Basından Seçkiler

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Basından Seçkiler
Abone ol
Basından Seçkiler

Yaklaşık altı yıldır yerel gazetelerde köşe yazısı yazmayaçabalıyorum. Ülkenin eğitim-kültür sorunlarını, eğitim tarihinin özgünkazanımlarını, çevre sorunlarını, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde yaşananpolitik süreçleri, demokrasi, insan hak ve özgürlüklerini yani insandan vedoğadan yana olan her şeye akıl ve bilimin verdiği doğrular çerçevesinde köşemdeyer vermeye, yorumlamaya çalışıyorum. Zaman zaman olumlu ve olumsuz geri dönütlerde alıyorum. Bundan sonraki haftalarda bu geri dönütleri okurlarlapaylaşacağım. Bu hafta yazımı farklı gazetelerdeki köşe yazarlarına yer vererekoluşturmak istedim.

XXX

7-8 Haziran 2012 tarihleri arasında Hürriyet Gazetesi yazarıSedat Ergin köşesinde ülkenin eğitim sorunlarını değerlendiren yazılaryayımladı. Ergin, yazısında ERG (Eğitimde Reform Girişimi)'nin hazırladığı birraporun saptamalarını:“Türkiye'nin bütüncül bir eğitim stratejisinin eksikliğiyaşamsal önemdedir... 4+4+4 yasasının hazırlanma sürecinin güvenilir bilimseltemellere ve yeterli hazırlığa dayandırılmaması önümüzdeki süreçlerde önemlisıkıntılar üretecektir... Yasa ile kurgulanan sistemin maliyetinin nitelikartışını da içerecek şekilde bakanlık bütçesinin tamamına ya da daha fazlasınadenk geleceğinin hesaplanmasıdır.” yer vermektedir. Ergin yazısında böyle birkaynak var mı? diye soruyor. Kaynağın belirsizliğinin, yetersizliğinin altınıçizerek eğitim harcamalarının azalmasının eğitim niteliğini olumsuzetkileyebileceği saptamasını yapıyor. 2009 yılında eğitim harcamalarınıngayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki oranı yüzde 3.2 den yüzde 3.8'eçıktığını, bu oranın 2010 ve 2011'de aynı kaldığı,  2012 yılının bütçesindeki başlangıçödeneğinde bu oranın yüzde 3.7'ye düştüğü, 2013 ödenek teklifinde yüzde 3.7'de kaldığı,  2014 yılı ödenek teklifinde ise yüzde 3.6'yaindiği ifade ediliyor.  OECD ülkelerindeise bu oran genel olarak yüzde 5 düzeyinde öngörülüyor. Bu oranların düşmesiylezaten düşük olan eğitim niteliğinin daha gerilere düşeceği değerlendirmesi öneçıkıyor. Sedat Ergin, rapora dayanarak okulöncesi eğitime erişimdeki büyüksıçramanın bir duraklama dönemine girdiğini belirterek 4+4+4 geçilirkenokulöncesi eğitimin zorunlu eğitimin dışında bırakılmış olmasının çok büyük biryanlışlık olduğu vurgusunu yapıyor.  ERGRaporu, ilkokul çağına gelen çocukların okullaşma oranı 2010-11 döneminde yüzde98.41 iken, bu oranın 2011-12 döneminde 98.67'ye ulaştığını, önümüzdeki yılTürkiye'nin bu oranda yüzde 99'u yakalayabileceğini ifade ediyor. Ortaöğretimdeise 2010-11 döneminde yüzde 66.07 olan okullaşma oranı 2011-12'de sınırlı birartışla 67.37'ye çıktığı belirtilmektedir. ERG raporu, örgün eğitimde lisetürlerinin ağırlıklarıyla ilgili önemli değişikliklerin yaşanmakta olduğuna daişaret ediyor. Genel liselere devam eden öğrencilerin toplam içindekiağırlığında 2010-11 ile 2011-12 dönemleri arasında yüzde 29'dan yüzde 25'edüşme olduğunu, mesleki ve teknik eğitimin ağırlığının ise yüzde 46.3'ten 48'egeldiği saptamasını yapmaktadır. Bu artışın İmam Hatip Lisesi (İHL) kaynaklı olduğunubelirten rapor İHL'ne devam eden öğrencilerin geçen yıl yüzde 5.9 olan toplamiçindeki oranının bu yıl yüzde 7'ye yükseldiğini ifade etmektedir.  Bu okullarda 1996-97 döneminde 180 bin 372olan öğrenci sayısı, daha sonra düzenli bir düşüş göstererek 2002-03 döneminde64 bine kadar indiğini belirtilerek İHL'nin öğrenci sayısı AK Parti döneminde2002-03 döneminde 64 bin 534 öğrenciyle yüzde 2.6 olan payı, 2011-12 döneminde268 bin 245 öğrenciyle yüzde 7'ye çıkmış olduğunu belirten   Ergin: “Katsayı uygulamasının kaldırılması ve yeni yasada imam hatiplerin ortabölümlerinin açılmasıyla birlikte bu oranın önümüzdeki yıllarda yukarı doğrutırmanma seyrini kuvvetlenerek sürdüreceğini tahmin edebiliriz. Bu durumdaeğitim sistemi içinde biri din ağırlıklı olmak üzere ikili bir yapının iyiceyerleşeceğini söylemek bir hata olmaz.” saptamasını yapmaktadır.

XXX

Milliyet Gazetesi ekonomi yazarı Güngör Uras 2 Temmuz 2012tarihinde köşesinde “Bu eğitimle kişi başı 12 bin dolar çizgisini zoraşarız...” başlıklı yazısında ilginç-öğretici bir yazı  yayımladı. Uras, eğitim,  4+4+4 yasası, İmam Hatip okulları sayısını arttırılması,  okullarda din eğitiminin yaygınlaştırılmasınıtemel alarak   “...Çocukları mollalaraemanet etmekte ısrarcı olursak, belki “Öbür Dünya” işini çözeriz ama, “BuDünya”da kişi başı milli geliri 12 bin doların üzerine zor çıkarırız, ülkenininsanlarına “Bu Dünya”yı zindan ederiz. Eğitimi Arapça dil bilgisine, Kuran'ıKerim öğretisine, beş vakit namaza bağlarsak, gençlerimizi “Öbür Dünya”ya iyihazırlarız ama, çocuklarımız ve gençlerimiz, “Bu Dünya”nın dışına itilmiş olur.“Öbür Dünya”, “Bu Dünya”nın alternatifi değildir. Evet, insanlar din ve inançözgürlüğüne sahip olmalıdır. Evet, iyi Müslüman Kuran'ı Kerim'deki buyruklarıbilmelidir, dininin icaplarını yerine getirmelidir. Ne var ki, iyi Müslüman1400 yıl önceki yaşam kalıpları içinde kalamaz. Kalır ise ülkesinde sosyal veekonomik yapı, 1400 yıl önceki çizginin üzerine çıkamaz.” uyarılarınıyapmaktadır. Uras, Dünyada sosyal, ekonomik ve politik koşulların her gün değiştiğini,değişimin ardında bilim, teknoloji ve araştırmanın,  tüm bunların arkasında da temel eğitiminolduğunu önemle belirterek üretmek için eğitimin gerekli olduğu vurgusunuyapıyor. Uras ayrıca, iyi bir Müslüman, kendi yaşamının, ailesinin yaşamının,ülkesinin yaşamının başkalarınınkinden daha kötü olmasını isteyemez diyerek,  üretmenin “Katma Değer” yaratmak olduğunun belirterek sosyal ve ekonomik yaşamıngöstergesinin kişi başına düşen  “MilliGelir Rakamı” olduğunu önemle belirtiyor. Uras bu rakamın -+ülkede kişi başına bir yılda yaratılan katma değerigösterdiğini ifade ederek bilimden, teknolojiden, araştırma ve geliştirmedenyoksun ülkeler, en fazla 10 bin - 12 bin dolar kişi başı milli gelir rakamınaulaşabilir. Bu rakamın üzerine çıkamazlar saptamasını yapıyor ve kimsenin buülke insanını 10 bin dolarlık yaşam çizgisi içine hapsedemeyeceğinisöyleyerek  “... Kişi başı üretimi-geliri10 bin-12 bin doların üzerine çıkaracak çocuklarımızı, gençlerimizi yetiştirmekiçin çağdaş eğitim kurumlarını oluşturmak ve işletmek zorundayız. SayınBüyüklerim. Özgür düşünce olmadan, insan haklarının ve hukukun egemenliğisağlanmadan, bilim ve teknolojiyi geliştiremeyiz. Kendi bilim ve teknolojimizolmadan ithal bilim ve teknoloji ile gelebileceğimiz nokta işte bunoktadır.  Sayın Büyüklerim;  bu 4+4+4 sisteminde yetişen çocuklarımız vegençlerimiz, bırakınız bilim ve teknolojide öne çıkmayı, yurt dışından bilim veteknolojiyi ithal etmeyi bile beceremezler. Sayın Büyüklerim; “Dinsiz olalım,çocuklarımıza dinimizi öğretmeyelim” diyen yok. Anlatılmak istenen şu:Çocuklarımızı 5 yaşından itibaren ağırlıklı olarak din eğitimine tabi tutar,onları kutsal kitabın buyrukları içine hapsedersek, hem onlar hem bu ülkeçağdaş dünyanın dışında kalır. Yok olur. Çünkü çağdaş dünya, bilime veteknolojiye dayalı devamlı bir değişim ve gelişim içinde. Bu gelişmenintemelinde ise özgür düşünce, insan hakları, hukuk, demokrasi var” diyerekyazısında önemli saptamalar yapmaktadır.

XXX

5 Temmuz 2012 tarihli Sabah gazetesinde Åžeref Oğuz'un  “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” başlıklı biryazısı yayımlandı. Oğuz, Kamu-Sen'in yayınladığı bir rapora dayanarak Haziran2012'ye dair son araştırma sonuçlarını veriyordu. Rapora göre 4 kişilik aileninaçlık sınırını 1.040 lira 22 kuruş, yoksulluk sınırını da 2.787 lira 95 kuruşolarak veriliyor. Oğuz,  açlık sınırını “4kişilik ailenin insan onuruna yaraşır yaşaması için gereken aylık gıdaharcaması” olarak tanımlıyor. Sadece gıda giderlerini içeren rakamların üzerinekira, ulaşım, yakacak, aydınlatma, su, giyim, eğitim, telefon, kültür gibitemel ihtiyaçları da eklenirse 2.787 lira 95 kuruşluk yoksulluk sınırınavarılabiliyor.

 Bu rakamlarTürkiye'nin açlar ve yoksullar ülkesi olduğunu göstermiyor mu? Hedef dahamutlu, insanca yaşayan, çağdaş eğitimden geçmiş bireylerin yaşadığı bir Türkiyeyaratmak değil mi? Siyaset kurumunun görevi ürettiği projelerle bu sonuçları sağlamakdeğil mi?


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Gürpınar'ın Mutlu GünüÖnceki Haber

Gürpınar'ın Mutlu Günü

İshalli Hastalıkları Önleme ve Ağızdan Sıvı Tedavisi HaftasıSonraki Haber

İshalli Hastalıkları Önleme ve Ağızdan S...

Yorum Yazın