
TOPRAÄžIN ÇOCUKLARI
Tarih 19 Ekim 2010 idi. İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) tarafından 3 yıldır düzenlenen ve birçok sanatçı, bilim adamı, yazar vedüşünürü vatandaşlarla, üniversite kamuoyu ile buluşturan “Düşün Toplantıları” 2010_2011dönemi başlıyordu. Yürütme Kurulu olarak ilk toplantıda Türkiye'deki veyurtdışındaki film festivallerinde birçok ödül alan "Takva" adlıfilmin gösterimi ve yönetmen ile oyuncularıyla söyleşi kararı almıştık. Film sonrası Sabancı Kültür Merkezi sahnesindekisöyleşiye başrol oyuncuları Erkan Can, Feridun Koç, yönetmen Özer Kızıltan vesenarist Naim Önder Çakar katılıyor, salondaki katılımcıların sorularıyla “TürkSineması ve Takva filmi” ülkenin toplumsal yapısı, tarikatlar eksenindeirdelenerek tartışılıyordu. Akşam yemeğinde ekranlarda sevgi ile izlediğimizSayın Erkan Can ile yan yanaydık. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) GenelBaşkanı olarak son on yılda yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlattım.Çıkarmakta olduğumuz “Yeniden İmece” dergisini kendilerine takdim ettim. Can;babasının Arifiye Köy Enstitüsü çıkışlı olduğunu, önümüzdeki yaz KöyEnstitülüler ile ilgili bir sinema filmi çekeceklerini müjdeledi. İletişimiçinde olalım dileklerimizle yemekten sonra dostça ayrılmıştık.
10 Ağustos 2011 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde SeldaGüneysu'nun bizleri çok mutlu eden bir haberi vardı. Sayın Erkan Can ve ekibihepimizin yıllardır beklediği Köy Enstitüleri konulu sinema filminin çekiminiHasanoğlan'da başlatmıştı. Filmin adı da “Toprağın Çocukları” idi. Filmin adıile enstitü veya köylülerin o zamanlarda dediği gibi “enüstü” tanımı ileörtüşmüştü. Erkan Can gazeteye film ile ilgili yaptığı açıklamada “Gençarkadaşlar, bana böyle bir senaryo ile geldiler. Benim babam da Köy Enstitülü...Arifiye Köy Enstitüsü'nden mezun. Babamın bilmediği yoktu. İğne yapmaktan tutunda ağaç aşılamaya, hayvanları otlatmaya değin. Yani Köy Enstitülerin'nin görevisadece okuma-yazma öğretmek değildi. Köylüyü kalkındırmaktı. Onların, Hasan-AliYücel'in, İsmail Hakkı Tonguç ve diğerlerinin hedefi... Köylü milletin efendisiolacaktı! O nedenle biz böyle bir film çekmeyi sorumluluk kabul ettik.Boynumuzun borcu dedik” diyerek film yapma gerekçesini açıklıyordu. Tüm tılsımson cümlede ifade edilen “Boynumuzun borcu dedik” cümlesinde. Bunuhissedebilmek, algılayabilmek ve gereğini yapabilmek... Sayın Can ve ekibi bunuyapıyordu. YKKED İmecesi de işte 2001 yılında böyle doğdu. Köy Enstitülülerinçocukları, torunları, düşünsel yakınları böyle bir borcu ödemek için yan yanageldiler. YKKED; ülke çapında 20 şubede örgütlenerek Köy Enstitülerifelsefesini, kazanımlarını konferanslarla, sempozyumlarla, panellerle,kitaplarla, belgesellerle, sergilerle günümüze taşıma uğraşısını tıpkı SayınCan gibi “boynumuzun borcudur” diyerek emek veriyor.
“Toprağın Çocukları”filmi tüm enstitü mekânları gibi Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nün yıkıma terkedilmiş yerleşkesinde çekiliyor. 1940'lı yıllarda Hasanoğlan Köy Enstitüsü tümenstitülerden gelen öğrencilerin imecesi ile yapılmış, bozkırda sanatı, felsefeyi,üretimi ve birey olma erdemini tanıklık etmiş mekânlardır, bir kültürelmirastır. Hasanoğlan deyince usumuzda Yücel, Tonguç, Rauf İnan, Hürrem Arman,Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Âşık Veysel, Ruhi Su, Sabahattin Ali, Mualla Eyüboğlu, Macar SiliUsta ve pek çok güzel insan gelir. Yapılan açıklamalara göre film kapatılmasüreçlerini beyaz perdeye taşıyor. 2012'de gösterime girecek olan film uzunyıllardan beri bir ilki gerçekleştiriyor. Filmin önemi; hasıraltı edilen,beyinlerde yasaklanan Cumhuriyetin ilerici-aydınlanmacı eğitim projesinigündeme alması, zinciri kırmasıdır. Åžimdiye değin Can Dündar, Ahmet Soner,Prof. Dr. Oğuz Makal ve Anadolu Üniversitesi Sinema TV Bölümü belgesellerleenstitüleri anlatmıştı. Åžimdi de “Toprağın Çocukları” ile yarım kalmış bir mucize, ülkemizin dünyaeğitbilim zenginliğine armağan ettiği bir aydınlık eğitim-kültür projesi beyazperde aracılığıyla kendi insanlarıyla buluşacak. Neleri kaybettiğimizi tekrar tartışacağız.
Filmde başrolleriErkan Can, Åžebnem Dönmez, Bahtiyar Engin, Suzan Kardeş, Müge Boz, Türkü Turan,Ufuk Bayraktar, Ezgi Mola, Serdal Genç, Bertan Dirikolu ve Menderes Samancılarrol alıyor. Filmin yönetmeni Ali Adnan Özer filmde rol alan oyuncularınhepsinin gönüllü olduğunu, filmden tek kuruş gelir beklemediklerini önemlebelirtiyordu. Erkan Can yaptığı açıklamalarda bugün enstitülere olanihtiyacımızın her zamankinden daha fazla olduğunu söyleyerek “Eğer bugüngerçekten Köy Enstitülerini yeniden canlandırmak adına girişimlerde bulunulsa,inanın canı gönülden destek vermeye hazırım” diyerek enstitü gerçeğini tekrargündeme taşıyordu.
Köy Enstitüleri; Eğitmen Kursları, Köy Öğretmen Okuludeneyimleri sonunda 17 Nisan 1940 yılında TBMM'de çıkarılan 3803 Nolu yasaylahayata geçmiş bir Cumhuriyet projesiydi. 1947 yılına geldiğinde eşitlikçi birşekilde ülkenin her bir köşesinde 21 ışıktı, aydınlanma ocağıydı. Parasız,yatılı, karma eğitim yapan, erkek öğrencilerine marangozluk, demircilik,yapıcılık, kız öğrencilere dokumacılık, dikiş, ev ekonomisi, tarım-mutfakişleri gibi beceriler kazandıran kurumlardı. Eğitim dizgemize zorunlu çalgı eğitimi ve halk oyunlarını katan kültürmerkezleriydi. Enstitüler aynı zamanda iş okulu, kültür okulu, müzik okulu,spor okulu ve çevresiyle bütünleşen toplumsal sorumluluk duyan okullardı. KöyEnstitüleri; üreten kurumlardı. Kendi enstitülerini kuran, imeceyle diğerenstitülerin kuruluşuna katkı sağlayan eğitim kurumlarıydılar. Köy Enstitüleri;hiçbir zaman geride kalan eğitim kurumları değildir. Sanat, demokrasi veöğrenci merkezli kazanımlarıyla aşılamayan eğitim-kültür kurumlarıdır. Düşünsel tembellik nedeniyle veya karşıtlık nedeniylesüreci okuyamamak, anlayamamak büyük bir eksikliktir. Köy Enstitüleri ülkeningeçmişindeki yarındır. Enstitüleri yeniden anlayarak günümüzdeki karşılığınaramak ülkemiz ilericilerinin boynunun borcudur. Bugün öğrenci emekleriyleyapılan enstitü mekânları yıkılmak üzeredir. Ege'nin eğitim yuvası Ortaklar KöyEnstitüsü-Ortaklar İlköğretmen Okulu olarak 1944_1974 yılları arasında köyçocuklarına kucak açmış mekânlar yıkılmak üzere ve özel kurumlara, amaç dışıkullanıma sunulmak üzeredir. Filmin yankısıyla bir duyarlılık üretmeyi ve bu mekânlarasahip çıkmayı tüm okurlardan talep ediyorum...
Toprağın Çocuklarıfilmini merakla beklerken, Erkan Can ve arkadaşlarına bizlere tekrar enstitügerçeğini anımsattıkları için bu satırlardan dostluklarımızı, sevgilerimiziiletiyorum. Yaşamlarıyla, duruşlarıyla, yurtseverlikleriyle, çalışkanlıklarıyla,aydınlık Türkiye coşkularıyla onur duyduğumuz tüm enstitülü büyüklerimizeanılarına saygıyla...






























Yorum Yazın