19 Eylül 2017 Salı

Yatağan’da trafik kazası: 7 Azerbaycan uyruklu turist yaralı

Vizyon; bisiklet yolu üzerinde çamaşır tezgâhı

26 Kasım 2015, 15:15
Bu makale 1216 kez okundu
Vizyon; bisiklet yolu üzerinde çamaşır tezgâhı
Süleyman AKBULUT

Muğla’nın Menteşe ilçesi yani kent merkezinde, büyükşehir statüsüne alınmadığımız tarihlerde Muğla Belediyesi olarak, vatandaşı bisiklet kullanımına özendirmek adına bisiklet yolları inşa edilmeye çalışıldı. Çalışıldı diyorum çünkü sadece bisiklet binmeye özendirmenin ötesinde plansızlığıyla da özensiz nitelikte.
Her şeyimiz tam da, bisiklet yollarımız harika. Bisiklet yolları ve bunun yanında görme engelli vatandaşlarımız için yapılan özel yürüme bölümü Avrupa Birliği müktesebatında da var ama bizdeki gibi mi örneklerine bakmak yeterli.
Kentin içi keşmekeş. Kent yolları araç trafiğini kaldırmıyor. Sürücüler zaten akıllara zarar. Eve alınmış ikinci arabanın test ve öğrenme yeri ve hatta ikinci vitesle kordon sefası yapanların rahat rahat araba kullanmayı öğrendikleri bir kent trafiği. Yeşil ışıkta üç defa yaktırılan kırmızı ışık. Plansız sinyalizasyon sistemleri. Çelik ve plastik dubalarımız da cabası. Memleket sıkıştı kaldı. Tabi bu sıkışıklığı açacak olanların vizyonlarına bağımlıyız başka da çaremiz yok.
Neyse bunları daha çok yazar çizeriz. Dedim ya her şeyimiz tam da, biz yine bisiklet yine bisiklet yollarımıza bir bakalım.
Bir yer var ki değme gitsin. Kentte, “Perşembe günleri bisiklet binilmez” dedirtecek nitelikte. “Hiç kirlilik olmayan (latife) güzel havamı da egzozla kirletmeyeyim” diye daha yeni yeni bisiklet binmeyi özenmiş bir vatandaşımız, aksi gibi Perşembe günü Tabakhane mevkiinden Yağcılar Hanı istikametine doğru yol almak istiyor. Sanki bula bula başka yer ya da gün bulamadın. Aaaaa bir de ne görsün, geleceğe çağdaş bir şekilde taşınan kentimize yapılan bisiklet yolu üzerinde iç çamaşırı tezgâhı ve etrafında “gel abla” diye bağıran pazarcılar. Vatandaş, özenerek bindiği bisikletinden inerek, kadınlarla sarılı tezgâhların önünden önce araçların konvoyu arasına dalarak karşıya mı geçer, yoksa “gelmişken” deyip iç çamaşırı pazarıyla ilgili fiyat araştırması mı yapar, ya da ayaküstü yapılan dedikoduları mı dinler, olmadı “evde eksilmişti” diyerek iki çift çamaşır mı alır bilemem artık.
Benim anlamadığım bu işlere soyunurken, bunlar göz önüne alınmadan, laf olsun diye mi yapılmaya çalışılıyor?
Öyle planlanıyor ki hatta çok amaçlı kullanılıyor bisiklet yolları biz de. Mesela, banka kuyruklarını uzandığı alanlar, sigara molası verenlerin yeri, inşaat iskelesi koyma yeri, duba yoksa dörtlüleri yakıp park olarak kullanma yeri, indir bindir yeri, motosiklet park yeri gibi pek çok alanda fonksiyonel bir özelliği de var. Vizyon sahibi büyüklerimiz bunu görmüş ki hayata geçirmiş. Benimki de laf. Varsın çamaşırcı da faydalansın noluyoru bu.
Şu an için konumuz bisiklet binenlerin yolları. Dağıtmayalım, konumuza dönelim. Fonksiyonel özelliklere sonra bakarız.
Evet, bisiklet yolunun Perşembe günlerinde durumu böyleyken, konuyu Sayın Dr. Osman Gürün’e Muğla Belediye Başkanlığı döneminde sormuştum. Hatta sorumda, “Bisiklet binenler Perşembe günleri bisiklet binmeyivereyim” mi diyecekler yoksa siz; “Bisiklet binenler Perşembe günleri binmeyiversinler” mi diyorsunuz?” diye sormuştum.
Sayın Başkanın çok sevdiği nitelikte sorulardan değildi belki sorum. Kızmadı da. Hatta haklı olduğumu da söyledi. Bunun planlaması içinde olduklarını dile getirdi ama o tarihin üzerinden ciddi bir zaman dilimi geçti. Belki de yoğun imar yapılaşmalarından sıra gelmemiştir.
Geleceğe çağdaş bir şekilde taşındığı sloganlaştırılmış bir kentte, bisiklet severler için düzenlenmiş bir güzergâhın üzerine yıllardır yol boyu iç çamaşırı ve giyim tezgâhı konuluyorsa, buna geçici bir süreç olarak göremeyiz. Aksine planlayanların ufkunu tartışırız. Kent, çağdaş olduğu iddia edilen bu yapısıyla taşınacaksa geleceğe varsın taşınmasın. Böyle iyi. Beklentileri yükseltmeye gerek yok.
Şehir olmak farklı. Bizler şehirde yaşadığımızı iddia ediyoruz. Son zamanlarda moda olan, hatta seçim kazanma stratejisinde başı çeken köylülükle övünme gibi bizler de şehirliliğimizle övünelim istiyoruz ama şehirde yaşadığımızı sanarak değil, gerçekten şehir anlayışıyla yaşadığımızı ve yaşatıldığımızı fark ederek. Çünkü herkesin köyü yok.



 

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV