Geçen hafta (bayramdan önce) CNN Türk'te yayınlanan Nagehan Alçı'nın 'Dört bir taraf' programında Atatürk için sarf ettiği sözleri tepki aldı. Alçı, canlı yayında 'Atatürk savaşı kazandı, başarılı oldu ancak bir diktatördü' dedi. Alçı'nın bu sözlerine karşılık gazeteciler Altan Öymen ve Enver Aysever sert tepki verdi düzeltmesini ve özür dilemesini istediler. Dilemedi ve tartışma haftaya kaldı.
Alçı'nın bu saçmalığı izleyicilerden büyük tepki çekerken, cumhuriyet savcılığı hakkında soruşturma başlattı. Nazlı Ilıcak, Abdülazizi övdü durdu.
Sevgili okurlar her şey ortada. Hayal falan görmüyorsunuz. İktidardan beslenen bu hanım gazeteci, bilinçli olarak bu sözleri sarfetmiştir. Bizleri bu tür tartışmalara alıştırmak ve sevgili Ata'mızdan soğutmak istiyorlar. İsmet Paşa'dan sonra sıra Atatürk düşmanlığına geldi. Ne günler yaşıyoruz değil mi? Åžaşırmayın, sizler uyudukça ve uyutuldukça başımıza daha neler gelecek kim bilir?
Gazeteci Yazar Hüseyin Özalp 'Ergenekon'da Atatürk' adlı yeni kitabında eski ABD Büyükelçisi Eric Edelman'ın 'Atatürk bugün yaşasaydı yargılanırdı' sözlerine de dikkat çekmesi ve önsözde yazması, Alçı'nın boş konuşmadığının göstergesidir.
Alçı, bugün tüm bunları konuşabiliyorsa unutmasın cumhuriyete ve devrimlere borçludur. Atamız diktatör olsa idi padişahlığı, halifeliği devam ettirir, Osmanlı,nın mirasını daim kılardı. Alçı'nın amacı, ikinci cumhuriyetçilerle birlikte bu ülkenin temel değeri cumhuriyetimizi yıkmaktır. Yerine emperyalistlerle iş birliği yaparak ılımlı İslam cumhuriyetini kurulmasına yardımcı olmasıdır. Avucunu yalar.
Gelelim CHP içindeki CHPli olmayan Hüseyin Aygün Bey'e. Zaman Gazetesi,ndeki söylemi hoş olmamış. O da saçmalamış. Tarihi çarpıtarak konuşan bu zat, o günkü koşulları sanki bilmiyormuş gibi ezbere konuşuyor. Söylediği şu : 'Dersim isyanı yokmuş. Sonradan icat edilmiş. Ordu harekât yapınca insanlar kendini korumak için silahlanmış. Atatürk, Dersim,de yapılan katliamdan haberdarmış. Atatürk cani bir diktatörmüş.
Efendim, ağzı olan konuşuyor. O günkü şartlarda cumhuriyete yapılan saldırılara ve Dersim İsyanı Fransızların Hatay'ı kaybettikten sonra kışkırtması sonucu çıkmıştır. Åžeyh Sait İsyanı da İngilizlerin kışkırtması üzerine çıkmıştır. Atatürk ne yapsın? Müsaade mi etseydi? Arşivleri açsınlar, baksınlar. Tamam, o zaman yaşın yanında kuru da yandı. Üzgünüz diyorlar zaten. Kılıçdaroğlu söyledi, arşivleri açalım dedi. Hükümet niye açmıyor arşivleri? Açıklasınlar kamuoyu bilgilensin. Aygün'ün sözleri Atatürk'ü zalim ve diktatör göstermekle prim yapıyorsa, bu politika AKP'ye yarar. AKP,li milletvekilleri bile Atatürk'e bu kadar alçakça saldırmıyorlar. Ayıptır ve bu ayıpta CHP'den şimdiye kadar Aygün'e ciddi uyarı gelmediği için de parti yönetimine aittir. Başbakan ve AKP çok şanslı diye de düşünebilirsiniz. CHP gibi bir muhalefet partisi varoldukça iktidarları daha uzun ömürlü olur.
CHP milletvekilleri Muhammet Çakmak, Sezin Tanrıkulu ve Hüseyin Aygün AKP'ye çalışıyorlar. Cemaatlerin ve ikinci cumhuriyetçilerin adamları faal olarak CHP'de cirit atıyorlar. Åžahin Mengü ve Onur Öymen gibi değerleri kapı dışarı ederse daha çok yara alacaktır bu parti. Yeni CHP söylemi, Kılıçdaroğlu'na ve ekibine her türlü düşüncenin, akımın, tüzük ve program dışı davranışların serbestçe ifade edilmesini mi çağrıştırıyor? Yoksa parti disiplini diye bir işlemin parti de bir işe mi yaramadığından Kılıçdaroğlu ekibi askıya mı aldı?
Sevgili okurlar, Cumhuriyet kurulalı 88 yıl, Atamız öleli 73 yıl oldu. Aradan 100, 200, 300 yıl geçmedi. Aziz Nesin'in dediği gibi, ülkemizde aptallık oranı da belli. Lakin ülkemizde Atatürk'ü gören, konuşan, tanıyan zat-ı muhteremler halen yaşıyor. Yazar-Mimar Aydın Boysan gibi değerli aydın adamımız, Atatürk'ün kim olduğunu Nagehan Alçı Hanım,a ve Hüseyin Aygün Efendi,ye anlatsın.
TV,lerde açık oturuma davet etsinler de ağızlarının payını versin. Tarihteki diktatörlerin ve soykırımcıların kim olduğunu öğretsin. Aydın Boysan'ın kitaplarını okuyorum. Tv,lerde ve gazetelerdeki röportajlarını takip ediyorum. Cumhuriyeti, Devrimleri ve Atatürk'ün kişiliğini öve öve bitiremiyor. Ömrüne bereket Sayın Boysan.
17 Kasım günü ise Dolmabahçe'de TBMM, Saltanatı anacak. Cumhuriyet döneminde ilk kez anma yapılacak olması ve tarih olarak da Abdülmecit'e atfen 150. ölüm yıldönümü, diktatör özentiliğinin boyutunu gösteriyor. Diktatörlük Osmanlı Dönemi,nde vardı. Cumhuriyetle yıkıldı, gitti. Ruhuna fatiha.
Benim bir merakım da şu: Sayın Alçı'ya ve Aygün'e saltanatı anma davetiyesi gitti mi? Diktatörlüğü ve diktatörleri orada görürler belki!
