Türkiye yeniden devrim dönemine girdi, farkında mısınız? (3 – devamı 3)


Dünyada yöneten-yönetilen ilişkisi başladığından bu yana sürmekte olan iktidar çekişmesi devam ettiği sürece, insanlığın iktidar mücadelesi de sürecek.
Sanayi devrimi sonrası yöneten-yönetilen ilişkisi de yeni bir döneme girmiştir. Girilen yeni dönemde imparatorluklar çökerek, monarşi döneminden seçimli siyasi döneme girilmiştir.
İmparatorluklardan sonra, dünyanın farklı bölgelerinde gelişen yeni sömürgeci sisteme (emek ve yer altı madenlerinin sömürülmesi) karşı, 1789 Fransız devriminin de etkisiyle Cumhuriyet fikirleri yer almaya başlamıştır.
Fransa ve Almanya da başlayan cumhuriyet ve demokrasi düşünceleri, Rusyada Sosyalist devrim ile Türkiyede Batı tipi Cumhuriyetin kurulmasını kurucu liderleri ile kurulmuştur.
Yeni dönem aynı zamanda yeni bir ekonomik sistemi kurararak, kölecilikten, yeni köleciliğe (işçi sınıfının doğması, emek-sermaye ilişkisine) evrimlenmiştir.
Dünyada gelişen yeni sömürgeciliğin emperyalist ülkelerin talep ve ihtiyaçlarını da gündeme getirmeye başlamış, kendini I. Ve II. Paylaşım savaşlarını ortaya çıkmasına da neden olmuştur.
Sanayileşmiş emperyalist ülkelerin müdahaleleri de, yeni liderleri.
Gelin insanlığın iktidar mücadelesine son 100 yılda yön veren siyasi liderlere bakalım.
Lenin, Mustafa Kemal Atatürk, Stalin, Mao, Ho Chi Minh, Fidel Castro, Morales, Jose Mujica.
LENİN: İnsanlığın ortak yaşamı kurmasının ekonomik ve siyasal paylaşımın siyasal önderi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliğinin kurucu önderi.
Sosyalizm Nedir: Özel mülkiyeti reddeden, kollektif mülkiyeti tercih eden, liberalizmin kişiye önem veren yaklaşımını kabul etmeyen ve genel olarak iktisadi tarafı ağır basan bir sistem. Esasen sosyalizm, kapitalizme bir antitez olarak gelişmiştir. Sosyalizmi tarihin ilk çağlarına kadar götürmek mümkündür. Ferdiyetçiliği reddeden Yunanlı filozof Eflatun (Bkz. Eflatun) bir tür aristokratik sosyalizmi savunmuştur.
Mustafa Kemal Atatürk: Birinci Dünya Savaşı sırasında bir ordu subayıydı. Savaş sonunda Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilgisini takiben Türk Kurtuluş Savaşı'ndaki Türk Ulusal Hareketi'ne önderlik etmiştir. Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara Hükûmeti'ni kurmuş, askeri eylemleriyle İtilaf Devletleri tarafından gönderilen askeri güçleri bozguna uğratmış ve Türkleri zafere götürmüştür. Atatürk daha sonra eski Osmanlı İmparatorluğu'nu modern ve seküler bir ulus devletine dönüştürmek için politik, ekonomik ve kültürel reformlar başlatmıştır. Liderliği altında binlerce yeni okul inşa edildi. İlköğretim ücretsiz ve zorunlu hale getirildi. Kadınlara sivil eşitlik ve politik haklar verildi. Köylülerin sırtına yüklenen ağır vergiler azaltıldı.
(Devam edecek)
 
YORUM EKLE