
GELENEKLERİMİZE SAYGISIZILIK!
Datça'da, Can Yücel'in mezarının üzerindeki mermerlerinkırıldığını ve mezarlıkta şarap içildiğini basından öğrenince çok üzüldüm.
Çünkü bu tasvip edilemeyecek üzücü olay, basın yayınorganlarında geniş bir şekilde yer aldı. Gerek ünlü şair Can Yücel'in mezartaşlarının kırılması, gerekse sanki bunu protesto etmek amacıyla, mübarekRamazan ayında mezarı başında şarap içerek, bunu bir eğlenceye dönüştürülmesiyadırganmıştır.
Çoğunluğu Müslüman olan Yüce Türk Milletinin geleneklerinde, ölen kişilere, onların cansızvücutlarının bulunduğu mezarlıklara ve dini inanışlara saygı göstermek , bunuda yanlış eylem yapmamak vardır.
Sadece Türkiye'de ve İslam aleminde değil, diğer dinlerinyaşandığı yerlerde de mezarlıklar ve mezarlar kutsal yerler olarak kabul edilir.
Basın yayın organlarında, Datça'da, ünlü şair Can Yücel'inmezarının üzerindeki mermerlerin kırıldığını, bir gurup insanın da sanki bu hareketi kınamak için, mezarlığa şarapgötürüp orada içtiklerini okuyunca, gerçekten üzülmemek mümkün değil. Bu olaytasvip edilebilecek bir olay değildir.
Akıl ve mantık sahibi olan milletimizin tüm bireylerinin,her iki davranışı ve eylemi de kabul etmesi veya hoş karşılaması mümkündeğildir.
Ölen kişi, hangi meslekte, mevkide, hangi dinde ve siyasidüşüncede bulunursa bulunsun, Allah'ın yaratmış olduğu bu kişi, yine Allah'ıntespit ettiği ömür sürecini tamamlayarak bu Dünya'dan öbür Dünya'ya göçmüş bir kişidir.
O kişinin mezarınakarşı yapılan saldırı günahtır ve kesinlikle tasvip edilebilecek bir davranışda olamaz.
Kaldı ki, mezarının mermerleri ve taşları kırılan tahripolmuş kişi, ülkemizin yetiştirdiği ünlü bir şairdir. Bu kişi de, hem yaşamınönemli bir bölümünü geçirdiği ve öldükten sonra da Cennet yurt köşesi Datça'yı seçmiştir.
O nedenle, bunu yapan hem o kişinin manevi şahsiyetine hemde o ülkede yaşayan tüm insanlara karşı saygısızlık etmiş demektir.
Onun için de, ünlü şair ve Datça'nın hemşehrisi olan CanYücel'in mezarını tahrip edenleri de, mezarı başında mübarek Ramazan ayındaşarap içerek sanki ona bağlılıklarını gösterenleri de milletimizin büyük bir bölümünün duygularınatercüman olduğumu düşünerek ayıplıyorum. Geleneklerine ve manevi duygulara önemveren milletimizin büyük bir çoğunluğu gibi.
Datça'nın insanlarını çağdaş ve aydın görüşlü insanlarolarak bilirim.
Böyle bir olayın, ne bu güzel ilçemizde, ne de bir turizmkenti durumundaki Muğla ilinde meydana gelmesini düşünmek bile istemiyorum.
Mezarın kırılması ve tahrip edilmesi, nasıl cahilce veyobazca işlenmiş bir olay ise, mübarek Ramazan ayında toplumun diniinanışlarıyla alay edercesine yapılmış olmasını da aynı derecede bir cehaletolduğunu düşünüyorum.
Eğer bu ülkede yaşıyorsak, o ülkede yaşayan tüm insanlarındeğer yargılarına da saygı göstermek zorundayız. Bunu unutmamalıyız!..
Milletimizin değer yargılarına göre de, mezar taşlarınıkırmak ve tahrip etmek de, bu mübarek Ramazan ayında mezarlıkta şarap alemiyapmak da, doğru değildir. Kimse de bunları tasvip etmemektedir.






























Yorum Yazın