Sabahattin Önkibar’ın son kitabından yaptığı özeleştiriyi okudunuz. Geçen haftanın devamı olan ‘’İşte İslamın ve Türklüğün Katilleri’’ adlı kitabının, 225. Sayfasındaki alttaki alıntısını okuyunca davası kalmayan MHPlilerin durumunu göreceksiniz. Sabahattin Önkibar’ın bu kitabını, başta Ülkücüler, MHPye gönül vermiş partililer, Devrimciler, İslami kesimdeki gençler ve anti –emperyalist herkes mutlaka okumalıdır. Genç kuşakların ders alacağı bir kitap yazdığı için yazarı kutluyorum. Nihal Atsız – Alparslan Türkeş kapışması, Alparslan Türkeş kime ‘’Mason olayım ‘’dedi, Musa’nın Bozkurtları ve Ülkücüleri hadımlaştırma projesi … Hepsi bu kitapta… Alın okuyun bilgilenin…. 12 Yıldır hep Akp’yi arada kendi partim CHP’yi acımazsızca eleştirdim. MHPnin eleştirisini ise satır aralarında CHP ile birlikte beceriksiz muhalefeti sürdürdükleri için yaptım. Şimdi ülkücü bir yazarın kitabından alıntıyla yapmak daha kolay gelse de , durum tespitini bizlerden daha iyi yapacağının bilinciyle , duayen yazar Sabahattin Önkibar’ın alıntısını okuyalım:
İŞTE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN KATİLLERİ
Bahçeli, Türkeş gibi hareketin inşacısı yani mazisi değildir. Dolayısıyla MHP kitlesinin ona boyun eğmesinin tek izahı, ahde vefa şu bu değil çıkara dayalı korkudur. Evet, artık ne MHP ne de ülkücülerin hiçbir davası kalmamıştır! Kalsaydı ya da davası olsaydı Bahçeli gibi birini sırtından yüz kere atardı. MHP artık dava ambalajıyla parsa toplayan, siyaset ve hamaset işportacılarının adresidir. Yanlışları ve doğrularıyla Ülkü Ocakları denilen milli gençlik örgütü Bahçeli’nin özel koruma taburuna dönüştürülüp etkisiz hale getirilirken MHP kamuoyu buna sessiz kalıyorsa bu iş bitmiştir. Türkiye bugün adeta 1914-1922 dönemini yeniden yaşarken milliyetçi kamuoyu Halide Edipler’in yaptığını yapamıyor ve kurtuluş mitingleri düzenlemiyorsa geçmişler ola!
Maalesef Devlet Bahçeli’nin varlığı böyle bir silkinişin önünde settir. Gezi direnişini hatırlayın, Bahçeli’nin Tayyip’ten ne farkı vardı? Sadece orada değil Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında bile Bahçeli yine saklanmış ve hatta örtülü olarak o rezilliğe omuz vermişti. Evet, Türk ordusu emperyalist bir operasyonla iğdiş edilirken MHP bu operasyona örtülü olarak destek vermiştir.
Katil ya da katiller milliyetçiliği kullanıp türlü rantlar elde edenlerdir. Tayyip Erdoğan’a dolgu malzemesi olanlardır. Kürt açılımı ihanetinde Tayyip ve Dersimli Kemal’le beraber işbirliği içinde olanlardır. ABD’ye laf edemeyip NATO’nun emrine girenlerdir. Yeni Turan ideali Avrasya, diyemeyenlerdir. Türkiye yıkıma giderken ülkücü potansiyeli etkisizleştirip cemaatlere itenlerdir. Devlet Bahçeli gibi misyonu belli olan birini sırtından atamayanlardır. Milliyetçilikten geçinmeyi milliyetçilik diye satanlardır. Milliyetçiliği çağdaş normlarla sentezleyip modele dönüştüremeyenlerdir. Milliyetçiliğin amentüsü antiemperyalist olmaktır. Bağımsızlığı şiar edinen Atatürk işte bundan dolayı en büyük Türk milliyetçisidir. Peki, AKP ve Tayyip’i Türkiye’nin başına bela edip Abdullah Gül’ü Çankaya’ya taşıyan ve Erdoğan’a bir şey olursa Türkiye batar diyen Devlet Bahçeli gibi biri hiç Atatürk’ün izcisi olabilir mi ve milliyetçi diye tanımlanabilir mi?
Nasıl İslam’ı dincilerden kurtarmak gerçek Müslümanlığın ve gerçek imanın ön şartı ise milliyetçiliği Bahçeli ve ekibinin elinden almak da milli bir ibadet ve vecibedir. S.Ö.
Kaynak Yayınevi’nin basımı olan bu kitabı, herkesin okuması gerekir diye düşünüyorum. Tavsiye ediyorum. İyi okumalar efendim…
Not: Yeni bir yıla daha giriyoruz. Yeni Yılda da bol bol kitap okuyalım. Kitapların çok okunması dileğiyle tüm okurların yeni yılını kutlarım… Kitaplar gibi ömrünüz uzun olsun…






















