ÖZELLEŞTİRMELERE ARAŞTIRMA ÖNERGESİ

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bu santralleri besleyen kömür sahalarının Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 26.08.2013 tarih ve 2013/148 sayılı Kararı ile özelleştirmesinin gündeme gelmesi nedeni ile Araştırma Önergesi sunuldu. Aldan geçtiğimiz günlerde Yatağan Termik Santrali önünde özelleştirme kararının iptal edilmesi için kurulan Açlık Grevi Çadırı ve Direniş Çadırı’nı ziyaret ederek konunun takipçisi olacağını belirtmişti.

ÖZELLEŞTİRMELERE ARAŞTIRMA ÖNERGESİ
 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan tarafından Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bu santralleri besleyen kömür sahalarının özelleştirme kararı nedeni ile Anayasanın 98. maddesi, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince araştırma yapılması için Araştırma Önergesi sunuldu. Türkiye Büyük Meclisi Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde yapılacak olan özelleştirme nedeniyle bölgede ciddi sorunların ortaya çıkacağı, elektrik üretiminin sekteye uğrayacağı ve çalışanların durumu incelenmesi gereken önemli bir konu olduğunun önemine değinildi.
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verilen araştırma önergesinde; “Bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katma değer yaratan ve kamusal destek sağlayan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bu santralleri besleyen kömür sahalarının Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 26.08.2013 tarih ve 2013/148 sayılı Kararı ile özelleştirmesi kararlaştırıldı. Ancak hayata geçecek olan bu özelleştirme nedeniyle bölgede ciddi sorunların ortaya çıkacağı ve dolayısıyla elektrik üretiminin sekteye uğrayacağı vurgulanmaktadır. Çalışanların durumu ise ayrıca incelenmesi gereken önemli bir başlıktır. Bu nedenle sorunun geldiği son aşamanın tespit edilmesi ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasamızın 98. maddesi, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
GEREKÇE
Termik santraller enerji üretiminde karbon bağımlı ve bu sebeple de ağır kirletici endüstrilerdendir. Türkiye, dünyada güçlenen çevre ve doğa korumacı anlayışın aksine bu alana yeni yatırımlar yapma iradesini hükümet sözcüleri aracılığıyla dile getiren bir ülkedir. Genel sağlık ve yurttaşların yaşam çevreleri yanında doğa için de ağır risk taşıyan termik santraller, bir kez kurulduktan sonra bölge ve ülke ekonomisine katma değer yaratan ve bulunduğu alana kamusal destek sağlayan nitelik kazanırlar. Bu alanda üretimden uluslararası yükümlülükleri gereğince orta-uzun vadede çekilmesi gerekli ülkemizin, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bu santralleri besleyen kömür sahalarını Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 26.08.2013 tarih ve 2013/148 sayılı Kararı ile özelleştirmesi gündemdedir.
30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren santraller, hâlihazırda Türkiye enerji ihtiyacının yüzde 3’nü, Ege Bölgesi enerji ihtiyacının ise yüzde 13’ünü karşılamaktadırlar. Son dönemde ülkemizin kuruluşundan bu yana büyük emeklerle yaratılan değerler, büyük ölçekli sanayi kuruluşları, Türkiye sanayisinin bel kemiği sayılabilecek kamu yatırımları uygulanan yanlış özelleştirme politikaları nedeniyle yitirilmektedir. SEK, Et ve Balık Kurumu ile başlayıp, kamu bankaları ile devam eden, bankaların özelleştirilerek içinin boşaltılması sonrası tekrar kamuya devredilen süreçleri de içeren özelleştirme yanlışları; TEKEL, TCDD, limanlar, PETKİM, TÜPRAŞ, TELEKOM, köprüler, otoyollar ve neredeyse her halkasıyla enerji sektörünün özelleştirilmesiyle sürdürüldü.
 Özelleştirilme kararı alınan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bu santralleri besleyen kömür sahaları yöredeki istihdama büyük bir katkı sağlıyor ve bölge için büyük bir katma değer yaratıyor. Bu santraller devreye alındıkları günden itibaren gerekli önlemler alınmadığı için çevre kirliliği nedeniyle yöre halkının haklı tepkileriyle karşılaşmıştır. Yatağan ve Milas'ta yaşayan halk yıllarca bu santrallerin gazı ve tozuna maruz kalmasına rağmen, çalışabilmek adına bu olumsuzlukları kabullenmişlerdir. Ancak alınan bir ‘tepeden inme’ kararla, santraller ve kömür ocakları özelleştirilirken bölge halkının görüşü dikkate alınmadığı gibi çevre ve doğa açısından yaratacağı sorunlar da göz önüne alınmamıştır.
Daha öncesinde TEKEL özelleştirilmesinde görüldüğü gibi, santrallerin özelleştirilmesi gündeme geldikten sonra bu kurumlara dönük büyük yatırımlar yapılmıştır. Bu kapsamda, özelleştirilecek kurumlarda büyük rehabilitasyon ihaleleri yapılmış ve yedek parça stokları artırılmıştır. Böylece, özelleştirme sonucu alıcı şirketlere tüm ağır yükümlülüklerin kamu tarafından üstlenildiği bu santrallerin devredilmesi hazırlıkları tamamlanmıştır. Örneğin Yatağan Termik Santralında yakın zamanda kül tutucu filtrelerin rehabilitasyonu için 26 milyon liralık bir ihale yapılmış ve rehabilitasyon işi devam etmektedir.
Hayata geçmesi planlanan bu özelleştirme nedeniyle ciddi sorunların ortaya çıkacağı endişesi yersiz görülemez. Doğa ve çevreye dönük risklerin bireysel çıkar ve kâr amacıyla hareket eden kuruluşlara devredilmesi daha önce büyük felaketlere yol açmıştır. Bu alanda olumsuz deneyimler hatırda tutulmalıdır. Santrallerde çevreye zararlı baca gazlarının tutulması için yapılan çalışmalar çok maliyetlidir. Neredeyse, üretilen enerjinin %10'u bu gazların tutulması için harcanmak zorunda kalınacaktır. Çevrenin ve doğanın korunması özel sektörün kar hırsına bırakılırsa çok maliyetli olan baca gazı arıtma sistemlerinin çalıştırılmamasının gündeme geleceği de ortadadır.
Termik santrallerin ve ilgili tesislerin özelleştirilmesiyle gündeme gelecek bir diğer husus da çalışanların hakları ve bölge ekonomisinde yaratacağı olası olumsuz etkilerdir. Büyük toplumsal sorunların ortaya çıkması ihtimali göz ardı edilemez. 30.09.2013 tarihi itibariyle YEAŞ Yatağan, Yeniköy ve KEAŞ Kemerköy Termik Santrallerinde işçi ve memur statüsünde çalışan sayısı 2100 civarındadır. Kömür ocaklarında çalışanları da bu sayıya eklediğimiz zaman toplam çalışan sayısı yaklaşık 5000 kişi civarındadır. Bu kurumların özelleştirilmesi durumunda; önceki özelleştirme örneklerinde görüldüğü üzere memurların kadroları Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilerek Devlet Personel Başkanlığı kanalıyla diğer illerdeki devlet dairelerine nakilleri yapılacaktır. İşçilerin ise büyük bir çoğunluğu 4/C kapsamında diğer kurumlara nakil olacaklar. Taşeron işçiler, bilhassa üretim birimlerinde ya da destek birimlerinde çalışanlar, yeni işveren tarafından işten çıkarılacaklardır. Bu durumun çalışanların hayatları üzerinde büyük olumsuzluklar yaratacağı muhakkaktır. 
Bu nedenlerle doğanın, çevrenin ve insan sağlığının korunması, çalışanların özelleştirme sonrası yaşayacakları zorluklar, özelleştirilecek birimlerde görev yapanların yasal statüleri, enerji üretimi üzerinde yaratacağı etkiler, bölge halkının talepleri ve bölge ekonomisinde ortaya çıkacak etkinin değerlendirilmesi amacıyla derinlikli bir araştırmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi eliyle yapılması büyük önem taşımaktadır. Söz konusu araştırma, ilgili tüm kurum ve kuruluşları da kapsayacak şekilde, toplumsal ve ekonomik süreçleri gözeten nitelikte yürütülmelidir.
Yukarıda sunulan ve araştırma sırasında belirlenecek nedenlerle Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve bunları besleyen kömür sahalarının özelleştirilmesi, sorunun geldiği son aşamanın tespit edilmesi, kamusal maliyet ve risklerin ortaya çıkarılması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz” deniliyor.

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2014, 23:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER