Muğla Su İnisiyatifi, Termik Santrallere Su Tahsisinin İptali İçin DSİ'ye Dava Açtı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Muğla Su İnisiyatifi, Termik Santrallere Su Tahsisinin İptali İçin DSİ'ye Dava Açtı
Abone ol
Muğla Su İnisiyatifi, termik santrallere su tahsisinin iptali talebiyle Devlet Su İşleri'ne (DSİ) dava açtı. İnisiyatif, su tahsislerinin hukuksuz olduğunu ve termik santrallerin yasa dışı faaliyet gösterdiğini belirtti. Muğla genelinde 72 örgütün bir araya gelmesiyle kurulan inisiyatif, DSİ'ye dilekçe vererek su tahsislerinin iptal edilmesini istemiş ancak yanıt alamamıştı. Bu nedenle DSİ Muğla Bölge Müdürlüğü'ne dava açıldı.

Muğla Su İnisiyatifi, termik santrallere su tahsisinin iptali talebiyle Devlet Su İşleri'ne (DSİ) dava açtı. İnisiyatif adına açıklama yapan Sedat Yağcıoğlu, "Yönetmeliğe aykırı olarak yapılan su tahsisleri; söz konusu işletmelerin yasa dışı faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, hukuksuzluğun boyutu çok daha vahim hale gelmektedir. Bu işletmelerin yirmi sekiz yıldır yasa dışı faaliyet sürdürmeleri, üstelik kamu kaynaklarının bu şirketlere aktarılmasının, anayasal hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığı ortadadır" dedi.

Geçen yaz Bodrum Yarımadası'nda yaşanan susuzluk sonrasında Muğla genelinde 72 örgütün bir araya gelmesiyle kurulan Muğla Su İnisiyatifi ve bazı sivil toplum kuruluşları, 9 Kasım 2023 tarihinde DSİ'ye dilekçe vererek, termik santralleri işleten şirketlerle yapılan su tahsisi protokollerini iptal edilmesini istedi. Dilekçelerine yanıt gelmediğini belirten yurttaşlar, DSİ Muğla Bölge Müdürlüğü'ne dava açtı. Muğla 2. İdare Mahkemesi'nde açılan davada, termik santrallere sağlanan su temininin iptali istendi.

Mahkeme önünde yapılan basın açıklamasını Sedat Yağcıoğlu şunları söyledi:

"Davacıyız; suyu, yaşam hakkını, hukuku savunuyoruz. Muğla'nın farklı bölgelerinden yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri olarak 9 Kasım 2023 tarihinde DSİ'ye dilekçeler verdik. Neydi talebimiz? Muğlalılar su sıkıntısı çekerken insanların, doğanın yaşam hakkı olan su termik santrallere soğutma suyu olarak veriliyor. Bu işte çok büyük bir yanlışlık, adaletsizlik ve vicdansızlık var. DSİ'ye verdiğimiz dilekçelerde bunları dile getirdik ve termik santralleri işleten şirketlerle yapılan su tahsisi protokollerini iptal etmesini istedik. Ancak 465 yurttaşın dilekçelerinin hiçbirine yanıt verilmedi. Bizler de yasal haklarımızı kullanarak bugün taleplerimiz doğrultusunda DSİ'ye İdare Mahkemesi'nde davamızı açtık, termik santrallere su tahsislerinin iptalini istedik. Yapılan hukuksuzlukları yeniden hatırlayalım: 2014 yılında termik santraller özelleştirilmeden hemen önce, Geyik Barajı'nda toplanan yıllık 14.5 Milyon metreküp suyun 9.5 Milyon metreküpünün Yeniköy TES'e soğutma suyu olarak verilmesine karar veriliyor. 2016 yılında yapılan diğer bir protokolle de Dipsiz kaynağından 650 litre saniye debisinde su, Yatağan Termik Enerji A.Ş.'ye tahsis ediliyor. Bu sözleşmelerin imzalanmasının hemen sonrasında termik santraller özelleştirilerek yapılan bu protokollerde belirtilen miktarlarda suyun kullanım hakkı da termik santrallerin işletmesini alan şirketlere geçirilmişti.

"BU İŞLETMELER YİRMİ SEKİZ YILDIR YASADIŞI FAALİYET SÜRDÜRÜYOR"

Bu iki termik santral, her yıl toplam 33,5 milyon metreküp içilebilir kalitede su kullanmaktadır. Yani Bodrum Yarımadası'nda halk susuzluk çekerken, halkın ihtiyacı olan su miktarının iki katından fazlası bu iki santral tarafından tüketilmektedir. Su Tahsisleri Yönetmeliği'ne göre halkın ihtiyaçlarının karşılanması öncelikli olması gerekirken, suyun bu işletmelere tahsis edilmesi yönetmeliğe aykırıdır. Üstelik adı geçen termik santraller hakkında 1996 yılında Aydın İdare Mahkemesi tarafından kapatma kararı verilmiştir. Kapatma kararı daha sonra Danıştay'da onaylanmış, ancak kararın uygulanmaması üzerine davacıların konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıması sonucunda, Türkiye mahkemelerinin verdiği kapatma kararının uygulanması gerektiği, 2005 yılında AİHM tarafından da onaylanmıştır. Yönetmeliğe aykırı olarak yapılan su tahsisleri, söz konusu işletmelerin yasa dışı faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, hukuksuzluğun boyutu çok daha vahim hale gelmektedir. Bu işletmelerin yirmi sekiz yıldır yasa dışı faaliyet sürdürmeleri, üstelik kamu kaynaklarının bu şirketlere aktarılmasının, anayasal hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığı ortadadır."


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Kaymakam Kılıç, 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenleri andıÖnceki Haber

Kaymakam Kılıç, 6 Şubat depreminde hayat...

Ünlü astrologtan İnci Taneleri yorumuSonraki Haber

Ünlü astrologtan İnci Taneleri yorumu

Yorum Yazın