Edebiyatımızın koca çınarını geçenlerde kaybettik. Tüm kitapseverlerin başı sağ olsun. Yaşar Kemal, gerçekten bizim için koca bir çınardı. Toprağı bol olsun. Onun için ne kadar övgü düzsek azdır. Eserlerinde hep barışı ve sevgiyi öne çıkarır. Okuyucuyu bazen bir sayfada kilitli tutarak düşünme fırsatı verir, bazen de sayfaların hızla çevrildiğinin farkına varamadan sevginin akıntısını sürüklenip gidersiniz. Bir ada serisini okuyanlar bilir; bir çakıl taşını, bir kuşu ve bir çiçeği iki üç sayfada anlatır. Sıkılmazsınız. Misal, Orhan Pamuk sıkar. Gerçi 5 yıldır eserlerini okumuyorum. Yaşar Kemal, akıcı ve kıvrak yazı diliyle yazdığı için rahat okunuyor.
Biz nedense hep değerli kişileri yitirdiğimizde kıymetini anlıyoruz. Kitapları ve eserleri bir anda ön plana çıkarak daha çok okunuyor. Geçmişte bir çok eserini okudum. İnce Memed serisi, Bir ada hikayesi serisi( Fırat Suyu Kan Akıyor,Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları,Çıplak Ada-Çıplak Deniz),Sarı Sıcak ve Çakırcalı Efe adlı kitaplarını okumuştum. Hepsi birbirinden güzel kitaplardı.
Geçen gün, Belediyemizin Kütüphanesine uğradım. Habibe Hanım vardı. Yaşar Kemal’in kitaplarını sordum? ’’Abi karşıda çoğu eseri var’’dedi. Hakikaten tüm eserleri orada tam tekmil duruyordu. İçinden okumadığım ‘’Hüyükteki Nar Ağacı’’ adlı eserini çektim,aldım. Severek iki günde okuyup bitirdim. Yaşar Kemal’in akıcı yazılarını özlemişim. Müthiş tat aldım. Siz de bu lezzeti tatmak istiyorsanız ya eserlerini satın alıp okuyun, ya da kütüphanemize giderek buradaki zengin kitap hazinesinden yararlanın. Çalışanlar size her konuda yardımcı oluyorlar. Bulamadığınız kitaplar için not alıyorlar, önerilerde bulunarak sizin iyi bir okuyucu olmanızı sağlıyorlar. Yatağanlı olarak buraya sahip çıkalım. Bol bol kitap okuyalım.
Hüyükteki Nar Ağacı, doğa-insan ilişkilerini anlatan bir roman. Kapitalizmin Çukurova’ya etkisini ve ırgatların çileli yaşamından kesitler sunan bir eser. Sıtmanın insanları nasıl canından bezdirdiğini de bu romanda okuyabilirsiniz. Tavsiyem alıp okumanızdır.
Yaşar Kemal’i 5 yıl önce İstanbul –Beşiktaş’ta Balık Pazarının olduğu yerde Muammer Özler Hocam’la gezerken görmüştük. Ağırbaşlı , kendinden emin, elleri paltosunun cebinde, dik adımlarla yürüyordu. Tam karşımızdan gelerek yanı başımızdan geçti gitti.’’Hocam gördün mü?Yaşar Kemal geçti’’dedim. ‘’Gördüm’’ dedi. Dünya gözüyle ikimiz de görmüştük. 92 yıl iyi dayandı. Sağlam bir bünyesi varmış. Işıklar içinde uyusun. Eserleri bize ışık oluyor. Onun da ışığı bol olsun diyelim. Kitaplarını alınız okuyunuz Efendim. Hepinize iyi okumalar….



























