Sonbahar-Güz ayları geldi ya? Tıpkı tabiattaki gibi, ülkemizin basın ve siyaset camiasında da yaprak dökümü devam ediyor!..
Uzun yıllardır ülke basınımızın “Amiral Gemisi” olarak ünlenen Hürriyet Gazetesi, Doğan Holding tarafından satın alındığı dönemdeki iniş-çıkışlarıyla bir süre eski gücünü sürdürdü, daha sonra tökezlemeye başlamıştı… Hürriyet’i Amiral Gemisi yapan birçok yönetici ve köşe yazarının bazılarının ölmesi, bazılarının işine son verilmesi, bazılarının da baskılara ve yön vermelere dayanamaması yüzünden bu aileden kopması sonucu epeyce okur sayısı kaybetmiş, üç yıl kadar önce ‘Demirören Holding’e satılmıştı…
Bünyesinden Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, İrfan Değirmenci, Nevşin Mengü… gibi en çok okunan ve bu holdinge bağlı TV’lerde yaptıkları programlarda en çok sevilerek izlenen program sunucuları, bu camiadan izleyiciyi kopardı… Bunlar hangi TV ve gazetelere gittiyse, onların reytingleri ve okuyucuları hemen arttı!..
Geçtiğimiz yıllarda ‘Yandaş Medya’ denilen kuruluşların, bunların eksikliklerini hissettirmemek için verdikleri çabalar bir süre idare etti ama, şimdilerde artık ne yaptılarsa, okunma-izlenme reytinglerini bir türlü arttıramıyorlar, günden güne de maddi zorluklara düşüyorlar!..
Zati bu işler hep böyledir!.. Halkı ‘Cambaza Bak’ yöntemiyle, yalanlarla bir süre kandırabilirsiniz, ama adına ‘GERÇEK’ denilen şey bir gün nasılsa ortaya çıkar, yatsıya kadar yanan ‘yalancı mumu’ nun sönüverdiğini herkes görür, gün ışığında da geriye, sadece iyiler ve gerçekler kalıverir!..
Siyaset arenasında da değişim başladı… İktidar partisinden Bursa ve İstanbul’dan peş peşe iki milletvekili istifaları geldi, bunun daha da artarak süreceği söylentileri ortalıkta dolaşıyor!.. Önümüzdeki aylarda kurulacak iki partinin, bu süreci hızlandıracağı söyleniyor!.. Bu konuda yapacak bir şey yok, sadece bekleyip, göreceğiz bakalım…
İktidarda işler böyle de, muhalefette her şey yolunda mı sanki? CHP’de örgüt seçimleri süreciyle birlikte, kavgalar da kaldığı yerden başladı… 01 Kasım günü Saygı Öztürk yazdı: CHP’deki 30 yıllık siyasi hayatı sonunda Yılmaz Ateş’in bugünkü Genel Başkan ve Yönetimi hakkında söylediği inanılmaz suçlamalar neydi öyle!? Diyormuş ki; “Terör Örgütü’nün (yani FETÖ’nün) 2010 yılında partimize kurduğu kaset komplosuna, CHP yönetimi olarak MHP’liler ve Fenerbahçeliler kadar dik duramadık, direnemedik, mücadele edemedik!.. Onları tebrik ediyorum!.. Ama CHP yönetimi FETÖ’ye teslim oldu!..” demiş, iyi mi?
Bu aslen Tuncelili olan Yılmaz Ateş, bu 30 yıl içinde milletvekili oldu, yönetici oldu, özellikle Deniz Baykal’la yıllarca beraber çalıştı, ama sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile pek yıldızları barışmadı!.. Ama ne olursa olsun, bunca yıl sonra bunları söyleyebilmek için, bir insanın bütün saygın varlığını kökten kaybetmiş olması gerekir!.. Ne demek “FETÖ’ye teslim oldular” demek yahu!? Bu son 30 yıldır partide milletvekili ve yönetici olarak sen de vardın!.. Dokuz yıldır sustun sustun da, şimdi ötmeye mi karar verdin!? Neden!?
Yarından tezi yok, bu adam derhal “Kesin İhraç İstemi” ile yüksek disiplin kuruluna verilmeli, bu adamın esas niyetinin ne olduğu bütün partililere anlatılmalıdır!.. Ve en son soru da şu olmalı: “Sen şimdi yönetimden ne istedin de vermediler bakayım bayım!?” diye sormalı, verdiği cevabı da bütün partililer duymalıdır!..