23 Kasım 2017 Perşembe

Yeni Hastane, hükümet konağı ve emniyet müdürlüğü yolda!

ZİLLİ BİSİKLET

17 Mayıs 2014, 19:19
Bu makale 3955 kez okundu
ZİLLİ BİSİKLET
Cevdet Polat

“Çizmelerimi çıkarayım mı abi” diyor madenden saliselerle kurtulan bir emekçi. Belki de kendisine, tozlu tulumuna, kirli yüzüne iğrenerek bakan patronlarının ezberine hayâsızca kazdığı bir öğretiydi ama o anne babasının üzerine attı bu iki kelimeyi. Öyle ya hangi anne baba evladının tozundan kirinden utanır ki?
Şimdi Soma’da üç evden ikisinin önünde bu kirli ve sahipsiz çizmelerden konmuş. Kapınsın önünde kömür karası çizmeler olan evlerde kömür karasından bile kara günlere uyanacak yürekler var. Çocuklar sarılıyor kara çizmelere “baba” diye. Ekmek kokuyor, baba kokuyor o çizmeler. Sahipsizliğin, yok sayılmanın, değersizliğin adresi gibi konmuş kapılarının önüne…
Anadolu’da ölen insanın giydiği ayakkabılar kapının önüne konur ve elbiseleri birilerine verilir ama Soma’da bu elbiseleri verecek erkek kalmadı gibi.
Sıvasız bir evin duvar dibine çökmüş bir kadın ağlıyor ama bizim gibi ağlayana ağlamıyor yüreği yanıyor, çaresizliğine, bilinmezliğe, sessizliğe ve cevapsızlığa ağlıyor. “Oğlu babasından bisiklet istedi babası da alacam oğlum hem de zilli bisiklet alacam” dedi. “Borcumuz vardı, ben ertelesin istedim, iki gündür babasını bekliyor. Dün gece uyandı ‘anne babam geldi m’ dedi. “Yok, daha gelmedi” dedim. “Belki bana zilli bisiklet almaya gitmiştir” dedi. Sustum gecenin karanlığında sessizce ağladım, sonra durdu “anne, baba da gelsin ben bisiklet istemiyorum” dedi.
Şimdi “ben ne diycem oğluma ne cavap vericem” insansan, yüreğin, vicdanın, insan yerine değen neyin varsa oradan cevap verecek olan var mı?
Soma, artık yarsız kent oldu. Kadınlar sol yanlarına sakladıkları, sırtlarını dayadıkları erkeklerini ya toprağa verdi ya maden de bıraktı. Bundan sonra bayramların boynu bükük olacak. Bundan sonra bayram sabahları zilli bisikletleri gelmeyen yetim çocuklar, babalarının ellerini değil beton mezarların soğuk mermerini öpecekler. Analar artık sofralarında derin boşluklarla oturacak ekmeğini gözyaşı ile yiyecek.
Maden de arama kurtarma durduruldu. Geri kalanlar orada o uzun ve karanlık kömür ocaklarının soğuk tünellerin de kalacak. Ve bir gün gelecek bu rezil sistem, bu vahşi kapitalizm evlatlarına babalarını kömür olarak verecek ve evlatlarına babalarını teneke bir sobada yaktıracak.
Ölümü kucaklamaya çok az kaldığını anlayan bir baba bir kâğıda “oğlum hakkını helal et” diye yazmış. Bu ülkede sendikaların içini boşaltanlar, sadaka kültürüne boyun eğenler, korkanlar savaşmayanlar, direnemeyenler, sırça köşklerinde nutuk atanlar, Allahsız secdeye gidenler, kendine yeni peygamberler yaratanlar, kendini peygamber ilan edenler… Siz bir kâğıda “Emekçi kardeşim hakkını helal et” yazabilir misiniz? Yüreğiniz yüzünüz yeter mi buna?
 

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV