© Demeç Gazetesi

Elektrik santralinde kandilli direniş

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan direniş çadırını ziyaret ederek enerji ve maden işçilerine destek verdi. Tezcan, santral yönetimi tarafından elektrik verilmediği için gaz lambası ile aydınlanan enerji ve maden işçilerinin çadıra açtıkları ziyaretçi defterine gaz lambası ışığında yazdığı mesajda, “Türkiye’ye elektrik üretenleri elektrikten mahrum ederek kandil ışığında direnişe zorlayan iktidara inat, emek düşmanı politikalara inat, rantiyeci politikalara inat, emeğin dayanışma gücü kazanacaktır” yazdı.

 Eşleri ve çocukları ile birlikte Yatağan termik santrali önüne kurdukları direniş çadırında 24 saat kesintisiz nöbet tutan enerji ve maden işçileri geceleri ise kendi ürettikleri enerjiyi santral yönetimi tarafından konulan yasak nedeniyle kullanamazken, gaz lambaları ile nöbetlerini sürdürüyorlar.

Önceki gün akşam saat 21.00 sıralarında beraberinde CHP Muğla İl Başkanı Mustafa Öztürk, İlçe Başkanı Kamil Genek, İl Genel Meclisi Üyesi Eyüp Katrcı, Bencik Belediye Başkanı Salih Haney, Yatağan Belediye Başkan Aday Adaylarından Yeşilbağcılar Belediye Başkanı Ertaf Cicili ve Mesut Günay ile birlikte direniş çadırını ziyaret eden CHP Genel başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’a süreç hakkında bilgi veren Maden-iş Şube Başkanı Süleyman Girgin, “27 Ağustos’ta resmi gazetede yayınlanarak, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ve kömür ocakları bütün halde özelleştirme idaresine bağlandı ve yakın tarihte de ihale tarihi belli olacak. 2016 yılı sonuna kadar satacağız deniliyor ama Seyitömer için de 2015 yılı sonu denilmişti. Yıllardır Yatağan denilince zahir akla geliyordu. Ürünlerimiz para etmiyordu, zeytinlerimiz kurudu, hasta olduk, köylerimizden toprağımızdan olduk ama devlette olduğu için karşımızda devlet için her cefaya katlandık. Hiçbir zaman kapatılsın demedik, daha sıhhi hale getirilsin istedik. Şimdi baca gazı arıtma tesisleri takıldı, istimlâklar yapıldı, hatta istimlak mağduru 1000 kişi şuanda işe girme umudu ile beklemekte, TKİ’ye de zorluk çıkarmadı bu köylüler, belki çocuklar işe girer diye toprakları vermede zorlukta çıkarmadılar. Fakat şimdi bütün sorunları giderildi, yılda 240 milyon TL kâr eden TKİ ve yılda 70 milyon TL kâr eden termik santrallerin satılması ben yiyemedin sen yer dercesine özel tekellerin önüne sunuluyor. Bizde Yatağan halkıyla köylülerimizle işçi ve memur örgütlerimizle TES-İş ve Maden İş Sendikaları öncülüğünde bir mücadele süreci başlattık. El birliği ile Yatağan’da özelleştirmeye dur demek istedik. AKP döneminde özelleştirme Cumhuriyet değerlerini yok etmeye dönüştü. Bu hükümet hata yapmıyor, bilinçli olarak hareket ediyor. Bu siyasi iktidarın sadece cumhuriyetle sorunu yok, cumhuriyetle ilgili ne kadar varlık varsa onları da yok etmeye and içmişler, bizde vatan diye gördüğümüz, milli ekonomi diye, bölgemizin can damarı diye gördüğümüz termik santrallere, kömür ocaklarına sonuna kadar sahip çıkacağız. İhale tarihi çıktığında eylemlerimiz daha da sertleşecek. Buraları peşkeş çektirmeyiz” dedi.

“emek düşmanlığı kurumsallaştı”

Gaz lambası ışığıyla aydınlanan direniş çadırında açıklamada bulunan CHP’li Tezcan, “AKP’nin emek düşmanı politikaları artık çok net olarak kurumsallaştı. AKP İktidarının emeli rant yiyici ilişkiler üzerine kurulu. Emek düşmanı bir politika yerleştirdi. Hiçbir çekince göstermeden, tereddüt etmeden kararlılıkla yürütüyor. AKP’nin penceresinden baktığınız bunu anlamak mümkün olabilir, çünkü dayandığı tem el kesimler, onu iktidar yapan ve iktidarda tutmaya çalışan temel kesimler rant yiyici ilişkiler üzerine kurulmuş kesimler. Emek düşmanı bir iktidar, emek düşmanı bir parti ve son süreçte özelleştirmeler yoluyla milletin onlarca yıldan bu yana emeğiyle alın teriyle millete mâl olmuş varlıkları bir mirasyedi gibi satan bir iktidar ile karşı karşıyayız. 90 yıllık cumhuriyet tarihi içerisinde kendisinden önce gelen hükümetlerin hiçbirisinin kullanamadığı kadar çok kaynak kullandı AKP iktidarı. Bu kadar çok kaynak kullanması kendi mahareti değil, kendi ürettiği kendi yarattığı kaynakları kullanmadı, tam tersine kendinden önceki cumhuriyet hükümetlerinin biriktirdiği, ürettiği, yarattığı kaynakları mirasyedi bir evlat gibi geldi bunların üzerine oturdu ve şimdi onları satarak, özelleştirerek, halkın işçinin emekçinin birikimi satarak, bu kaynakları kullandı ve kendine bağlı bağlı bir rant yiyici kesim yarattı. Şuanda Türkiye’deki düzen böyle yürüyor. Özelleştirme kapsamına alınan bu işletmede aynı şeyin bir tekrarı yapılıyor. Bu bölgenin halkı bu santralin bedelini yaşamıyla ve çevreye ödedi. Tarlası, bahçesi yeşili ile ödedi, yani sadece kendisi ödemedi bu çevreyi feda ederek ödedi. Şimdi alacağımızı aldık, hangi yandaşa peşkeş çekeriz peşindeler. Bu özelleştirmeden sonra çok hızlı bir şekilde işçi tasfiyesi gelecek. İşsizlik gelecek ve bu çerçevede yoksullaştırma başlayacak diğer yerlerde olduğu gibi. Bunu daha önce tekel işçilerinde yaptılar. Bu nedenle mücadelenizi, direnişinizi önemsiyorum. Bu konuda bütün emekçilerin buradaki direnişe kulak vermesi dikkat kesilmesi ve hep beraber bu direnişe destek verilmesi gerekiyor, biz yanınızdayız. Kurum olarak siyasi parti olarak yapılması gereken ne varsa yanınızdayız. CHP olarak her zaman emeğin yanındayız” dedi.

Tezcan ziyaret sonrası direniş çadırı ziyaretçi defterine “Türkiye’ye elektrik üretenleri elektrikten mahrum ederek kandil ışığında direnişe zorlayan iktidara inat, emek düşmanı politikalara inat, rantiyeci politikalara inat, emeğin dayanışma gücü kazanacaktır” yazdı. 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER