Sevgili hemşerimiz Aylin Kayhan sayesinde tanıştığım yazar Meltem Kurtulan, ilk yazdığı ‘’İçimde Saklı’’ adlı romanını sağolsun adıma imzalayıp gönderdi. Bir ay önce 390 sayfalık bu güzel eseri keyifle okuyup bitirdim. Sıradaki kitap tanıtımlarının yoğunluğu yüzünden tanıtımını anca yapabiliyorum. Yazarın kendi başından geçen dokunaklı hayat hikayeleri cesurca yazılmış ve roman haline gelmiş. Elinizden bırakamayacağınız ailesinin hayat öyküleri, sizi Anadolu’nun zengin coğrafyasında 40 yılda yaşananları ve olan biten birçok olayı da gözler önüne seriyor. Ayrıca gelenek ve göreneklerinden de kesitler sunmuş. Okudukça etkileniyorsunuz ve kendi yaşamınızı da bir ölçüde sorguluyorsunuz. Romanlar genelde uzun olduğu için gençler de pek okumuyor. Nedense sıkılıyorlar. Bazılarını tenzih ederim, birçoğu kitap bile okumuyor. Kitap fuarlarındaki gözlemlerim ve istatistikler bu düşüncelerimi doğruluyor. Keşke yanılıyor olabilsem? Görebildiğim kadarıyla kısa öykü kitapları daha çok okunuyor. Zaten ‘’İçimde Saklı’’ adlı eser öykülerin derlemesinden oluşan bir roman. Ayrıca yazarımız yazmış olduğu birbirinden güzel şiirleriyle de kitabına renk katmış. Fuarda okunması için alınan kitapları kitaplıklarda süs olarak gördüğüm an çok üzülüyorum. Teknoloji ve bilim geliştikçe ülkemizde daha çok kitap okunması gerekirken durum tam tersi oluyor. İletişim çağında hayat daha hızlı aktığı için yeni çıkan her şey, her ürün, her bilgi ve her düşünce çok çabuk tüketiliyor. Daha haftasına varmadan da unutuluyor. Mendirek Yayınevi tarafından basımı yapılan bu güzel eseri mutlaka okuyunuz. İçimde Saklı adını da unutamazsınız ve her daim hatırlarsınız. Özellikle hukukçular okumalıdır. Kitabı bitirince önce ailemden ve yakın dostlarımdan hukukçu olanlara rehber bir kitap diye de tavsiyelerde bulundum. Sizler de ilk sayfasından itibaren okumaya başlarsanız eminim sıkılmadan ve büyük bir zevkle okuyacaksınız. Sürükleyici, akıcı ve sade bir dille yazıldığı içinde okunması gereken bir eser.
Aynı zamanda ödüllü mücevher tasarımcısı Meltem Kurtulan, romanında Anadolu’nun her köşesinde görev yapan (Babası Erdem) idealist bir savcı ve mesleğini çok seven (Annesi Sevim) bir öğretmenin herkesin örnek alabileceği etkileyici hayatını kaleme almış. (Melda)Meltem Kurtulan’ın anlattıkları gerçek kendi hayat hikayeleridir. Emeğine değen bu güzel romanı için Meltem Hanımı kutluyorum. Zevkle okudum. Kaleminize sağlık efendim. Okuru bol olması dileğiyle arka kapak yazısından alıntıyla tanıtımına devam edelim;
Savcı Erdem işi gereği kendisini türlü olaylar arasında buldukça, bedeni ve ruhu günlük hayatta başka insanların farkında bile olmadığı bu olaylardan ciddi şekilde etkilenmektedir. Ailesini mesleğinin dışında tutmaya ve hislerini dışarıya belli etmemeye gösterdiği çaba, onu giderek tıpkı annesi gibi, daha da içine kapanık biri haline getirir. Edindiği sonsuz tecrübe ile durmaksızın hayatı sorgular. Bunu yaparken bir yandan da aşkın gücünü öğrenmektedir.
Sevim, onun tek ve büyük aşkıdır. Sevda ise onların aşkının en güzel tanımı ve birlikte yaşanırken anlam bulan iki kişilik bir yolculuktur.
Sevda; Erdem ve Sevim’dir.
Aile kavramının, sevdikleri için yaptığı ve yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldıkları ile Erdem salt gerçekliği kabullenirken yine de yaşadıklarını kaderle birleştirmeye, yaptığı iç hesaplaşmalarda geçmiş ile bugün arasında bağlar kurmaya çalışmaktadır. Ancak atladığı bir şey vardır; aile fertleri de aslında onunla aynı durum ve hesaplaşma içindedir.



























