TÜRKİYE YENİDEN BİR DEVRİM DÖNEMİNE GİRDİ. FARKINDA MISINIZ.(9) (CUMHURİYETİN KAZANIMLARI ÜZERİNE.(2)

 Cumhuriyet’in kazanımları nedir? Bunları düşünüyor musunuz?
Batıda sanayi ve ekonomik gelişmeler sonucu, Osmanlı imparatorluğunda milliyetçi parçalanmanın başlatılması, sanayi için önemli madenlerin Osmanlı topraklarındaki keşifleri ile hızlandırılmış, ‘’Yunanistan’ın 1830 yılında Osmanlı imparatorluğundan ayrılması, doğuda Ermeni Taşnakların, Arap yarımadasının işgalinin altında Musul ve Bakü’de bulunan petrol yatakları önemli yer teşkil etmektedir.’’
Ekonomik savaşların başlangıcı sayılabilir mi?
Amerikanın keşfinden sonra, evet.
Peki Osmanlı imparatorluğunun parçalanmasını hızlandıran, asıl nedenlerden birisi toplumun eğitimden uzak bırakılmasının önemi yokmudur?
Batıdaki sanayi adımlarının başlaması, ‘’Osmanlı da bilimden ve eğitimden uzak kalarak, bir toplumsal gelişmenin sağlanamayacağını’’ gösterge olsa gerek.
Osmanlı imparatorluğunun homojen bir yapı olmaması, ‘’felsefe, matematik, astronomi vb, bilimsel gelişmelerin topraklarında kök salmasına rağmen, sanayideki gelişmelerin dışında kalmasını’’ sağlayan neden olabilir mi?
Evet.
‘’Eğitimdeki gelişmeleri baktığımız zaman, insanlığın bilimsel tartışmalarda ortak bir dil kullandıklarını’’ görmekteyiz.
‘’Eski Yunan da ortaya çıkan bir sesin, Arap toplumundan, Hindistan’a kadar bilimsel düşüncelerin tartışıldığını, çıkan seslerin insanlığın ortak kazanımlarına dönüştürmek için kullanıldığını’’ görmekteyiz.
Batıda ortaya çıkan gelişmeler, doğu toplumlarındaki bilimsel düşüncelerin teknolojiye dönüştürülerek ekonomik kazanımların bir sınıfın ortaya çıkması olarak insanlığın önüne getirildiğini görmekteyiz.
‘’Bilimsel gelişmelerin bir düşünce olarak ortaya çıktığı binlerce yıl önce ortaya çıkan düşünceler ortamında, 1789 Fransız devrimi ile Cumhuriyet’in toplumsal kazanıma dönümesini de’’ görmekteyiz.
‘’Demokrasi kavramı, yalnız bugün tartışılan bir düşünce midir’’ diye sormadan geçemiyor insan.
Yani bugün önümüze getirilen başkanlık tartışmaları, ‘’ Aristoteles’in eski Yunan şehir devletleri döneminde ortaya attığı bir kavramdır ki,  bugün önümüze getirilen ekonomik kazanımlarını insanlığa kabul ettirmek isteyen bir avuç sermayenin kazanımları olarak önümüze getirilen’’ bir kavramdan başka bir şey değildir.
‘’Bugün önümüze getirilen başkanlık tartışmaları,  sermayenin kendi arasında vermekte olduğu ve bunu topluma dayattığı çıkar kavgasından başka bir olay değildir.’’
Bunun adı demokrasi değildir. Diktatörlüktür.
‘’Devletin sorumluluğu, eğitimin dinselleştirilerek, toplumun Cumhuriyet’in kazanımlarından uzaklaştırılmasından başka bir olayda değil.’’
Ve burada siyasetin görevi, toplumsal dönüşümün halka rağmen dayatılması, hiç değil!!!!
Tarihsel dönüşüm olarak önümüze getirilen girişimlerin bugün ‘’Libya’da, Irak’ta ve Suriye’de’’ neler yaptıklarını görmekteyiz.
Toplumun bir etnisite ve dini cemaat olarak parçalanmasının kazanımları ‘’kan ve gözyaşlarına’’ dönüşmüş bulunmaktadır.
Seçim sonuçlarının bir aldatmaca olduğu, ‘’oy ve ötesinin’’ sonuçlarına baktığımz zaman, bir algı operasyonuna dönüştürülerek, toplumuza dayatıldığını görmekteyiz.
Eğer ‘’oy ve ötesi sonuçları doğruysa, iktidar partisi seçmen sayısına baktığımız zaman %25 oy, seçimlere katılım olarak %37 oy almış bulunmaktadır. Ve bugün seçim sonuçları, demokrasinin kazanımları değil, toplum üzerinde yapılan bir algı operasyonu olarak devam ettirildiği ni’’ görmekteyiz.
Demokratik kazanımlar, 35 yıldan bu yana devam ettirilmekte olan bir ekonomik sistemin topluma dayatılmasından başka bir şeyde değildir.
Toplumun yapılan algı operasyonuna karşı durduğu, yazılan sonuçlara görede ortadadır.
Mevcut sonuçlara rağmen seçimin hemen ertesinde başlatılan operasyonlar ile 12 Eylül darbesinin meşrulaştırılması ve baskıcı bir Anayasal değişiklikle diktatörlük meşrulaştırılmak istenmektedir.
Peki ‘’halka rağmen baskıcı bir Anayasa ve başkanlık geçişi sağlanabilir mi?
Hayır.
Çünkü ‘’halkın daha önemli sorunları var. Ekonomik refahın sağlanması için fırsat eşitliği, iş, ekmek ve özgürlük gibi.!!!!!!!
Ve bu nedenle  ‘’Cumhuriyet’i kuran kadroyu ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ü’’ özlemle anıyor ve sürdürülen algı operasyonu için direncimizin yeterli olduğunu görüyoruz.!!!!!
YORUM EKLE