
Bir Sızıntı Hikayesi
Onun adı: Julian Assange. Assange, daha çocukken bilgisayarprogramcılığına merak sardı, bilgisayar korsanlığını öğrenmeye başladı. 20yaşındayken Avustralya polisi evine bir baskın yaptı. Nedeni, bir hackergrubuyla birlikte Avustralya,daki üniversitelerin ve derneklerin güvenlikşifrelerini kırmasıydı. Suçlu bulundu ve “aynı suçu işlemeyeceğine” taahhütverdi, serbest kaldı.
Assange, yıllar içinde bir yandan gazetecilik yapıyor, diğeryandan da bilgisayar programcılığında kendini geliştiriyordu. Bedavatarayıcılardan arama motorlarına kadar birçok program yazdı. Ama onu dünyaWikileaks(Sızıntı) ile tanıdı. Wikileaks iki kelimenin birleşimindenoluşuyordu. “What i know is” (bildiğim) sözcüklerinin baş harflerindentüretilen “wiki” ve İngilizcede “sızıntılar” anlamına gelen “leaks”sözcüklerinin buluşmasıydı. Tarih 28 Kasım 2010. “Biz hükümetleri açarız”sloganını şiar edinen Wikileaks, tüm dünyada deprem etkisi yaratacak bombasınıpatlattı. 251 bin 287 adet ABD Dışişleri Bakanlığı,na ait yazışma, o geceWikileaks,te yayınlanmaya başladı. Bu yayınların yayınlanması, dünya için artıkhiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ilan ediyordu. 28 Aralık 1966,dan 28Åžubat 2010,a kadar olan bir tarih aralığında yapılan yazışmalar, “süper güç”ABD,nin yatak odası sırlarıydı. Bu belgeler arasında, Ankara Büyükelçiliği, 7bin 918 kriptoyla Washington,dan sonra ikinci sıradaydı. O gece tüm dünyadaWikileaks fırtınası esiyordu. Sitede yayınlanan belgelerde yer alan iddialarhükümetleri değiştirecek cinstendi. Bu sebeple birçok devlet, kendisi ileilgili belgeleri sınırlamaya çalıştı. Örneğin İngiltere gibi.
Belgelerin yayınlanmasının ardından, Türkiye,de merkez medyaadeta üç maymunu oynadı. Sosyal medya olmasaydı, belki de halk belgelerdeyazanlardan hiç haberi olmayacaktı. Bunun sebebi malum. Amerikalı diplomatlarAkp,li politikacılar hakkında o kadar ağır ithamlarda bulunuyordu ki, hükümetkorkusu yaşayan medya bu iddiaları yayınlamaktan imtina ediyordu. Yandaşmedyadan söz etmiyoruz bile. Oda Tv bu duyarsızlık karşısında açıklamalardabulunuyordu. Merkez medyası, bütün gece boyunca yayınlanan belgelerde iktidarailişkin rahatsız edici ifadeleri nasıl devreden çıkarırız diye çalıştı. Sonundakomik duruma düştü. Ama Beyaz Saray kabul etti. Açıklamada Hillary Clinton,gizli belgelerin yayınlanmasını kınadı. Ulusal çıkarların tehlikeye gireceğinedikkat çeken Clinton, küresel anlamda da tedirginliğini bildirdi. “Amerikanhalkına ve dostlarımıza şunu söylemek istiyorum. Biz bu belgeleri çalanlarayönelik olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Bu açıklama sonrası, ertesi gün yani 29 Kasım günüTürkiye,de tüm gazetelerin birinci sayfasında Wikileaks vardı. 30 Kasım günügazetelerin birinci sayfası yine Wikileaks,e ayrıldı. İktidara yakın medyanıncımbızlamaları devam ederken, merkez medya daha cesur davranıyordu.
Büyükelçi Eric Edelman 20 Ocak 2004 tarihinde Washington,agönderdiği kriptoda, izleyen günlerde ABD,ye resmi ziyarette bulunacak olanBaşbakan Erdoğan,la ilgili bazı ipuçlarını da veriyordu. Peki, Wikileaksbelgelerinde geçen ve Erdoğan,ı kızdıran iddia, yani İsviçre bankalarındakigizli hesabı olmak, ne anlama geliyordu? İsviçre dünyanın en zenginülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bankalardaki gizli hesaplarda 2trilyon doların bulunduğu biliniyor. CHP Milletvekili Atilla Kart,ın yaptığıaçıklamaya göre de bunun 60 milyar doları aşan kısmı Türklere ait. Peki, nedenİsviçre bankaları tercih ediliyor? Çünkü toplam 385 bankanın faaliyetgösterdiği İsviçre Bankacılık Sistemi, gizlilik ilkesi üzerine kurulmuşdurumda.
İşte bu durum vergi kaçakçılığı konusunda İsviçre bankalarınıuygun yol haline getiriyor. Soru şu: Bir kişinin İsviçre bankalarında hesabınınolup olmadığını öğrenmek mümkün mü? Evet mümkün.
Bir devlet İsviçre,ye resmi yollardan müracaat ederek birkişinin hesabını öğrenmeyi talep edebiliyor. Hesabını öğrenmeyi düşündüğükişinin paralarını illegal yollarla elde ettiğini iddia ederse, konu İsviçremahkemelerine taşınabiliyor. Sızıntı 1. Bölüm Sayfa 60 Barış Pehlivan-BarışTerkoğlu
Sevgili okurlar, bundan sonra yorumları sizlere bırakıyorum.İddialar yenilir yutulur cinsten değil. Gerçi o dönemde yalanlamalar yapıldı.Siz buna yürekten inanıyor musunuz? 60 milyar dolarlık gizli hesapta herkesinyanı sıra tüyü bitmemiş çocuğun da, huzurevlerinde yardıma muhtaçyaşlılarımızın da hakkı olsa gerek diye de düşünüyorum. Sızıntılar “sızımsızım” sızlatıyor! Artık testi çatladı, su sızmaya devam ediyor. Merak etmeyinelbet su doğru yolu bulacaktır. Umudunuzu yitirmeyin.





























Yorum Yazın