzenlenen “Kadınlar Soruyor” konulu etkinlikte, kadınlarla bir araya geldi.

Eski Bakan ve AK Parti Denizli Milletvekili Ramazanoğlu, etkinliğin düzenlendiği Yatağan Termik Enerji Üretim AŞ Sosyal Tesislerinin girişinde, Yatağan Kaymakam Hayrettin Çiçek, İlçe Emniyet Müdürü Gökhan Emre, AK Parti İlçe Başkanı Ali Tekin ve kadınlar tarafından çiçeklerle karşılandı.

Ramazanoğlu, programda yaptığı konuşmada, Ege Bölgesi’nin kadınlarının yürekli, çalışan ve yiğit olduğunu belirterek Yatağanlı kadınlarla birlikte olmanın kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.

16 Nisan’da yapılacak referandumun bir seçim olmadığını ve o gün kimsenin seçilmeyeceğini kaydeden Ramazanoğlu, “Milletvekili, belediye başkanı, cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz ama ülkemizin, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için bir karar vereceğiz. Bu karar ülkemizin kapılarının önünü açacak, bizi daha güçlü kılacak ve dünya milletler ailesinde başımızı daha dik yapacak. 16 Nisan, bizim için bir karar günü” dedi.

“Türkiye, darbeci ve vesayetçi yönetimin yaptığı anayasayla yönetiliyor”

Ramazanoğlu, anayasanın toplumun yönetim kurallarının içinde yer aldığı bir kurallar manzumesi olduğunu belirterek, her toplumun kendine has bir anayasası olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana 4 anayasa yapıldığını hatırlatan Ramazanoğlu, “İlk anayasamız 1921, ikincisi 1924 tarihlerinde sivil meclis tarafından yapıldı. Üçüncü anayasamız 1961 yılında 60 Darbesinin ardından darbeciler tarafından yapılan anayasadır. Dördüncü anayasa ise 1982 anayasasıdır. O da 80 Darbesinin ardından darbeci ve vesayetçi yönetimlerin yaptığı bir anayasadır” diye konuştu.

Ramazanoğlu, Türkiye’nin 1980 yılında yapılan darbenin ardından hazırlanan 1982 Anayasasıyla yönetildiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“O gün yapıldı o anayasa, biz o gündür o anayasayla idare ediliyoruz. O günden sonra gelen yöneticiler, rahmetli Turgut Özal, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, o günden 2000’li yıllara kadar başbakanlık yapmış yöneticiler, her birisi başa gelip idareyi ele aldıktan bir süre sonra şunu dediler, ‘evet, bu anayasanın değişmesi lazım, Türkiye’de yönetim sisteminin değişmesi lazım çünkü bu sistemi milletin ayağına pranga oluyor.’ Dilde söylenmişti ama gerçekleşememişti.”

“O günün anayasasıyla bugüne geldik, 15 Temmuz’a kadar geldik”

1982 Anayasasında cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi ve sorumluluğunun olmadığını vurgu yapan Ramazanoğlu, o günden bu güne geçen sürede aynı sistemin sürdüğüne işaret etti.

Ramazanoğlu, mevcut anayasanın günün şartlarını karşılamadığını belirterek, şunları söyledi:

“15 Temmuz’dan sonra şunu anladık ki, biz bir değişiklik yapmadıktan, güçlü bir hükümet, meclis, kararsız ve bağımsız bir yargı sistemini kurmadıktan sonra bize rahat yoktu. Bunun için bir adım attık. O da yeni ve sivil bir anayasaydı. İşte yeni ve sivil bir anayasa için meclisteki partilere çağrıda bulunduk ve ‘gelin, beraber yapalım bu anayasayı’ dedik. Sadece Milliyetçi Hareket Partisi’nden cevap geldi ve yola koyulduk. Komisyondan ve genel kuruldan geçti ve sayın cumhurbaşkanımız onayladı. O 18 maddelik değişiklik, sivil yani meclisin yaptığı bu ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ dediğimiz bu değişiklik, 16 Nisan’da millete soruluyor.”

15 yıl önceki tablo, tam tersine döndü

Vatandaşların 16 Nisan’daki referandumda “Evet” demesi durumunda, daha güçlü ve icraatçı bir hükümetin önünü açacağını kaydederek, şöyle konuştu:

“Hükümetin başındaki cumhurbaşkanını, millet doğrudan seçecek. ‘Daha güçlü bir yasama’ diyoruz, yani güçlü bir meclis. ‘Milletin iradesiyle seçilen cumhurbaşkanının atadığı hakimler ve savcılar kurulundan bağımsız bir yargı mekanizması olacak’ diyoruz. Daha enerjik bir hükümet. Niye buna ihtiyacımız var, 15 yıl öncesindeki Türkiye’yi hatırlarsınız. Hastane ve ilaç kuyrukları, okullar açılınca kitap kuyrukları, evlerde bakılamayan engelliler, yaşlılar, hiçbir geliri olmayan zavallı kadınlar, ‘bana elini uzatacak yok mu’ diyen dul kadınlar ve analar. 15 yıl önce ‘bu Türkiye’nin kaderi midir’ diye sorduğumuz bu tablo, bugün tam tersine döndü. Şuan Türkiye’de maaş almayan kadın yok. Öyle bir sosyal devlet haline geldik ki, 65 yaşını geçen, şehit yakını, gaziler, dullar maaş alıyor, çocuk doğuran kadınlara ücretsiz izin ve çocuk yardımı veriyoruz. Engelli bireyleri ve hastası olanlara evde bakım parası veriyoruz. Hatta bakım malzemelerini de veriyoruz. Şimdi yeni bir uygulama başlattık, torunlarına bakan anneannelere ve babaannelere maaş veriyoruz. 6 bin 500 anneanne ve babaanneye pilot uygulama olarak başladık. İnşallah tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracağız. İşte sosyal devlet olmanın gereği olan bütün bunları yapıyoruz. Yeter mi, yetmez. Daha fazla hizmet yapmak, daha modern ve güzel hastaneler, okullar, kamu binaları yapmak, üçüncü boğaz köprüsünü İstanbul’a

için bizim bir ekonomik sıçramaya ihtiyacımız var. Bunun için de yapısal bir değişiklik, yani cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dediğimiz güçlü icraat ve hizmet yapan hükümete ihtiyacımız var. İşte bunun için 16 Nisan’da ‘evet’ diyoruz.”

Ramazanoğlu, konuşmasının ardından kadınların kendisine yönelttiği soruları yanıtladı.

Burak Alper KUŞ

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV