
İnsanın Beyni, Eli ve Güzellikler...
Hayvanlar, insanlardan farklı olarak hep aynı tür işleri yaparlar, arılar hep aynı biçimde petek yaparlar ve onun içini balla doldururlar. Örümcekler binlerce yıldan bu yana hep aynı biçimde ağ örmüşlerdir, insiyakidir. Bir sanat özelliği yoktur.
İnsanların yaptığı işler öyle midir ya? Hep değişkendir. Basitten mükemmelliğe doğru bir gidiş vardır. Bu binlerce yıldan beri sürüp gelmiştir, sürüp gidecektir.
Bir düşünür şöyle der: 'İnsan yapacağı eseri ilk olarak kafasında yaratır, sonra da onu elleriyle yaratır.' İyi bir belediye başkanı için de öyle söylenir. O şehri önce kafasında yaratır, sonra onu inşa eder. Bir mimar, bir mühendis için de öyle değil midir?
Bu insana has bir özelliktir. Bu yoktan var ediştir. İnsanın beyni, elleri mükemmelliği yaratır. Bugün hayranlıkla izlediğimiz heykeller, resimler, güzel şehirler, kasabalar, caddeler insanoğlunun yaratıcılığının eseridir.
Kuşadası Davutlar'a gittiniz mi? Doğanın sunduğu güzellik beyinle, elin birleşimi ile öyle kaynaşmış, öyle bir güzellik sunuyor ki hayran kalmamak elde değil...
Ben bunca belediyecilik deneyimime dayanarak söylüyorum ki seçimle gelenlere şehirlerimiz, kasabalarımız güzelleştirilemez. Marmaris sahilleri, seçimle gelmişler zamanında gecekondularla doldurulmuş, sahilin güzelliği yitirilmiştir. Sonradan pislik yuvası temizlenmiş, şehir şehre benzemiştir. Åžehir halkının beğeni düzeyi yükseltilirse eğer beyin, el, doğanın güzelliği birleştirilirse sahillerimiz harika olur.
Ama heykel düşmanlarıyla bu kesinlikle olmaz!..
El ve beyin özgürlüğü yaratıcılığın ön koşuludur.




























Yorum Yazın