Hükümet kurma çalışmaları, bazı malûm geciktirmeler sonucunda nihayet başladı, 13 Temmuz günü ilk görüşme AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu görüştüler…
Yüzler gülüyordu, CHP Genel Merkezi’ne “Kandil Simidi ve Çikolata” götüren 6 kişilik AKP heyetini, 5 kişilik CHP heyeti karşıladı, her iki grupta birer kadın milletvekili vardı… Aslında heyetler 5’er kişi olacaktı ama, son dakika gölü yine sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelmiş olmalıydı ki; AKP heyetine, kendisine yakın adamı Mücahit Aslan dahil edildi, görüşme kayıtlarını da o tuttu…
İçeride neler konuşulduğunu bilemeyiz? 100 dakika süren bu görüşmenin detayları belki önümüzdeki günlerde ortaya çıkar da; herhalde birbirleriyle Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın yeni transfer edilen futbolcularını ve aldıkları ücretleri konuşmadılar, değil mi?
Neyse, pehlivanlar çıktı meydane, hepsi de birbirinden merdane!.. Buluşup konuşmalar, birbirlerine peşrev, el-ense çekmeler de tamam da, sonuçta ne olacak? Olanı biteni sarayından izleyen Başhakem, gelişmeler hakkında sürekli konuşuyor, ekranlardan ve gazete manşetlerinden bir türlü gitmek bilmiyor… Üstü kapalı göndermelerle, yeni seçilmiş milletvekillerinin tepesinde “Demokles’in Kılıcı” gibi, sürekli “Erken Seçim” meselesini gündeme getirip duruyor…
AKP içinde ise derinden bir kıpırdanma başlamış. Önümüzdeki ay yapılacak AKP Kongresi’nde Abdullah Gül’ün Genel Başkan adayı olacağı söylentileri ayyuka çıktı… Eğer bu doğru ise, Ahmet Davutoğlu’nun durumu ne olacak? Yoksa, çoktan gözden çıkardılar da haberi mi yok? Boşu boşuna, kurulmayacak bir hükümet için, parti merkezlerinde turlayıp, kendi etrafında patinaj mı yapıp duruyor?
Bu böyle gitmez, gitmemelidir!.. Tepeden yapılan ve artık gına getiren bu müdahaleler, bir gün kendi partililerinin canına tak edip, ilk büyük tepki de onlardan gelecektir, göreceksiniz!..
Bakıyorum da, Hükümetin kurulmamış olması kimseden ciddi tepkilere de yol açmıyor!.. Maşallah, geçici hükümet 700 civarında yeni bürokratın atamalarını yapmış, dış siyaset konularında yine kararlar almaya devam ediyor, kimselere bilgi verme gereği de duymuyor… Esasen bu durum, yolsuzlukların araştırılması, sorumluların yargılanması endişesi duyanları pek mutlu ediyor…
İyi de, bu millet 7 Haziran günü niye seçim yaptı? Neden bu iktidarın devamına ‘DUR’ dedi? Özellikle muhalefet parti liderleri bu iradeyi nasıl ve neden gösteremiyorlar, niye bu gidişi durdurmuyorlar? Muhalefette rahatınız yerinde idiyse, seçim meydanlarında niye iktidar aleyhine atıp-tutuyordunuz? Erken seçim olursa, bu millete ve partililerinize ne diyeceksiniz, ne yüzle tekrar oy isteyeceksiniz? Size bu millet; “Yeterli oyu verdik de ne yaptınız, hadi işinize!” demeyecek mi? Bunu bile düşünemiyor musunuz?
Geçtiğimiz günlerde umutluyduk ama, yeni gelişmeler bu umutlarımızı söndürüyor, meydandaki 4 pehlivan boşuna peşrev, boşuna el-ense çekip duruyorlar gibime geliyor…
Sakin KOŞAR…