Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Turgay MUTLU

Turgay MUTLU

Mail: turgaymutlu48@hotmail.com

ÖYKÜ

 İnançlı birinin eline amcalarının mirasından çok mal, çok para geçti. Sağa sola saçmaya başladı. Gereksiz para harcamayı alışkanlık edindi. Sözün kısası günahtan, kötü şeylerden yapmadığı, içkilerden içmediği kalmadı.
Komşusu Bilge bu durumu düzeltmek için uğraş veriyordu. Bir kez ona öğüt yoluyla şöyle dedim:
- Çocuk, insanın geliri akarsuya, gideri de dönen değirmene benzer. Demek istedim ki çok harcama o kimseye özgüdür ki belirli geliri olur.
Belirli gelirin yoksa harcamanı az yap. Çünkü gemicilerin bir şarkısı vardır, derler ki: “eğer dağlara yağmur yağmazsa bir yıl içinde Dicle kurur, bir dere haline gelir.”
Çocuk, akıl ve edep içinde davran. Eğlenceyi, oyunu bırak. Çünkü mal bitince sıkıntı çekersin, pişman olursun.
Çocuk neyin, şarabın tadından sözümü dinlemedi. Hem de karşı çıktı:
- Şimdi var olan rahatımı ilerideki sıkıntıları düşünerek bozman akıl karı değil.
Amacına ulaşmış iyi bahtlı insanlar ileride darlığa düşeriz diye korkudan niçin sıkıntı çeksinler? Zevk et, yarın gelecek yıkım için bugünden acı çekilmez.
Yine çocuk dedi ki:
- Dediğin şeyleri ben nasıl yapabilirim ki cömertlik ve soyluluk meclisinin en yukarısında oturmuşum. İyilik ve inancımın şanım herkesin ağzına düşmüştür.
Her kim ki cömertlikle, iyilikle ünlendiyse parasının üstüne düğüm vurmak yakışmaz. İyilik adı ilde yayılınca her kapıyı kapamak, kimseye kapı açmamak olmaz.
Gördüm ki öğüdümü dinlemiyor. Sıcak nefesim onun soğuk demirini etkilemiyor, öğütten vazgeçtim. Ve onunla selamı, sabahı kestim. Esenlik köşesine çekildim.
Bilgeler:
- Sen üstüne düşeni yap, kabul etmezlerse sana ne, demişler.
Ben de öyle davrandım.
Dinlenilmeyeceğini bilsen bile yararı olan öğüt ver.
Çok geçmez ki öğüt dinlemeyen sersem kişinin iki ayağını bir pabuçta görürsün.
İşte o zaman yazık ki “Bilgi kişinin öğüdünü dinlemedim.” Diye ellerini birbirine  vurur.
Bir süre sonra gördüm ki önceden onun için düşündüğüm yıkım olmuş. Yamayı yama üzerine dikmiş, lokma lokma dileniyordu.
Durumunun kötülüğüne kızdım. Ancak onu ayıplayarak gönlünün yarasını deşmeyi, üzerine tuz ekmeyi uygun görmedim.
Kendi kendime şöyle dedim:
- Sarhoşluğun son sınırına varmış bir sefil, bir gün nasıl bir sıkıntını içine düşeceğine bilemez.
Baharda varını yoğunu saçan ağaç, elbette kışın yemişsiz kalır.
=GÜLİSTAN=
ŞADİ – İRANLI YAZAR
Yıl:1258
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar