Yıllardır paylaşım sitelerinde paylaşılan bir fotoğraf var. Fotoğrafta 2000 senesindeki kareyle, 2009 senesindeki kare kıyaslanıyor. 2000 senesindeki fotoğrafta, dönemin başbakanı, Amerikan Başkanı'nın karşısında el pençe vaziyette duruyor, 2009 senesindeki fotoğrafta ise tam tersine benzer bir kare var...
Sözde aradaki farkı görüyor musunuz deniyordu...
Ben de sizler için bir fotoğraf değil, bir fotoğraf albümü hazırladım... Bakmak isterseniz buyurun diyeceğim fakat saatlerinizi alacak, o yüzden birkaç tanesini gösteriyorum.
14 Ocak 2000 tarihinde gerçekleşmiş bir hadise. Tayyip Erdoğan, Avustralya'nın SBS Radyosu'nda katıldığı programda Abdullah Öcalan için iki kez “Sayın Öcalan” ifadesinde bulunuyor.
Amerika, “sözde demokrasi” için Irak'a girerken, Iraklıları katletmek için bölgeye giden Amerikan askerleri için "Irak'ta savaşan kahraman Amerikan askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua ediyorum." R. Tayyip Erdoğan (Mart 2003 Washington Post ve Wall Street Journal gazetelerine verdiği demeçte.)
“Türkiye'de Kürt sorunu vardır. Bunu Türkiyelilik kavramıyla çözmeliyiz. Türkiyeli kimliği her vatandaşın üst kimliği olmalı, Türk kavramı da alt kimlik olarak değerlendirilmelidir. İsteyen isterse yine ben Türküm derse desin.” (Diyarbakır'da halka yaptığı konuşmada alt üst kimlik tartışmasıyla Türk kimliğini de Ermeni, Rum, Kürt gibi alt kimlik olarak gösteriyor.)
“PKK'nın cenaze töreninde bayrağını açması da, F-16'ların alçaktan uçuş yapması da yanlış. İki tarafında yaptığı yanlış” (PKK terör örgütü ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni aynı kefeye koyuyor, kendince her iki tarafa da eşit yaklaşıyor.)
“Askerlik yan gelip yatma yeri değil” ( Åžehit yakınlarına.)
PKK ateşkes kararı verince: “Biz de, durduk yerde onlara operasyon yapmayız” (PKK'yı muhatap alıyor ve ateşkes kararlarına jest yaparak karşılık veriyor.)
En son kareyse çok taze; 1937 yılında Atatürk, Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmenin komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü şehit edildi. Devamında gelişen olaylarla beraber 56 askerimiz daha şehit oldu. Tabi bu duruma kayıtsız kalmayan o zamanki hükümet, bölgedeki isyancıların hepsine gerekeni yaptı. Dersim'de öldürülen isyancılar için Başbakan Tayyip Erdoğan, özür diledi.
Bu kareleri daha da uzatabilirdim fakat bu kareler ne sayfalara sığar ne de kitaplara...
Ya, insan çıkar da bir kez olsun bu milletin hayrına bir şey der ya da yapar. Her defasında da mı ülkemize düşmanlık besleyenlere taviz verilir ya da bu ülkenin evlatlarına hayvan muamelesi yapılır.
Åžehit ailesine çıkıp askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyorsun, askerliği OGS(Otomatik Geçiş Sistemi)'ye bağlayıp, parayı veren düdüğü çalar diyorsun. Paran yoksa da babalar gibi gider askerliğini yapar, şehit düşersin diyorsun...
33 tane kaçakçıyı cezalandırdığı için Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın adını karalıyorsun. Birilerini yüreklendiriyorsun.
Tam bu gergin süreçte bir de kalkmış, isyancılardan özür diliyorsun. Seyit Rıza için “hikâyesi, yürek burkucu” diyorsun. Bu Seyit Rıza ve ekibi, benim, 100'e yakın askerimi şehit edenler ve torunları göğsünü gere gere gezerken, sen onlardan özür diliyorsun. Ama doğru, sende alışık olunan bir durum artık bu. Amerikan askerleri için hayır dualarını eksik etmeyen insandan ne beklersin, ya da terör örgütünü muhatap alıp ateşkes ilan ettiğinde “biz de durduk yerde onlara operasyon yapmayız” diyebilecek biri için bunlar çok olağandır.
Bunların hepsi birer süreçtir ve Başbakan'ın tabiri ile “Sayın Apo”ya kadar vardırılacaktır. Apo'dan da özür dilenecek, bu güne kadar seni gereksiz yere hapishanede tuttuğumuz için özür dileriz, varsa yapabileceğimiz bir şey emrindeyiz denecektir!
Taviz veren hep biz oluyoruz. PKK'lı çıkıp Atatürk heykeline pisler, Türk Bayrağı'nı yakar bir şey olmaz, bir vatandaşımız da çıkıp BDP binasına Türk Bayrağı asar, cezalardan ceza beğen denir.
Åžimdilerde ağızda var bir türkü:
Dersim'i bombalayan, devlet değil, CHP.
PKK'yla masaya oturan, AKP değil, devlet.
İşine geldiği şekilde evir çevir kullan...
Açılım saçmalığıyla terörü, tekrardan coşturduğun için birilerinden özür dilemeyecek misin peki?
Göreve geldiğinde neredeyse sıfıra indirgenmiş fakat gelişinle beraber şehit edilen yüzlerce Mehmetçiğin özrünü kim dileyecek?
Singeç Köprüsü'nde şehit düşen 33 askerimiz için kim özür dileyecek?
Yeteri kadar parası olmadığı için uzun dönem askerlik yaparken şehit düşen Mehmetçiklerimiz için kim özür dileyecek?
İnsaf...
