Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Mail: kemal.kocabas@deu.edu.tr

YKKED-FETHİYE ŞUBESİ GENEL KURULUNDA EĞİTİMİ VE TÜRKİYEYİ KONUŞMAK…

 Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED)-Fethiye şube başkanı arkadaşım Hasan Gürhan,  günler öncesi arayarak 27 Ocak 2015 Salı günü Fethiye Esnaf Odasında yapılacak olan  YKKED-Fethiye şubesi genel kuruluna davet etmişti. Genel kurul saati 14.00 idi ve  İzmir’den saat 7.30’da arabamla çıktım.  Hava yağmurluydu ama yolculuk oldukça keyifliydi. Yağmur altında ağaçların ve doğanın yeşili, patlamak üzere olan  baharın doğumunu müjdeliyordu sanki.  Döğüşbelen köyü yol ayrımında portakal-nar suyu karışımı C vitamini  desteği ve Muğla havalarıyla saat 13.00’te  Fethiye’deydim. Son iki ayda Fethiye’ye üçüncü gelişimdi.
Esnaf odası salonu tüm yönleri ve donanımı ile genel kurula çok uygundu. Çok uzun süredir görüşemediğimiz Adabelenli, Gönenli  arkadaşlarımızla-dostlarımızla  karşılaşmak, kucaklaşmak bu yaşlarda bizleri mutlu eden buluşmalardı. Yaklaşık 150 kişi genel kurul salonundaydı. Genel kurulda Eğitim-Sen, Eğitim-İş, CKD, Birleşik Haziran Hareketi, Alevi Bektaşi Dernekleri temsilcileri ve YKKED-Fethiye şubesinin üyeleri vardı. Genel kurul, adeta bir demokrasi platformuydu. YKKED’nin işlevi de buydu zaten, herkesin buluştuğu bir şemsiye görevi… YKKED-Fethiye şube başkanı arkadaşım Hasan Gürhan, kısa bir açılış konuşması yaparak divan için bizi önerdi. Katılımcıların oylarıyla genel kurulu yönetmek için divandaydım. Ülkenin içinde bulunduğu koşulları, eğitimdeki dinselleştirmeyi, ilericilerin dayanışmasının önemini ve YKKED’nin hedeflerini içeren  bir konuşma sonrası gündem maddelerini hızlıca geçtik. Amacım genel kurulu bir tartışma forumuna dönüştürerek herkesin görüşünü, düşüncesini alarak bir Türkiye kritiği çıkarmaktı. Bunu da başardık.
 İlk sözü  alan Gönen İlköğretmen Okulu çıkışlı öğretmen avukat İbrahim Türkeş “19. Milli Eğitim Şurası, anaokullarının programlarına katılan değerler eğitimi ve pek çok uygulama ile laik-demokratik-bilimsel eğitimin işlevini kaybettiğini, ülkenin çok hızla Orta Çağa doğru sürüklendiğini” ifade ederek dayanışmanın ve derneğin önemine vurgu yaptı. Eğitim-Sen Fethiye şube başkanı Ali Öğretmen “Fethiye’deki okulların İmam Hatip Lisesine dönüştürüldüğünü, bunun yaygınlaştırılarak tüm okulların İmam Hatipleştirilme çabaları olduğunu, halkın yeteri kadar bu gelişmelere tepki vermediğini” söyleyerek, Birleşik Haziran Hareketi hakkında bilgi verdi ve 13 Şubat boykotuna tüm öğrenci ve velileri davet etti.  Daha sonra 1980 öncesi dönemi CHP Milletvekili Köy Enstitülü dostumuz Sami Gökmen söz alarak “Bu dernek çok önemli ve değerli çalışmalara imza atıyor, kendilerini kutluyorum. Ama derneğin adının Köy Enstitüleri Derneği olarak değiştirilmesini öneriyorum” dedi ve  örgütlenmenin önemini ifade ederek Haziran seçimlerinde tüm ilericilerin CHP etrafında toplanarak kötü gidişe dur demek gerektiğini  belitti. Genel kurul bir düşün imecesiyle devam ediyordu. Bu kez söz alan  Eğitim-İş Fethiye Şube Başkanı Uğurcan Öğretmen Eğitim-İş’in meydanlardaki çabalarının altını çizerek laik-demokratik-bilimsel eğitim için birlikte mücadelenin altını çizdi. Daha sonra sırasıyla CKD başkanı Handan Hanım ve CHP Muğla Milletvekili aday adayı Ömür Yolcu söz alarak genel kurula seslendi. Gönen çıkışlı öğretmen avukat Ali Gönen söz alarak , “AKP döneminde eğitim sisteminin bilimden uzaklaştığını, çocukların soyut işlem dönemine geçmeden anaokulunda, ilkokulda din dersi vermenin çocukların geleceklerini karartacağını, onlarını düşünme becerilerini yok edeceğini, bu yapılanmanın 1940’lı yıllardaki Almanya’daki tek sesli yapılanmaya olan benzerliğini” aktardı. Sırasıyla Ömer Faruk Koç ve Musa Özkan öğretmenler söz alarak düşüncelerini aktardılar. On kişi söz alarak Türkiye hakkında, eğitim ve kültür dünyamızda yaşanılanlarla ilgili görüş, düşünce ve önerilerini ifade etmişlerdi.  Artık seyirci kalmama, müdahil olma, itiraz etme, dayanışmayla karanlığı aydınlığa dönüştürme fikri içselleşiyordu. 
Genel kurul sonrası Sevgili arkadaşım Hasan Gürhan başkanlığında Sadi Öncü, Kemal Soysal, Ömer Faruk Koç, Sadık Özdoğan, İbrahim Özsoy ve Yaşar Manav ‘dan oluşan yönetim kurulana başarılar dileyerek Fethiye’den ayrıldım ve yağmur devam ediyordu. Göcek’te dönem arkadaşım Ababelenli Mustafa Öğretmen ile birer çay içtik ve Muğla’ya doğru yol alırken telefonum çaldı. Arayan Kızılçullu Köy Enstütüsü, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü çıkışlı, Fethiyeli Süleyman Koyuncu Amca idi. Süleyman Amca İzmir’de yaşıyordu ve 90 yaşındaydı. Aday adaylığımdan duyduğu mutluluğu ifade ederek, “senin için ne yapabilirim?”  diyordu. Evden çıkamadığını ama Fethiye’den, Muğla’dan her gün on kişiyi arayabileceğini büyük bir coşkuyla ifade ediyordu. 1965-1969 seçimlerinde Köy Enstitülü Rıza Dönmez ve Halil Dere amcaların seçim süreçlerindeki mücadelelerini bana aktardı. Teşekkürlerimi ifade ettim ve  arabayı durdurdum. Bir sigara yaktım ve büyük bir onurla, sevgiyle, saygıyla, küçük bir göz damlasıyla Köy Enstitülerini onların kahramanlıklarını selamladım.  Yolculuk devam ediyordu. Yatağan’a varırken YKKED-Aydın Şube Başkanı Fethiyeli, Aksu Köy Enstitülü Yusuf Büyükçoban Amca telefondaydı: “Geçen hafta Fethiye’deydim. Kemer’de tüm öğrencilerimi, akrabalarımı seferber etmeye başladım” diyordu. Madenler köyünde arabamı tekrar durdurdum. Bir bardak çay içerken Aksu çıkışlı Yusuf Amca’ya sevgilerimi iletiyordum. 90’lı yaşlarına rağmen Enstitü ruhu, dayanışması buydu, onların ışığı hiç sönmüyordu. Bu süreçte çok değerli katkıları ve dayanışmaları nedeniyle Köy Enstitülü Sami Gökmen ve Bahattin Uyar Öğretmenlerime de sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 
Ertesi gün üniversitede sınav vardı.  Görev devam ediyordu ve CHP Genel Merkezi aday seçim yöntemini 15 Şubat olarak açıklamıştı ve  kamudan istifa etmek için son tarih de 10 Şubat idi. Neden böyle yaptılar? Herhalde çok önemli bir gerekçeleri vardır diyerek  kendi kendime konuşarak İzmir’e doğru yol alıyordum. Bu sırada telefonuma bir mesaj düştü. Dershane sahibi bir Muğla aday adayı arkadaşım  iletisinde “Köy Enstitülerini tekrar kuracağız” diye yazmıştı. “Dershane ve Köy Enstitüleri” ironisine  tebessüm ettim, yağmur şiddetini arttırarak yağıyordu… 
10 Şubat 2014 Salı günü saat 17.00’ye kadar düşündüm. Emek vermiştim ve  iki ay boyunca da dolaşmıştım. Pek çok arkadaşımla, yoldaşımla kucaklaşmıştım.  Ama oyunun kuralı ortada yoktu, yöntemi bilmeden aday adayı olmayı ilkeli bir davranış olarak görmedim ve çok sevdiğim üniversite hocalığına devam kararı aldım. Bu satırlarda haziran seçimlerinde aydınlık bir Türkiye arayışına devam edeceğiz. Aday adayı olan tüm arkadaşlarıma başarı dileklerimi iletiyorum. Dilerim 8 Haziran sabahı Türkiye’de güneş bir başka güzel doğar… Sevgiyle…
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar