16 EYLÜL 2026 12:48
Güncelleme: 16 EYLÜL 2026 14:17
TES-İŞ’TEN AKBELEN DAVASI ÖNCESİ İŞÇİ VURGUSU
Sıradaki haber yükleniyor...
Erçelik, açıklamasında maden ve santrallerde çalışan işçilerin istihdamının korunması gerektiğini belirterek, üretimin devamının bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çekti.
Fatih Erçelik, Milas’tan Ankara’ya ekmeğini madenden ve santralden kazanan binlerce işçinin sesini duyurmak amacıyla geldiklerini ifade etti. Akbelen ve çevresindeki taşınmazlarla ilgili acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın duruşmasının yapılacağını belirten Erçelik, yargı kararına ve hukuki sürece saygı duyduklarını söyledi.
Açıklamasında işçilerin işini, aşını ve geleceğini savunduklarını dile getiren Erçelik, alınacak kararın sonuçlarını doğrudan yaşayacak kesimin işçiler olduğunu kaydetti.
“Yaklaşık 3 bin 100 kişi doğrudan çalışıyor”
Yeniköy ve Kemerköy maden ve santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan çalıştığını belirten Erçelik, bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte bu üretimden geçimini sağlayan binlerce kişinin daha bulunduğunu ifade etti.
Bu rakamların her birinin bir işçi, bir aile, bir ev ve bir gelecek anlamına geldiğini söyleyen Erçelik, Soma’da santralin kapanmasının ardından yaşananlara dikkat çekti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlu’nun birkaç gün önce yaptığı “Santraller çalışmazsa Soma için felaket olur” açıklamasını da hatırlatan Erçelik, aynı tablonun Milas’ta yaşanmaması için açıklama yaptıklarını belirtti.
“Maden durursa santral de durur”
Maden ve santrallerin birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Erçelik, “Maden durursa santral de durur” ifadelerini kullandı. Santralin ihtiyacı olan kömürün bu havzada bulunduğunu belirten Erçelik, üretimin devamının maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlı olduğunu söyledi.
Üretimin durması halinde ilk bedeli işçilerin ödeyeceğini belirten Erçelik, bunun ardından esnaf, nakliyeciler, bakım firmaları, yerel tedarikçiler ve bölgenin tamamının etkileneceğini ifade etti.
Bölgede 40 yıldır madencilik yapıldığını dile getiren Erçelik, bu süreç içerisinde madenciliğin bölgenin çalışma hayatının ve ekonomik düzeninin bir parçası haline geldiğini söyledi.
“İşimize, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz”
Milas ve çevresinde geniş bir kesimin işin, üretimin ve istihdamın devam etmesini istediğini belirten Erçelik, yaşanan sürecin yalnızca maden işçilerinin sorunu olmadığını ifade etti.
Zeytinin, toprağın ve emeğin değerini bildiklerini söyleyen Erçelik, kimseyle karşı karşıya gelmek istemediklerini belirterek, işçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge açısından ağır sonuçlar doğuracağını savundu.
Erçelik açıklamasını, “Biz çalışmak istiyoruz. Biz üretmek istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini kendi memleketimizde kurmak istiyoruz. İşimize, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” sözleriyle tamamladı.