Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Mail: kemal.kocabas@deu.edu.tr

HÜRRİYET DÜĞÜNÜ

 Aksu Köy Enstitüsü çıkışlı eğitimci, yazar Pakize Türkoğlu'nun “Kızlar da Yanmaz-Kısa Süren Hasat”  kitaplarını okuyorum. Antalya-Gazipaşa  Toros yaylalarının Yörükleri 1940'lı yıllarda Cumhuriyet Bayramına  “Hürriyet Düğünü”  adını vermişler. Ne güzel yakışmış.  Doğa, çiçekler,  ağaçlar, gökyüzü, hayvanlar, börtü-böceler  göçerlerin, Yörüklerin  yaşamlarının en önemli paydaşlarıdır. O nedenle  özgürlüklerine düşkün insanlardır. Cumhuriyet ile ilgili algılamaları da o anlamda anlamlı ve değerli.
İki haftadır Cumhuriyet ve Mustafa Kemal ile ilgili yazı yazmayı planlıyordum. Olayların durulmasını, daha akli selim bir ortamda yazmayı tasarladım. 29 Ekim 2012 günü  Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılan halka “gaz sıkan-coplayan ”  görüntüler, aynı gün ülkenin çoğu köşesinde Atatürk Anıtına çelenk koymak isteyen kuruluşların engellenmesi  fotoğrafları korkunçtu.  Bu görüntüler kabul edilemez. Neden böyle oluyor?  Cumhuriyetin 89. Yılında Cumhuriyet ve Mustafa Kemal ile ilgili siyasal iktidarın  bir perdeleme  yaptığı, bu kutlamalardan rahatsız olduğu çok açık… Bilinçaltı bilinç üstüne mi çıkıyor? Doğru mu? rasyonel mi? Kesinlikle hayır. Bir ülkenin kurucusu ve Cumhuriyet yasaklanabilir mi?  Asla…
Cumhuriyet nedir? Ben nasıl algılıyorum? diye kendime tekrar sordum:  “Cumhuriyet;  Akıl ve bilimdir.  Özgür, demokratik, bağımsız bir  Türkiye'nin adıdır. Kadın haklarıdır.  Aydınlanma düşüncesidir. Yurttaş, birey olma kavgasıdır. Laik, demokratik, bilimsel eğitimin adıdır.  Eğitim hakkıdır. Öğretim Birliği Yasasıdır… Laikliktir, din ve vicdan özgürlüğüdür. Tam bağımsızlıktır. Cumhuriyet Köy Enstitüleridir… Cumhuriyet özgür insan olmak, anti-emperyalizm demektir. Cumhuriyet, Ulusal Kurtuluş Savaşıdır, Mustafa Kemal'dir… “ Bu saptamalar daha da çoğaltılabilir. Bunlar Cumhuriyetin temel değerleridir, kazanımlarıdır.  Tüm bunlar daha demokratik  bir topluma giden yol hazırlıkları değil midir?  Çok açıktır  ki “Mustafa Kemal Türkiye'dir”. Cumhuriyet ve Mustafa Kemal'i birbirinden  ayrı düşünmek olası değildir.
Bu değerler üzerinden 2012 fotoğraflarıyla sorular soralım. 2012 Türkiye'sinde  tüm kurumlarda akıl ve bilim egemen mi? Eğitim hakkını devlet sağlıyor mu? Öğretim Birliği Yasası uygulanıyor mu? Özgür ve nitelikli bir eğitim var mı? Yargı  siyasal iktidardan bağımsız mı?  Üniversiteler özerk mi? Özgür basın var mı? Laiklik ilkesi geçerli mi? Kadın hakları tam anlamıyla var mı? Bilimsel ve laik bir eğitim var mı? Kamucu mu? Piyasacı mı? Ülkede özgür bir tartışma ortamı var mı? Bu soruların yanıtlarını 2012 yılının son aylarında hepimizin düşünmesi gerekli.
Son yıllarda neler oluyor? Birtakım iktidar yanlısı basın, küresel desteklerle  Mustafa Kemal'i ve Cumhuriyeti “Otoriter, darbeci, insan hakları karşıtı, tek tipçi vb.”olarak niteleyerek ülkenin kuruluş felsefesinin içini boşaltmayı çalışıyor. Özellikle medya aracılığıyla Mustafa Kemal'i ve Cumhuriyeti değersizleştirmek için yoğun, sistematik gayretler  olduğu çok açık. Yukarıdaki haksız Cumhuriyet tanımlamaları  doğru mu? Kesinlikle hayır? 29 Ekim günü Ankara Ulus'ta ve ülkenin her bir köşesindeki demokratik halk tepkisi “Artık yeter!” diyen  ortak vicdanın sesidir. Ülke insanı iktidar aracılığıyla Mustafa Kemal ve Cumhuriyet değerleri üzerine yapılan bu saldırılara artık itiraz etmektedir. Ülkede uygulanan politikalarla yaratılan tek tip toplum, parti devleti,  iktidara bağlı medya, yargı, üniversiteler ve yaşanan kadrolaşmayı, ülkenin dönüştürülmesine demokratik yollarla  hayır demektedirler. O anlamda bu kutlamalar meşru ve demokratiktir. 
1920'li yıllar… Bitmiş, tükenmiş bir Osmanlı'dan ve  haklı bir Ulusal Kurtuluş Savaşından sonra  saltanatı ve halifeliği kaldıran genç Cumhuriyetin hedefi şüphesiz ki daha demokratik bir toplumdur. Avrupa'da faşizmin egemen olduğu bir dönemde yapılan tüm devrimler “yurttaş-özgür insan ” kimliğini öne çıkarmayı hedefleyen atılımlardı. Genç Cumhuriyet, kadınlara seçme ve seçilme hakkını Avrupa ülkelerinden önce veren bir ülkedir. Ulusal Kurtuluş Savaşı gibi çok haklı bir savaştan çıkan bir ülke kazandığı özgüven ile devrimci atılımlarla 1946 yılına kadar çağdaşlaşma adına eğitimde, yargıda, sanatta, kültürde  çok önemli çalışmalara imza attı.  O nedenle 2012 yılından 1920-1930'lu yıllara bugünün  değerleriyle bakmak aldatıcı ve yanıltıcı. Çok kullanılan “Zamanın Ruhu” tanımı  burada çok önemli.
1946 sonrası ne oldu? Cumhuriyetin temel değerlerinden ödünlerin verilmeye başlandığı bir dönemin adıdır. 1946 sonrası genelde  ülke sağ politik kadrolar tarafından yönetildi. Türkiye sağ politik hareketi Cumhuriyeti içselleştiremedi.  Dini araçsallaştırmak gibi kolaycı bir yolu seçti hep. Din gibi tüm yurttaşları, hepimizi  hayatın her alanında, bayramlarda  birleştiren bir kurum  siyasetin malzemesi oldu ve özellikle Öğretim Birliği Yasası örselene örselene 2012 yılına geldik.
10 Kasım 2012 günü Ankara'da bu kez sağduyu egemen oldu. Yüz binler Cumhuriyetimizin  kurucusu Mustafa Kemal'i Anıt Kabir'de özgürce ziyaret  edebildiler. Yurttaşlar bu konuda ne denli sağduyulu olduklarını bir kez daha gösterdiler…Son günlerde yaşadıklarımız herkesin yeniden düşünme zamanıdır. Ülkede bizleri birleştiren değerler üzerinden “barış diline” duyulan acil gereksinmedir. Ülkeyi yönetenler bu ülkede 89 yıllık bir Cumhuriyet kuşağının  olduğunu unutmamalıdır.  “Cumhuriyet ve Mustafa Kemal” bu ülkenin  onurudur, belleğidir, vazgeçilmezidir. Bunu anlamalıdırlar… Bundan böyle halkın anıtlara çelenk koymasını yasaklayan tüm anti-demokratik genelgeler  de iptal edilmelidir.
Benim yaşamımdaki Cumhuriyet, parasız-yatılı okuldur.  İnsanlaşma ve özgürleşme yolculuğudur.  Benim yaşamımdaki Cumhuriyet, dedemin onurla yakasına taktığı Ulusal Kurtuluş  Savaşı madalyasıdır.  Şimdi görev 2023,  Cumhuriyetin 100. Yılına “Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal'i daha iyi anlayarak ve de demokrasiyle taçlandırarak” yürümektir. Tüm yurttaşların “Hürriyet Düğünlerini” kutluyorum…Mustafa Kemal'in aziz hatırasına saygıyla…
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar