Geçen hafta yeğenim Mert Mutlu’nun doğum gününü kutlamak için Ahmet Necati Özdemir Parkı’na ailece gittik. Gitmez olaydım. Güzelim park, beton yığını haline getirilmiş ve betona yenik düşmüş. Akşam akşam asaplarım bozuldu. İşletmeci Soner’e, “Bu ne kardeşim? Bu park geçen seneye kadar yeşil ve toprak zemindi. Parkın içine etmişsiniz, çim nerede? Toprak nerede? Ağaçlar betona gömülmüş, kim buna izin verdi?” diye hesap sordum. Soner Bey, işi biraz abarttıklarını kabul ederek “Abi tamam hatamız var ama bu boşluklar belediye tarafından çimlendirilince işler yoluna girecek” dediyse de ben ikna olmadım. Bir defa bu park, 2900 metrekare olup, 2100 metrekaresi betonla kaplanmış. Geri kalan 800 metrekaresi yer yer çimlense bile park olmaktan çıkmış. Aksine tam tersi olmalıydı. Yani 2100 metrekaresi yeşil alan olmalıydı. Dünyada ve ülkemizde birçok park gezdim ve gördüm, böylesine bir ucube park görmedim. Yazık olmuş güzelim parka. Ayrıca toprağı bol olsun diyeceğim ama diyemeyeceğim (toprak kalmamış) rahmetli Ahmet Necati Özdemir Amcamızın adına yakışmamış. Yine de ruhu şad olsun diyelim. Yeşili ve doğayı çok seven, vizyon sahibi bir belediye başkanıydı. Onun adına da çok üzüldüm.
Toprak ve çim saha çocukların enerjisini alır ve mutluluk verir. Tüm parklarda toprağa ve çime en az ağaçlar kadar önem verilir. Bizim belediyenin mimarı, mühendisi ve teknik kadrosu ne iş yapar? Anlayamıyorum. Burada eminim bir ihmal var. Teknik olarak elinizde kadro yoksa, hizmet satın alabilirsiniz. Bir şehir plancısı ve peyzaj mimarından yararlanabilirsiniz. Sonra burası düğün ve cemiyet etkinlikleri içinde hoş olmamış. Ne o öyle, orta yerde iki tane yuvarlak beton yığını? Etrafına çirkin görüntü veren, görüntü kirliliği yaratan beton blokları? Tam bir rezalet. İnönü Parkı buradan daha güzel. Umarım burayı da bozmazlar. Diğer parklarımızda bir elden geçirilerek, yeniden düzenleme yapılmalıdır. Ahmet Necati Özdemir Parkı’nda da belediyemiz, yapılan hatanın farkına varmalı ve en kısa sürede yeniden eski haline getirmelidir. Büyük Şehir bahanesiyle birçok şey aksıyor, es geçiliyor. Ancak Yatağan’ın birçok sorunu var. Bunları önümüzdeki günlerde değineceğim. Halkımız her şeyin en iyisine layıktır. Sıcak geçen bu günlerde akşamları serin serin oturacağı yerde betonun sıcaklığını istemez, sulanmış çim ve ıslanmış güzelim toprak kokusunu ister. Yetkilileri uyarıyoruz. Ahmet Necati Özdemir Parkı’na lütfen bir el atınız.
Not: Şeker Bayramınızı kutlarım. Nice nice bayramlar dilerim.
Toprak ve çim saha çocukların enerjisini alır ve mutluluk verir. Tüm parklarda toprağa ve çime en az ağaçlar kadar önem verilir. Bizim belediyenin mimarı, mühendisi ve teknik kadrosu ne iş yapar? Anlayamıyorum. Burada eminim bir ihmal var. Teknik olarak elinizde kadro yoksa, hizmet satın alabilirsiniz. Bir şehir plancısı ve peyzaj mimarından yararlanabilirsiniz. Sonra burası düğün ve cemiyet etkinlikleri içinde hoş olmamış. Ne o öyle, orta yerde iki tane yuvarlak beton yığını? Etrafına çirkin görüntü veren, görüntü kirliliği yaratan beton blokları? Tam bir rezalet. İnönü Parkı buradan daha güzel. Umarım burayı da bozmazlar. Diğer parklarımızda bir elden geçirilerek, yeniden düzenleme yapılmalıdır. Ahmet Necati Özdemir Parkı’nda da belediyemiz, yapılan hatanın farkına varmalı ve en kısa sürede yeniden eski haline getirmelidir. Büyük Şehir bahanesiyle birçok şey aksıyor, es geçiliyor. Ancak Yatağan’ın birçok sorunu var. Bunları önümüzdeki günlerde değineceğim. Halkımız her şeyin en iyisine layıktır. Sıcak geçen bu günlerde akşamları serin serin oturacağı yerde betonun sıcaklığını istemez, sulanmış çim ve ıslanmış güzelim toprak kokusunu ister. Yetkilileri uyarıyoruz. Ahmet Necati Özdemir Parkı’na lütfen bir el atınız.
Not: Şeker Bayramınızı kutlarım. Nice nice bayramlar dilerim.



























