Bir yılda 52 hafta var. Her hafta ülkemizde bir etkinlik , bir kutlama veya bir anma için dernekler, kurum ve kuruluşlar bir araya gelirler. Halkla beraber unutulmasın, her sene hatırlansın diyerekten etkinliği devam ettirirler. Tabi olarak o kadar çok etkinliğimiz var ki ; hatta bir hafta içersinde çeşitli bir çok etkinlik yapılıyor. Adlarını burada yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Sonunda yeni çiçeği burnunda bir etkinliğimiz , CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun önerisiyle ‘’Milli Hırsızlar Haftası ‘’ adıyla ülke gündemine girmiş oldu.Ne diyelim? ’’Başımıza demek ki bunlarda mı gelecekti? ‘’ demek biraz garibime gitse de olan bitene artık şaşırmıyoruz. En çok zoruma giden, hırsızın ‘’Milli ‘’ olması. Ne demek milli arkadaş ? Hırsızın da millisi, gayri millisi mi olur kardeş ? Hırsız, hırsızdır…
Bu ülkede yaşamak , malum zor olsa da aynı zamanda eğlenceli. Siyasetçiler ayrı bir alem ,halkımız ayrı bir alem. Vatandaş, soyulduğunu bile bile ‘’adamlar çalıyor ama çalışıyor ‘’ diyerekten gidip oyunu akebe ‘ye veriyor. Aslında çalıştıkları yok. Sıcak parayla ekonomiyi yönetiyorlar. Kriz kapıda. Sürekli ötelenen ve ertelenen dış borçlar, bir gün hükümeti düşürecek. Toplumda iyi yönetiyoruz algısıyla kitlelere şırınga edilen yalan söylemler her an patlayabilir. Erken seçimin gündeme alınması şişen balonun patlama korkusudur. Talan, yalan ve çalan bol. İktidar , en çok halk hareketinden korkuyor. Gezi örneği bunun bir göstergesidir. Akp, bu ülkede ne var ne yoksa hepsinin altını üstüne getirerek bütün Cumhuriyet döneminin kazanımlarını yok etti. Hırsızlık bile alıştırılmaya çalışılıyor. Maşallah ne güzel çalışma sistemi kurmuşlar, halk soyulduğunun farkını varıyor ama nereye oy vereceğini bilmiyor. Muhalefete güven olmadığı için akp iktidara devam…. soyulmaya devam…. Bari muhalefete güvenin yoksa sandık başına gitme. Herkes ayni tavrı gösterirse bu ülkede çok şey değişir.
17 -25 Aralık , Hırsız Haftası olarak gelecek sene kutlanır mı bilemem ama bildiğim bir şey var,Halkın vicdanında bu işi yapanlar aklanmadı. Adı sözde ak olan parti artık karaların partisidir. Adalet duygusu kesinlikle hepimiz için geçerli olmalıdır. Bu ülkede Menderes döneminden başlayan daha sonra Demirel, Çiller, Özal, Yılmaz’a kadar devam eden dönemde kimden doğru dürüst hesap soruldu ? Hepsi unutuldu, unutturuldu. Bunların dönemi de aynı olur merak etmeyin. Yapanın yanında kar kalıyor. Bu sistem değişmedikçe hırsızlık, yolsuzlukta bitmeyecek. Geleceğimizi çalanlar, kendi evlatlarının da geleceğinin çalındığının farkına varmıyorlar. Ülkemizin hem kaynakları hem de zamanı çalınıyor. Yazıklar olsun. Umarım gelecekte tüm bu olumsuzluklar bir gün biter. Umudumuzu kaybetmeyelim.
NOT : Baro seçimini kazanan Avukat Cumhur Uzun ve yönetim kurulunu tebrik eder, başarılar dilerim..



























