YSK’nın İlk Kararı Neydi ?

31 Mart 2019 Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi, YSK’nın kararı ile 06 Mayıs günü iptal edildi ve 23 Haziran günü yeniden yapılmasına karar verildi… İlk açıklamasında YSK ne diyordu: “…Bazı sandık kurulları, kanuna aykırı olarak oluşturuldu, bu sebeple seçim iptal edildi” diyordu değil mi? O ilk kısa ve dört maddelik karar metninde “Oylar Çalınmıştı” filân deniliyor muydu? Hayır!.. Bakalım gerekçeli kararda bu konu nasıl izah edilecek, göreceğiz…

Daha YSK’nın gerekçeli kararı bile açıklanmadan, AKP yöneticileri ve AKP İstanbul adayı sayın Binali Yıldırım her platformda çıkıp; “Zarfa konulan üç oy pusulasından biri olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı oy pusulaları, bazı sandık görevlileri tarafından, seçmenin soy isimlerine ve durumlarına bakılarak, AKP’ye oy verebilecek kişilere verilmemiştir!.. Bu hile sebebiyle, 29 Bin oyun 16 Bin tanesi çalınmıştır!..” diyorlardı…

Seçimlerde her türlü görevi almış, 52 yıldır bu işte tecrübeli olan bizlerin anlayamadığı ise şu: Sandığa oy kullanmaya gelen seçmenlerin soy isimlerinden, giyim-kuşamlarından ve suratlarından, hangi partiye oy verecekleri nasıl anlaşılır!? Bunlar kavun değil ki bir yerlerini koklayasın, karpuz değil ki tepelerini “tık tık” edesin, ham mı - ergin mi olduğunu öyle anlayasın!..

Parti yöneticisi sayın Ali İhsan Yavuz Bey ne demişti: “Ne oldu bilemiyoruz ama, kesin bir şeyler oldu, oylar çalındı ve biz seçimi öyle kaybettik!” diyordu değil mi?

Ne olduğunu bilemiyorsanız eğer, oyların çalındığını nasıl ve nereden biliyorsunuz!? Kesin bir şeyler oldu ise, ne olduğunu ispatlamak ve belgelemek zorunda değil misiniz!? Oy çalanlar kimlerse, kamuoyu önünde bunları çoktan açıklamak durumunda değil misiniz!? Sizler her seçim kaybettiğinizde, mutlaka “Bir Şeylerin” olması ve o seçimleri iptal edilmesi mi gerekiyor!? Kaybedilmiş bir seçimi yenilemek için, lütfen aklımızla alay edecek sebepler yerine, daha gerçekçi ve belgeli gerekçeler bulup önümüze koyunuz artık, lütfen!..

Neyse, bunlar çok derin mevzular… Herkes işine-gücüne bakacağı yerde, bakınız hâlâ nelerle uğraşıyor, ruh halimizi ve ekonomimizi de ne hallere getiriyoruz, görüyorsunuz!..

Bakınız, mübarek Ramazan günü bizim Muğla’nın bir güzel farkı daha ortaya çıktı… Şimdiye kadar hep erkeklerin işi olduğu sanılan “Sahurda Ramazan Davulu Çalmak” işini, Datça İlçemizdin bir semtinde bir bayan, bir çocuk annesi sayın Özlem İsar (42) adlı bir kadın hemşehrimiz yapıyormuş… Ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz!..

Bu kardeşimiz, bir de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gecesi, davulu eşliğinde “İzmir Marşı” manileri söyleyerek Datçalıları oruç tutmaya kaldırmış!.. Bu büyük bayramımızın 100. Yılında, o güleç yüzlü-modern giyimli hemşehrimizin, o ojeli ellerine ne kadar da yakışmış o davul ve maniler!.. İşte büyük Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken, böyle modern, böyle Batılı Türk Kadınları hayal ediyordu, ne mutlu biz Muğlalılara!..

Aynı gün, büyük pop sanatçı kardeşimiz Ege de, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. Yılı nedeniyle, sözlerini de kendi yazdığı “Bandırma” şarkısı ile hepimizi gururlandırdı!.. Artık ülke insanları olarak bizler normal yaşamımıza dönüp, olmadık işlerle meşgul edilmek istemiyoruz!.. Görüyorsunuz işte, aslında gerçek yaşamımızda uğraşmamız gereken ne kadar güzel ve önemli işler var!.. Siyasilerimize önemle duyurulur!..

YORUM EKLE