© Demeç Gazetesi

Tarihle Yüzleşme?

Tarihle Yüzleşme?

Bu yazıyı 22 Aralık 2011 sabahında yazıyorum. Daha o meşhur tasarı Fransız Meclisi,nden geçmemişti.

1970'lerde beni Erzurum Horasan'da Kürt köyüne yemeğe götürmüşlerdi. Yaşlı bir Kürt 1915 Ermeni olaylarını anlatıyordu.

“Müslümanları, özellikle Türkler'i Ermeniler camilere toplayıp toplayıp yakıyorlardı.”

Başka bir arkadaşım dedesinin şahitliğinden anlatıyordu. Doğu bölgelerinde yine Ermeniler Müslüman Türkler'i kuyulara doldurup öldürüyorlardı.

Bunları yazmamın nedeni Ermeniler'e karşı “biz masumuz” demek için değildi. Tarihimize baktığımızda imparatorluklarda çeşitli ırkların, imparatorluklara karşı isyan ettiklerini görürsünüz. Bu isyanlar bazı zamanlarda kanlı bastırılmıştır. Osmanlılar'da 'Kuyucu Murat' diye bir paşa vardı. Biz bunu tarihimizi çocuklarımıza anlatırken işledik.

Bunları niye anlatıyorum? Tarihte imparatorluklar vardı, azınlıklar da vardı. Milliyetçilik zaman zaman parladı, başarılı da oldu, başarısız da... Ama oldu. Eylemler çoğu halde kanlıydı, tarih böyle oluştu. Åžimdi bir tarafı suçlamak haksızlık olur. Biz bugüne bakalım. Bugün hâlâ daha imparatorluk sevdasında olanlar var. Gizli-kapaklı... “Sizde kitle imha silahları var, arayacağız”, “Sizde insan hakları ihlâlleri var, önleyeceğiz” deyip bir ülkeyi boydan boya işgal edip, her yeri yıkıp yakarak, sonra da kukla hükümetler kurarak kaçıp gidenler var. Ve geride onların dalkavukları...

Ne yapalım, ne edelim? Nasıl davranalım?

Yanıt İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nde verilmiştir.

“İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetinin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına, insan haklarının tanınması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevk eden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünya kurulması en yüksek amaçları olarak ilan edilmiş bulun-masına... İş bu insan hakları beyannamesi ilan eder.”

Daha dün Libya'da bir garip ülkenin egemenliğini çiğneyenlerin kanlı elleriyle Türkiye'yi suçlaması ibretle izlenecek bir olaydır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER