Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

Salatalık mı, Hıyar mı !?

 Bizim Demeç Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni kardeşim Cavit Yıldırım, 10 Eylül 2013 Salı günkü gazetedeki köşesinde; “Satılık Salatalık” başlıklı yazısında, bilmediğim birilerine giydiriyordu… Giydiriyordu ama, herhalde biraz kibarlık olsun diye başlığı “Satılık Hıyar” diye yazmak yerine, “Salatalık” demeyi uygun görmüş… Ancak, o sebzenin asıl adı, Türkçemize Farsça’dan girme sözcük olan “HIYAR” dır… Çünkü domates de, biber de, soğan da, marul ve maydanoz da salata yapımında kullanılır, yani hepsi “Salatalık” sebzelerdir…
TDK Sözlüğü ‘Hıyar I.’ için şöyle der: “1- Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bitki… Latince’deki adı Cucumis Sativus’tur… 2- Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salata yapımında kullanılır… 3- Kaba saba, görgüsüz, budala…
Hıyar II. (Arapça)= “Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük” demektir…
Türk dilinde Hıyar üzerine epeyce söylemimiz vardır: “Hıyar herif… Hıyarağası… Hıyarlık etme… Hıyar gibi sulanma… Hıyar gibi taze… Tohumluk kart hıyar… Hıyar gibi soydular… Eşekten düşmüş hıyara döndü… Satılık hıyarlar” filân…
Neyse; sözü Hıyar’dan açmışken, bu konuda epeyce şiir yazmış olan ünlü şairlerimizin eserlerinden bazı örnekler verelim de, konu biraz daha iyi anlaşılsın, olur mu?
Şair Abdurrahim Karakoç’un “Hıyarname” şiiri şöyle:
 “Belli ki vazifesini yapmış Bostancıbaşı/ Sabahleyin baktım, hıyarla dolmuş çarşı/ Dizilmiş tablalara uzunu ve kısası/ Kurmuşlar hâl içinde, maruf hıyar masası…/ ‘Hıyar’ deyip geçmeyin, şifadır çok maraza/ Koklatırsın Kurda, yedirirsin bir Kaz’a…/ Hıyarın pörsümüşü, çobana azık olur/ Tazesi, endamlısı, çadıra kazık olur!../ Memleket baştan başa hıyar tarlası gardaş/ Bu toprakta yetişir, hıyarın hası gardaş!../ Hıyarın kıymetini bilmemek nankörlüktür/ Halka hıyar dağıtmak, en büyük bonkörlüktür!../ Kalkınacak bir ülke, hıyar ihraç etmeli/ Yetişmiş hıyarları, başına taç etmeli!../ Çıktık açık alınla hıyarlar bostanından/ Alınmasın kelekler, bu hıyar destanından!..”
Şair Ozan Oğuz’un “Hıyar Şair” şiiri şöyledir:
“… İsterdim ki, sevmek/ Filmlerdeki hikâyeler gibi/ İsterdim ki mutlu olayım/ Sonsuza kadar sevgilimle kalayım!/ Suçlu kimse değil, benim…/ Neyse, bu şiir böyle çok uzar gider/ Benim gibi bir hıyar da/ Anca böyle bir şiir yazar…”
Hiç böyle bir konu olur da, Ümit Yaşar Oğuzcan üstadımızdan söz etmemek olur mu? Onun “HIYARNAME” şiiri ise şöyledir:
“Sanma ki yetişir yalnız bostanda/ Bulunur her türü bazı insanda/ Bakınca görürsün onu her yanda;/ Örneğin öküzler, davarlar vardır/ Her yerde seçmece hıyarlar vardır!../Bizde her çeşidi bulunur, çokça/ Belli olur hemen, hal ve kılıkça/ Konuşup dururlar hep dangalakça;/ Eşekle hep aynı ayarlar vardır/ Durmadan anıran hıyarlar vardır!.../ Diğer hıyarları bırakıp yaya/ Oturur bir hıyar, bazen koltuğa/ Şişinip, kasılır, hıyarlık bu ya;/ Her yerde boy boy hıyarlar vardır/ Hıyarı çok seven diyarlar vardır!../ Tohuma kaçmışı, acuru olur/ Kemerlisi, hatta kamburu olur/ Hıyarın da elbet bir kusuru olur;/ (Uzağa gitmeye hacet yok, bana bakınca)/ Hıyarca lâf eden yazarlar vardır/ Hıyardan da beter hıyarlar vardır!..”
Bugünlük bu kadarı yeter, sonra söz ola/ Sürç-ü lisan eyledikse, tarafınızdan affola/ Bu nazım sözler, kulaklara küpe kıla/ Tanrı sizleri yöneltsin en doğru yola/ Kafiyeleri uydurduk ya, gerisi nice ola…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar