Ülkede Her Şey Bozulmuş !?

Hani geçenlerde yazmıştım; “Kahvaltısını hazırlamayan karısına kızan koca, mutfaktan aldığı üç bıçakla karısını doğramayı başaramadı, çünkü bütün bıçaklar ya eğrilmiş, ya da kırılmış” demiştim ya? 23 Ekim 2018 tarihli Posta Gazetesi’nde de bir haber vardı: “Kiralık Katil Murat K. (49), İkinci Kez Yanlış Kişiyi Öldürdü!” diye…

Sadece bunlar olsa iyi, bu güzel ülkemizde bazı anneler de bozulmuş!? Belki okumuşsunuzdur; Fatma Karataş adlı anne, Ocak 2017’de 40 günlük bebeği Tuğçe’yi, İstanbul-Sirkeci’den denize atıp öldürmüştü… 21 Ekim 2018 günü de Adana’da ev hanımı Selma Cice (27) adlı genç anne de; kocası tarlaya gidince, çocukları Mahmut, Mehmet ve Semanur’un boğazlarını keserek öldürmüştü… Bir anne yavrusuna nasıl kıyar!?

Yani demek istediğim şu; bu ülkede son yıllarda patatesler, domatesler, bıçaklar, zeytin-peynir-bal ve reçellerden sonra, gördüğünüz gibi sevgililer-anneler-babalar da, hatta ‘Kiralık Katiller’ bile bozulmuş kardeşim!..

Alın size bir ilginç olay daha: “Önceki gün İstanbul-Kadıköy’de, cezaevi firarisi Ali K. (30), tanımadığı ve önüne gelen 15 kişiyi bıçaklamış, iyi mi? Yaralılardan Ahmet Y. (32) şöyle diyordu; “Mahallenin eski çocuklarından Ali K. (30) hapisten kaçmış… Bana bir telefon numarası sordu, ben vermeyince de bana yumruk attı sandım, halbuki o anda beni de bıçaklamış?” dedi…

Ba ba baaa… Görüyorsunuz hapishane kaçkınları da bozulmuşlar!.. Adama yumruk atma numarası yapıp da niye kalleşçe bıçaklıyorsun ki?

Adana’da lüks bir cipi durdurmak isteyen trafik polisleri, adam durmayınca peşine düşmüşler… Adamı yakalayıp, alkollü araç kullandığını tespit etmişler… Kimlik soruşturmasında görmüşler ki; aynı sürücü Çetin K. (42), bundan önce 5 defa alkollü yakalanmış da, 2023’e kadar ehliyetine el konulmuş, kendisine bu defa 7.240 TL ceza kesilmiş… Görüyor musunuz, bu ülkede sürücüler de bozulmuş!..

Uçakta gazetecilere, barda şarkıcıya saldıran futbolcu Arda Turan için, M. Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı; “Arda çok iyi, çok duygusal bir çocuk, ‘evin oğlu’ olarak şimdilerde takımı için çok çalışıyor!” demiş, iyi mi? Elin evli eşine ortalık yerde sarkıntılık eden birisi ‘çok iyi, evin oğlu’ oluyor ha!? Herhalde bu ülkede bazı sporcular da bozulmuşlar?

Biliyorsunuz, bu ülkede son günlerin en çok konuşulan haberi, “Emeklilikte Yaşa Takılanlar” yani kısaca “EYT” mağdurları oldular… İktidara karşı, muhalefetin dört partisi CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti bir olup, bu önergeyi gündeme aldırdılar… Sonra ne olduysa oldu, Meclis’teki oylamaya sıra gelince, MHP çekimser oy kullandı ve bu önerge Meclis’te reddedildi… Bu ne şimdi? Yani demem o ki; bu ülkede siyasilere duyulan güven duygusu da mı bozuldu yani?

Cahit Sıtkı Tarancı’nın, 1931 yılında “Muhit” dergisinde yazdığı “Batan Gemi” şiirinden iki kıtayı buraya alacağım:

“İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim/ Sağa sola sallanıp, bakın çırpınıyorum/ Fakat bilmem ki sarhoş onlar mıdır, ben miyim/ İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim…// Ne zaman kara yüzü göreceğim/ Bir ümit dağılıyor her nefesimden/ Batacağım galiba bir limana varmadan/ Ne zaman kara yüzü göreceğim, ne zaman!?”

Sakın bu halimizle bizler de, motorları bozulup da batmakta olan bir geminin son malları mıyız, neyiz ha!?

YORUM EKLE