18 Temmuz 2018 Çarşamba

Bozarmut'ta iki araç birbirine girdi: 5 yaralı

Tek Akarsuyumuz “Yatağan Çayı”na Kıymayınız!..

29 Haziran 2018, 08:54
Bu makale 233 kez okundu
Tek Akarsuyumuz “Yatağan Çayı”na Kıymayınız!..
Sakin KOŞAR
 Yukarıdan gelen Deştin Çayı, Alaşar Çayı, Kamış Çayı, Bencik Çayı ve Pınarbaşı sularıyla birleşip, “Yatağan Çayı”nı oluşturup, Çine Çayı (Marsyas Çayı)’na akan tek akarsuyumuzun şu günlerde başına gelenlerden haberiniz var mı?
Yıllardan beri kıymetini bilemeyip de, her türlü kanalizasyon artıklarını, üstünde kurulu Yem Sanayi, Süt Sanayi, Zeytinyağı ve Mermer Fabrikaları ile Termik Santral’ın bütün kirli akıntılarına yıllarca katlanan bu tek çayımız, arıtma tesisine rağmen, yine toplu balık ölümlerine şahit oldu!.. 11 Mayıs 2018 Cuma günkü Demeç Gazetemizde bu haber, muhabirimiz Burak Alper Kuş tarafından manşetten verildi…
Olay üzerine Yatağan ve Turgut Jandarma Karakol Komutanlıkları, Muğla Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ekipleri bölgede incelemelerde bulunup, su ve balık numuneleri alarak, gerekli incelemeleri başlattılar!..
Ayrıca, 2018 yılı başından itibaren “Devlet Su İşleri Müdürlüğü (DSİ)” ekipleri, “Yatağan Çayı Islahı” adı altında, arazi araçlarıyla çayın “V” şekline getirilerek akıtılması, çevresinde taşkın yapmaması için çalışmalar yapıyorlar!.. Ancak bunlar ıslahtan ziyade, “Züccaciye dükkânına fillerin girmesi” şeklinde bir yıkıma sebep oluyorlar!.. Çayın içinde ve çevresinde hiçbir balık, yengeç, kurbağa, kunduz, su yılanı, kuş yuvası ve ağaç bırakılmıyor!.. Küçük göletler yarılıp, koca çay “bir bahçe sulama arığı” haline getiriliyor!..
Çayın suyu hızlı ve tabandan aksın diye, bu güzelim doğal çevrenin bozulması hangi akla hizmettir!? Bu çayda sadece bizlerin değil, yıllardır orada barınan milyonlarca balığın, kuşun ve böceklerin de hakları yok mu!? Nereye gidecek, nereye sığınacak, nasıl yumurtlayacak ve nasıl üreyerek hayatiyetlerini devam ettirecek bu hayvanlar?
Tamam, güvenlik güçlerimiz ve çevre görevlileri görevlerini yapıyorlar, araştırıyorlar, görüyorlar da, sonuç ne? Ya Yatağan halkımız ne yapıyor!? Hangimiz bir gün olsun bu olanlar için Kaymakamlık, Belediye, DSİ, İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne gidip de bu durumun ne olduğunu sorduk mu? Yıllarca kenarında piknik yapıp, hayvan otlatıp, balık tutup, gölgesinde dinlendiğimiz çayımıza ve ağaçlara neler olduğunu, bundan rahatsızlık duyduğumuzu anlattık mı!? Lütfen çayımıza bir gidin de şimdiki halini bir görünüz Allah aşkına!..
Ağaçları kese kese, gölleri ve dereleri kuruta kuruta, doğal çevreyi yok ede ede, her yeri betonla kaplayıp kara toprağın yüzüne hasret kala kala, bütün yurtta iki damla yağmur yağınca seller oluşmaya başladı!.. Bunları emecek toprak, bunları tutacak ağaç ve bitki örtüsü bırakmayınca, biriken sular nereye gidecek? Tabii ki sellere dönüşecek!.. Kendi sonumuzu kendi ellerimizle hazırlıyoruz!.. Atalarımızdan devir aldığımız bu güzel Anadolu mirasını yok ederek, gelecek nesillere ne bırakacağız ki?
Bizim köyden Mehmet Kanat, Mustafa Ali Hanay ve Ben, bu yörenin en eski “Amatör Balıkçı Ruhsatı” sahibi insanlarıyız!.. Bu çayın çok balığını tuttuk, çok eşimiz-dostumuzla paylaştık, çok güzel anılarımızla yaşıyoruz!.. Tahrip edilmiş çaylarımızla artık ne bu balık türü kalacak, ne de doğal çevre!.. Yazık değil mi bu hazineye!? Bizden sonraki neslimizin de hakkı yok mu aynı zevk ve heyecanları duymaya!?
Bütün yöneticilerimizden istirham ediyoruz; lütfen gidiniz ve bu yıkımı yerinde inceleyiniz, elimizdeki tek çayımızın doğal yaşamını kendi ellerimizle son verilmesine artık müsaade etmeyiniz!..   

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV