© Demeç Gazetesi

ÖĞRETMENLERDEN BAŞÖĞRETMEN’E ÇELENK 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Kasım 1928 yılında Başöğretmen olması ile kabul edilen Öğretmenler Günü bu sene 95. Yılını yaşıyor. O tarihten bu yana kutlanan bu özel gün ilçemizde de Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başladı.

Yatağan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan program Yatağan'da bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni ile başladı. Saygı Duruş’unda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Yatağan Gençlik Merkezi’nde devam etti. 
Gençlik Merkezinde devam eden programda Yatağan İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Alemdar günü anlam ve önemini belirten konuşmasında başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere öğretmenliğe yıllarını veren ve mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin gününü kutlayan Alemdar şunları söyledi; “Ebediyete uğurladıklarımızı saygıyla minnetle yad ettiğimiz, hayatta olanların gönüllerini alıp, hasretle andığımız, bugünkü gibi bir arada olarak mesleğimizin ne kutsal bir görev olduğunu hatırlayıp, mutlu olduğumuz gündür 24 Kasımlar. Bu vesile ile bu kutsal yolda birlikte yürümekten büyük mutluluk duyduğum tüm yol arkadaşlarımın, tüm öğretmenlerimin gününü en içten duygularımla kutlarım.
     Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada toplumu şekillendirme adına öğretmenlere nasıl önemli bir görev düştüğünü şu sözlerle açıklamıştır: “Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” Böylesine hayati bir görevi olan öğretmenlere toplumsal açıdan çok önemli görevler düşmektedir. İşte 24 Kasım böylesine önemli ve kutsal bir iş yapan değerli öğretmenlerimizin bir kez daha hatırlandığı ve bu paha biçilmez emeğe sevgi ve saygının gösterildiği, kutlamaların yapıldığı bir gündür.
    Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Öğretmenlik, sorumluluğu en ağır olan mesleklerden biridir Öğretmenlik; bir meslekten çok bir yaşam biçimidir aslında. Hayatı şekillendirmektir, geleceğe giden yolu aydınlık ferah yapmanın yoludur, yöntemidir. Toplumları güvenle geleceğe taşıyan, ailesini, vatanını seven, değerlerini bilen ve sahip çıkan, özünü yitirmeden günümüz koşullarına adapte, çevresiyle, kendisiyle uyum içinde saygı, sevgi dolu bireylerdir. Çocuklarımıza da sevgi, barış tohumları ekerek şekillendiren, elleri öpülesi öğretmenlerimizdir. Severek sevmeyi, inanarak dürüstlüğü, güvenerek kendini gerçekleştirmeyi, dinleyerek saygı duymayı öğrettiğimiz o minik yürekler attığımız tohumları yeşerterek büyüyecekler. İçinde yaşadığımız toplumu bizden aldıkları değerlerle şekillendireceklerdir.
      Değerli Öğretmenlerim, zaman hızla değişiyor, buna bağlı olarak, teknolojinin zamandan da hızlı değişimi, ihtiyaçların, toplumların farklılaşmasını gelişmesini de beraberinde getiriyor. Çocuklarımız, gençlerimiz, yavrularımız bizden farklı ihtiyaçları, istekleri olan bir yeni nesil olarak karşımıza çıkıyor. 
     Okuduğum bir makalede,” Cumhuriyetin ilk yıllarında yetişen gençler uyumluydu, Bir sonrakiler kuralcı oldu. Onlardan sonra gelenler rekabetçi, şimdikiler yaratıcı, bir sonrakiler kimbilir ne olacak?” diye yazıyordu. Biz öğretmenlere de daha fazla sorumluluk yükleyen bu durum yeniliklere açık, çok okuyan, günceli takip eden, kendini yenileyen öğretmenler olmamızı gerektirmektedir. Ancak bu şekilde onları daha iyi anlayabilir, destek olabilir, aramızdaki kuşak farkından doğan açığı en az seviyeye çekebiliriz.
   Unutmayalım ki; “Eğitim görmemiş insan ruhu, işlenmemiş demire benzer. Bir ustanın eli değmedikçe, kendinde saklı olan renk ve güzellikler ortaya çıkmaz.”
     Ustalığı ile minik yüreklerin, geleceği şekillendiren bireylerin mimarı olan değerli arkadaşlarım. “Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir”.  Diyen Atatürk’ten, “Öğretmenlikten daha şerefli bir meslek tanımıyorum” diyen Diyojen ‘e kadar; “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”   diyen Hz. Ali’den, “Bir öğretmeni unutulmaz yapan şey; öğrencisinin yüreğine dokunmasıdır.” Diyen düşünüre kadar tarih boyunca öğretimin, öğretmenin yeri el üstünde tutulmuştur.
   Bu meslekte yıllarını geçiren, göreve yeni başlayan, fark yaratmış ve yaratacak olan, yüreğe dokunmuş ve dokunacak olan tüm yol arkadaşlarımın gününü bir kez daha kutlar, saygı ve sevgilerimi sunarım.”
24 Kasım Öğretmenler Günü programı daha sonra ilçe çapında yapılan yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve “24 Kasım Öğretmen” isimli oratoryo gösterimi ile son buldu. 


 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER