Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), 2003 yılından bu yana her 17 Nisan’daki Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümünde, ülkemizin aydınlanma, çağdaşlaşma hareketine yapıtlarıyla, yaşamıyla, duruşuyla, emeğiyle katkı sağlamış aydın, yazar ve sanatçılara “Aydınlanma Onur Ödülü” veriyor. YKKED, bu ödülü sırasıyla ülkemizin yüz akı aydın ve sanatçılarından, Vedat Günyol, Engin Tonguç, İlhan Selçuk, Halit Çelenk, Türkan Saylan, Cengiz Bektaş, Genco Erkal, Yaşar Kemal Hıfzı Topuz, Doğan Hızlan ve son olarak Ataol Behramoğlu’na verdi. YKKED, 17 Nisan 2015 tarihinde de Eskişehir Anadolu Üniversitesi rektörlüğü sonrası Anadolu bozkırında bir kentin değişimini ve dönüşümünü emeğiyle üreten Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e YKKED-2015 Aydınlanma Onur Ödülü verecek.
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, 1937 yılında Eskişehir’de dünyaya geldiği yıllarda Cumhuriyetin aydınlık kadroları da Eskişehir Çifteler’de köyün içten canlandırılmasına yönelik bir projeyi, tasarımı hayata geçirmeye hazırlanıyordu. Büyükerşen, Eskişehir Atatürk Lisesi'nde okur ve sonra 1962'de Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin ilk mezunlarından olur. Akademideki öğrencilik yıllarında “Oda Tiyatrosu” ve “Belediye Tiyatrosu” kuruluş çalışmaları içinde yer alır. 1966 yılında doktorasını tamamlar, 1968 yılında doçent, 1973 yılında profesör olur. 1976 yılında da mezun olduğu akademinin başkanlığına, 1982'de de Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne getirilir. 1987'de aynı üniversiteye ikinci kez rektör olarak atanır ve ayrıca iki dönem Radyo Televizyon Yüksek Kurulu başkanlığını yürütür. Türkiye'nin ilk Sinema ve Televizyon Okulu'nun ve pek çok fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma ve uygulama merkezi ve vakfın kuruluş süreçlerini gerçekleştirir. Büyükerşen Hoca, Anadolu Üniversitesi rektörü iken dünyada tek olan “Açık Öğretim Fakültesi”nin kurulmasında, Anadolu’dan bir üniversite ışığının yerelden ulusala ve evrensele yol almasında hayata, insana, sanata, kente bakışıyla örnek bir öğretim üyesi olarak çok değerli katkılar yapar. Eskişehir’in Anadolu Üniversitesi imecesini yaratan rektörü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı, aydın ve sanatçı duyarlılığıyla kentin şeklini, toplumsallığını dönüştüren bir akademisyen algısını emekle hep öne çıkarır.
Büyükerşen Hoca, araştırmacı, üretici, ilerici ve Cumhuriyetçi kimliğiyle Eskişehir’i, “özenli bir kent” uygarlığına kavuşturmak ve çağdaşlaştırmak doğrultusunda siyasi yaşamda yer aldı. 18 Nisan 1999 ve 29 Mart 2004 seçimlerinde oylarını artırarak, daha çok sevgi, güven toplayarak seçimleri kazandı. Son seçim sonrası “Eskişehir gerçekten ışığını pırıl pırıl orta Anadolu’nun bozkırında aydınlatan bir şehir olarak daima gurur kaynağı oluyor” şeklindeki ifadeleriyle Türkiye’nin aydınlık geleceğine inanmış tüm yurttaşlarının gururu, sevinci olmuştur ve olmaktadır. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Anadolu aydınlanması ve onun bir ışığı olan Köy Enstitüleri kurucuları gibi, eğitim modellerini merak eden bir bilim insanı olmanın yanı sıra, gazeteci ve sanatçı kimliğiyle, "sanatçının farkı yakalama arayışı"yla siyasette farklı olmayı seçti. Savaştan çıkan Avrupa ülkelerinde başarıldığı gibi bu ülkede de, halkın yararına, rantın çirkinleştirmesine tutsak edilmeyen kentlerin de olabileceğine inandı, yaşanmaz ve rant odağı haline getirilen kentlere inat, tüm ülkede örnek alınabilecek bir aydınlanmacı, bir ilerici bakışın hayata geçmesini sağladı.
Prof. Yılmaz Büyükerşen; ilk gençlik ve sonraki yıllarda Çifteler Köy Enstitüsünün ve diğer enstitülerin yarattığı toplumsal etkiyi yakından izleyen ve tanık olan bir aydındır. Kurucusu olduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığında üretilen “Eğitim Parkları” ve “Semt Eğitim Birimleri”ni “Çağdaş Halkevleri ve Köy Enstitüleri Modeli” diye tanımlayarak arayışlarını hep bu pencereden sürdürdü. İnsan, sanat, demokrasi merkezli Köy Enstitüleri kazanımlarını yeniden yorumlayarak ve onlardan esinlenerek Eskişehir’de “Senfoni Orkestrası, Şehir Tiyatroları” gibi sanat kurumlarını kurdu ve kongre merkezleri açtı. Düşüncelerini ve deneyimlerini sanat ve kültürle birleştirerek, Mustafa Kemal’in sözündeki gibi “yüksek uygarlığın merdiveninin, sanat" olabileceği düşüncesini Eskişehir’de uygulamaya kattı. Eskişehir köylerine ve pek çok yerleşim merkezinde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal’in 100. Doğum Yılı nedeniyle imzasını taşıdığı Mustafa Kemal büstleri armağan imecesi unutulmayacak duyarlılıkları taşımaktadır.
Gençlerin ve halkın yaşamının, kültür, sanat, bilgi ile mutluluğa açılabilmesi için, sadece rektörlük dönemlerinde üniversitelere açtığı bölümlerle ya da “halkçı” bir imar anlayışıyla kenti geliştirmesi değil, sayısız müze, Porsuk nehri ve çevre düzenlemesi, denizi olmayan kentte yapay plaj, bilim deney merkezi, uzay evi, bilim, sanat, kültürün iç içe geçtiği yüzlerce dönümlük parklar, Eskişehir sokaklarını süsleyen heykeller, her gün gerçekleşen kültürel etkinlikler ile çağdaş bir kent yarattı ve Türkiye'nin ilk “Balmumu Heykel Müzesi”ni açtı. Anıtkabir müzesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün bire bir boyutlardaki balmumu heykelini yaparak Cumhuriyetimizin kurucusunu başarıyla ölümsüzleştirdi. Hocanın 78 yıllık insan, sanat ve kent merkezli emeği, çalışmaları ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda ödüle de layık görüldü.
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Köy Enstitüleri gibi Eskişehir’de tüm Anadolu’ya örnek olacak “Aydınlanma Meşalesi”ni yakarak, bilime, sanata, gençlerin geleceğine Hasan-Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguc gibi yeni sayfalar açan, aralayan bir ilerici… Eskişehir’in toplumsal yaşamını “Cumhuriyet Bilinci”yle düzenleyerek gerçek bir ‘Aydınlanma Kenti’ haline dönüştürdü. Büyükerşen Hoca, Köy Enstitüleri kültürel mirasının günümüzdeki takipçisi Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin Eskişehir şubesinin kuruluşuna, “Çifteler İmecesi”nin kültürel kazanımlarının gün ışığına çıkarılması çabalarına destek vererek aydınlanma düşüncesinin yüreklerde ve beyinlerde içselleştirilmesi çalışmalarına çok değerli katkılar yaptı.
YKKED Genel Merkezi Büyükerşen Hoca’ya verdiği ödül gerekçesinin sonunda “ …Sizin düşünce ve uygulamalarınız ile "Aydınlanma Işığı Sönmeyecek" diyen ve Köy Enstitüleri anlayışını, felsefesini 21 şubesi ile günümüze taşımak için çalışmalarını sürdüren derneğimizin düşünceleri örtüşerek yol arkadaşlığına dönüştü. Bu nedenle Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği 2015 Aydınlanma Onur Ödülünü, Köy Enstitülerinin 75. kuruluş yıldönümünde ülkemizin aydınlık geleceğine duyduğumuz güvenle, inançla Balçova Belediyesi ile birlikte size vermeyi kararlaştırmıştır. YKKED-2015 Aydınlanma Onur Ödülünü 17 Nisan 2015 günü Saat 14.00’de İzmir’de Ekonomi Üniversitesi Konferans Salonunda ödülü size vermekten onur duyacağız.” denilerek Büyükerşen Hoca’yı İzmir’e davet etmiştir. Büyükerşen Hoca’ya ödülün verileceği etkinlik sonrası “Zeynep Oral, Evin İlyasoğlu, Engin Tonguç, Prof. Dr. Ahmet İnam ve Mustafa Balbay” ın katılacağı panelde de “Türkiye, 75. Yılında Köy Enstitüleri ve 2015 yılında ülkenin eğitim-kültür sorunları” konuşulacak.
Aydınlığın egemen olduğu bir Türkiye dileği ile…






















