Fethiye’deki kirlilik Meclis gündeminde

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Fethiye Körfezindeki kirlilik iddialarıyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.

Fethiye’deki kirlilik Meclis gündeminde

Körfezde ve Atık Su Arıtma Tesisinde inceleme yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ise Fethiye Körfezi’ndeki renk değişiminin tarımsal ilaçlarla ilgili olduğunun bilimsel olarak tespit edildiğini söyledi.

Türkiye'nin cennet köşelerinden Fethiye Körfezinde yaşanan kirlilik meclis gündemine taşındı. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, körfezin renginin değişmesi ve kirlilik iddiaları ile ilgili TBMM’ye soru önergesi verdi.

Ergun, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle 30.07.2019’da verdiği önergede, Muğla’nın Türkiye’nin en önemli turizm bölgeleri arasında yer aldığını ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin Muğla’yı ziyaret ettiğini hatırlattı.

Muğla’nın hem denizi hem doğası hem de canlı türleri bakımında korunması gereken doğal bir zenginliğe sahip olduğuna dikkati çeken Ergun, “Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Fethiye-Göcek bölgesi Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Fakat son zamanlarda basına yansıyan haberler ve vatandaşlarımızın da şikâyetleri sonucunda edinilen bilgilere göre Fethiye Körfezi bölgesinde deniz kirliliği giderek artmaktadır.” dedi.

“Fethiye plajları ‘kötü’ kategorisinde”

Ergun, yaşanan deniz kirliliğini ‘içler acısı’ olarak nitelendirerek, “Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü resmi sayfasında, ülkemizdeki yüzme sularının analizlerinin yapılarak kategorilere ayrıldığı harita üzerinde Fethiye bölgesindeki birden çok plajın “kötü” kategorisinde yer aldığı da görülmektedir. Ülkemiz için böylesine önemli bir turizm bölgesinde yaşanan bu deniz kirliliği içler açısıdır. Muğla ilimizin hem turizminin, hem de doğal güzelliğinin korunması açısından acilen tedbirler alınması gerekmekte ve denizin temizlenmesi için gereken çalışmaların başlatılması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Ergun, önergesinde şu sorulara yer verdi:

“Fethiye Körfezi’ndeki deniz kirliliğini önlemek ve denizin bir an önce temizlenmesi için oluşturduğunuz bir acil durum planınız var mıdır? Fethiye Körfezi’ne akıtılan derelerin durumu ve bu derelerin ıslahı için gerekli çalışmaları başlattınız mı? Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü resmi sayfasında Fethiye Körfezi bölgesindeki plajların neye göre “kötü” kategorisine alınmıştır ve buradan alınan numunelerin sonuçları nelerdir ve bu konuda kamuoyuna herhangi bir bilgilendirme yapılmış mıdır?”

Gürün: "Körfezdeki rengin tarımsal ilaçlardan olduğu tespit edildi"

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ise Fethiye Körfezi’ndeki renk değişiminin tarımsal ilaçlarla ilgili olduğunun bilimsel olarak tespit edildiğini söyledi.

Fethiye Körfezinde ve Atık Su Arıtma Tesisinde inceleme yapan Gürün, yaptığı açıklamada, denizdeki renk değişiminin arıtma tesisinden kaynaklandığı algısı büyük bir hata olduğunu, arıtma tesisinin şu anda yetersiz olmadığını, yine de yeni bir planlamayla kapasitesinde artırım yapılacağını ifade etti.

Gürün, “Atık Su Arıtma Tesisinin Fethiye Körfezi'ne negatif bir etkisi yok. Körfez’de yaşanan olayla ilgili parametreler farklı. Devlet Su İşleri körfeze gelen derelerde ıslah çalışması yaptı. Derelere yapılan setlerin yeteri kadar atığı toplayamadığı tespit edildi. Yeni bir yatırım programıyla 25 milyon liralık ek ödenekle setlerin yükseltilerek kapasitesi artırılacak. Yaşadığımız olay ve körfezin daha fazla dolması önlenecek. Derelerden gelen atıkların tamamen kesilmesi gerekiyor.” dedi.

Körfez’deki renk değişiminin tarımsal ilaçlarla ilgili olduğunun bilimsel olarak tespit edildiğini dile getiren Gürün şöyle konuştu:

“Kullanılan tarımsal ilaçlar gelen dere suyuna karışıyor. Dolayısıyla azot fosfor zengini bir su geliyor. Bununla ilgili de Tarım Bakanlığı’nın ilaçlarla ilgili çok daha disiplinli hareket etmesi gerekiyor. İlaçlarla ilgili sınırlama, standart getirilmesi gerekiyor. Derelere yapılacak olan yeni yükseltmelerle, çökertmenin daha uygun şartlarda olması lazım. Oluşan hadise de bunun da negatif etkisi olduğu bilim adamları tarafında tespit edildi.”

Burak Alper KUŞ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER